Balıkların sahibi... [12 Şubat 2012 Pazar]
Aşağıdaki satırlardan, belki benim gibi siz de pay çıkarırsınız.
Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerini bilirsiniz, değil mi; hani evliyanın büyüklerindendir. İsmiyle anılacağı şehre küçüklüğünde geliyor ve 91 yıllık hayatını orada tamamlıyor. Asrının kutbu, yani yaşadığı dönemin en yükseği; talebelerinden binlerce velî zat yetiştiriyor. Kerametleri, nasihatleri, hikmetli sözleri ve ihlaslı amelleriyle meşhur oluyor.



Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri, gittiği deniz kenarında bir Mecusi (yani ateşe tapan kişi) görüyor. Adam bol miktarda yem almış ve sudaki balıklara atmakta.
“Ne yapıyorsun böyle” diye sorunca Mecusi: “Balıkları besliyorum, sevap kazanacağım” diyor. Hazret-i Cüneyd: “İyi de senin sevap kazanman için evvelâ iman etmen lâzım. Sen Müslüman değilsin ki, hangi sevaptan bahsediyorsun?” diyor.
Mecusi bakıyor bakıyor ve: “Peki, benim bu balıklara yem verdiğimi o senin bahsettiğin Allah görüyor mu?” diye soruyor. Cüneyd-i Bağdâdî: “Vallahi billahi görüyor. Onun bilmediği, Onun görmediği bir şey yoktur ki” diyor...
O zaman Mecusi: “Bu da bana yeter” diyor...
Cüneyd-i Bağdadi hazretleri üç beş sene sonra hacda, bakıyor ki o Mecusi tavaf ediyor. “Senin burada ne işin var” diye soruyor. “O beni gördü” diyor adam ve şöyle anlatıyor:
“Sen gittikten sonra içimde bir nur parladı. Baktım ki balıkların hepsi Kelime-i şehadet getiriyor, ağaçlara baktım, Kelime-i şehadet getiriyor, ben de Kelime-i şehadet getirmeye başladım. Senin Rabbin beni gördü, O gördüğü için de buraya geldim...
Ve şimdi sana bir nasihat vereceğim: İyilik yap, denize at, balık görmezse, Hâlık (halk eden, yaratan) görüyor” diyor...



Şunu düşündüm bunu okuyunca: Denizdeki balığı besleyen ateşperesti gören Allah, insanlara yapılan iyilikleri görmüyor olabilir mi, bu hiç mümkün mü?
Kurtulmak için bir şey bile kâfi gelebiliyor ama, işte onun ne olduğu bilinmiyor!
Muammer Erkul
12 Şubat 2012 Pazar
.
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Sen üzülme! Üstadım!...
Selam ve Saygılarımla...
Karşılıksız yapılan iyilikler kimin için yapılırmış,karş ılıksız mı kalırmış, menkıbe anlatıyor.
Anlayana.....
CELAL TEMÜR
(Garip ama buraya ismimi yazmaya çekindim yine de)
Sevgi ve selamlarımı sunarım.
Mustafa Kandeniz- İzmir