Küçük kuşlar, büyük heykeller [05 Şubat 2012 Pazar]
Kuşlara tıpa takamıyorsan, mağrur heykeller yapmayacaksın.
Heykelleri dikmeye devam edeceksen, bari sesini çıkarmayacaksın!



En büyük dağın zirvesine en büyük heykelini diktirdi Nemrut. Ameleler arkasını döndüğünde, bir kuş gelip tepesine yaptı!.. Firavun heykelinin ayaklarına insanlar, kafasınaysa kuşlar üşüşmüştü. İnsanlar tapınıyor, kuşlar ıkınıyordu!
Bir heykel ne kadar yukarıya kaldırılırsa; insanlarının yüzüne o kadar uzak oluyor ve kuşların deliklerine o kadar yakın!
İnsanlar heykellerin şekline bakıyor ve kendilerine ne söylediğine. Kuşlar ise özüne!..
Onun için bütüün kuşlar; bütüün heykellerin kafasına tünüyor ve tanrı sanılan bütün simgelerin tepesine ediyor!
Körleşmiş köleler; aslında ölü doğmuş, hakikatte cansızlığı sabitlemiş heykellerin, yerde sürünen ve süründükçe uzayan ve yayıldıkça büyüyen gölgelerinin karanlığına bakıp korkuyor... Heykellerin üzerine basan kuşlar ise, ufuktaki ışığı gözlüyor!
Ya ışığa âşık olacaksın veya körlüğe köle...
Ya nurlar yağacak başına veya zulmete düçâr olacaksın...
Başka yolu yok!



Mağrur; gururlu demek... Boş bir şeye güvenen, demek... Fani, yani geçici, yani bitici, yani ölücü, yani yok olucu şeylere gönül bağlayan... Faydasız şeylere güvenip kendini aldatan, demek... Mütekebbir, kibir sahibi kimse demek...
Heykeller, aslında gurur dağlarından yuvarlanmış sadece birer kaya, kibir göklerinden inmiş sadece birer damla!
Ve aynı anda, heykellerinin büyüklüğü; mağrur insancıkların küçüklüğünü ikrar!
Gurur: Taşları birer balon gibi şişiren nefes!
Heykel: Kayalıklarda beka arayıp duran heves!



Akdeniz’in dört bir yanındaki ülkelerde yaşayan küçük küçük kuşların, büyüük büyük taşların tepesine konup, neler yaptığını yazacak tarih; yaşadığımız yılı hatırlatırken!..
Muammer Erkul
05 Şubat 2012 Pazar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
İsmi lazm değil
Bu üçüncü okuyuşum dur... Nazirelere bayıldım...
Mükemmel bir yazı! Ötelerde manasını ve derinliğini örmüş sanki.
Bir gerçeği usulca fısıldamış dimağımıza.
Bu yazı bana, bir realiteyi kabul etmede ki sosyal atalet duygusunu hatırlattı. Direnci...
Acaba şöyle mi idi o söz?
''İnsanlar bir gerçekle karşılaştıkları nda, önce onunla alay eder, sonra şiddetle karşı çıkar, en nihayetinde kabul eder...''
Asırlar sonra olsa da...
Şimdi şöyle desek kim alay edecek bizimle;
İşte size bir gerçek:)
''DÜNYA YUVARLAKTIR''
Güllaç
İrfan Özfatura
Yeğenlerimden biri, bildiği hayvan isimlerini sayıyordu:“Kedi , köpek, inek, fil…” dedi. Ben de ilaveten; “Balıklar, kelebekler, kuşlar da hayvandır.” dedim. Şöyle karşılık verdi: “!!! Ama halaa, cici kuşlara niye hayvan diyosun?!" :)
Zehra
Ellerine yüreğine sağlık abiciğim.
Hicran Seçkin
Sayenizde meseleye biraz tepeden baktım...
Merak etmeyin edepsiz bir şey yapmadım:)
Kalbinize sağlık...