Ulusal şerefimize saldırı (veya Sarko’nun Şopar tavrı) [25 Aralık 2011 Pazar]
577 vekilden sadece 50’si “Soykırım olmamıştır diyene 1 yıl hapis ve 45 bin Euro ceza” için bir araya toplandı. Fransız meclisi neredeyse “Bizim aklımızdan zorumuz var mı” anlamına gelen oylamayı yaptı.
O gün yani 22 Aralık 2011 çok kişiye sordum. Fransa’nın “aslında ne yapmaya çalıştığından” maalesef çoğumuzun haberi yoktu.
Havaya kaldırılan sümüklü hatta kanlı parmaklar sayılmadı bile, tasarı “oy çokluğuyla” denerek kabul edildi.
Türkiye’mizin Büyük Millet Meclisi de Fransa meclisi gibi abesle iştigal içinde olsaydı, sonraki gün yapacağımız ilk iş “Sarkozy deli mi” sorusunu oylamak olurdu.
Tabii ki yapmadık!..



1915 senesinde, Ruslara güvenip kudurmuşçasına Türk/Müslüman köylerimize saldırdıkları için bölgeden göçe zorlanan Ermeniler meselesi; bugünkü Fransızları ne kadar ilgilendiriyor sizce?
Yüz sene önce Fransa’nın batısında meydana gelmiş herhangi bir olay sizi ne kadar ilgilendiriyorsa, işte o kadar!
Yani bu siyasi mücadelenin ardında; Türkiye’nin nüfusu ve nüfuzu korkusu var!
En başta Fransa (ve bazı Avrupa ülkeleri) büyüyen nüfusumuzla Avrupa Birliği’ne girersek alacağımız büyük paydan korkuyor ve özellikle son on yılda (ve özellikle üç kıta üzerinde) hızla artan nüfuzumuzdan (etki/söz sahipliği) endişe ediyor.



Konuyu en iyi anlatan söz, Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Fransız LeMonde gazetesinde çıkan “Ulusal şerefimize saldırı” ifadesidir ki, tam doğrudur.
Milletçe verdiğimiz tepki ise asla fazla veya abartılı değil, az biledir.
İki üç nesle iç çamaşırı gibi giydirilmiş, batıya baş eğme sinsi siyaseti dönemi artık bitmiştir.
Sarkozy’nin bu dönemde sergilediğiyse (saygıdeğer çingenelerimizi tenzih ederim) tam bir “şopar tavrı”dır!
Muammer Erkul
25 Aralık 2011 Pazar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Rahim Er
rahim.er
23 Aralık 2011 Cuma
Fransa özür dileyecek
Fransa senatosu hatayı düzeltmeye çalışsa bile ne kadar başarılı olur. Vazo kırılmıştır. Bu kırık eskisi gibi tutmaz. Eski haline gelmesi için uzun yıllar ister. Fransa, Sarkozy gibi bir yöneticiyi seçtiği için şanssızdır. Herhalde bugün çok Fransız seçmen pişman. Zira Fransa, düşmanlık üreten bir ülke konumuna gerilemiştir. Dünya yeni dostluklara yönelir, yeni kapılar aralarken Paris, İhtişam’dan Sefalete düşmüş, sokaklarında Kötülük Çiçekleri açmış, siyasi olgunlukta Sefiller’i oynamaya başlamıştır.
65 milyona yakın Fransa, arkasında 300 milyonluk Türk ve 1.5 milyarlık İslam âlemi olan bölgede ve dünyada itibarlı Türkiye’yi karşısına almakla politik kumar oynamıştır. Şüphesiz ki her Fransız, bu tutumu tasvip etmez. Fakat, vekil asil gibidir. Netice itibariyle Fransa’yı bugünkü yönetim kadroları temsil ediyor. Milletler yaptıkları yanlışın bedelini öderler.
Adı geçen devletin dış politikasına giderek haçlı zihniyeti hakim oluyor. Bu Fransa, bu Sarkozy ile iflah olamaz. Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkeleri, neden kıştan kurtulup bahar iklimine girmek istiyor? Hürriyetler için. Onlar bu çabadayken Sarkozy hukuksuzluğu boşalan alanı doldurmaya çalışmakta. Fransa’nın mazisini inkâr edercesine fikir hürriyetine pranga vurmakta. Sözde Ermeni haklarını müdafaa edecek. Üsluba, usule ve tarihe bakınız.
Fransa’da 550 bin Türk 5 milyon Müslüman var.
Bu demektir ki Fransa’nın huzuru Ankara’ya bağlı.
Ankara, aklıselimle hareket ettiği için bunu yapmaz, temenni de etmeyiz ama bir düğmeye basılsa Fransa’da her şey olur. Müslümanlar üç gün işe gitmesin dense bakın neler olur?
Sarkozy, herhalde ileride dış politika derslerinde öz milletine hırsıyla zarar veren lider örneği olarak okutulur. Bu liderler devri bitti. Totaliter, otoriter liderlerden belki Kuzey Kore ve Küba bile kurtulmakta. Sarkozy ise bir diplomatımızın vefat yıl dönümünde faşist bir uygulamaya gidiyor.
Soruyoruz, tasarı kanunlaşırsa bundan Fransa ne kazanacak, Ermeniler ne elde edecektir? Kimse bir şey kazanamayacaktı r. Türkiye’nin işaretiyle fazla değil sadece on bin kişi Paris Meydanında toplanıp ‘Ermenilere soykırım yapılmamıştır!’ diye haykırsa, Fransa ne yapacak, bu on bin kişiyi hapse mi atacaktır?
Fransa kendi lideriyle kendi tarihine kara leke düşürüyor.
Metin ve karalı şekilde yolumuza devam edelim.
Rahim Er
...
esk.ayşe
M.Necati Özfatura
necati.ozfatura
24 Aralık 2011 Cumartesi
Le Monde’un geniş yorumu
Son günlerde Fransa’nın sözde Ermeni meselesini gündeme getirmesinde çok değişik sebepler vardır. Fransa kendi içinde dahi bu meseleyi tartışmaktadır. İşte Fransa’nın meşhur gazetesi Le Monde’un bu sorunun cevabına dair yazdıkları: Le Monde “Sarkozy niçin Türkiye’yi istemiyor?” sorusuna şu cevabı veriyor: “Çünkü Fransa son ‘Arap Baharı’ ile birlikte, bir zamanlar arka bahçesi olan Fas, Mısır ve Tunus gibi ülkeleri bir bir Türkiye’ye ve Erdoğan’a kaptırdı.”
Fransa’nın Türkiye düşmanlığı Osmanlı’nın Kanûnî devrine dayanır. Cermenlere esir düşen Fransa Kralı, Kanûnî’nin mektubu ile serbest bırakıldı. Fransa minnet duygusu yerine aşağılık kompleksi ile Osmanlı ve Türklerin düşmanı oldu...
2012 yılında Fransa’da cumhurbaşkanlığ ı seçimi vardır. Sarkozy’nin seçilmesi şüphelidir. Muhtemelen seçilemeyecekti r. Ermeni oylarını almak görünen sebeptir.
Sarkozy göreve başladığından bu yana uluslararası oturumlarda Türkiye’ye saldırdı, kin kustu. Son Ermenistan ziyaretinden sonra ise sözde Ermeni soykırımı tasarısına yeşil ışık yaktı. Sarkozy seçilememe korkusu içinde Fransa’nın siyasi ve ekonomik menfaatlerini tehlikeye atmaktadır. Le Monde’e göre Nicolas Sarkozy’nin öfkesinin asıl sebebi ise; “Erdoğan kazandıkça Sarkozy kaybetti” başlıklı haberde saklıdır. Bu habere göre: “... Arap ülkelerinde artık Fransa’nın esamesi bile okunmuyor. Bir zamanlar Fransa’dan izinsiz adım atmayan Fas ve Tunus gibi ülkeler Türkiye Başbakanı Erdoğan ve AK Parti’nin yörüngesine girdiler. Bu da hâliyle Sarkozy’nin öfkesinin giderek artmasına yol açtı... Sarkozy sürekli Türkiye’yi AB’den dışlıyor ama Fransa da artık ‘Arap Baharı’nda yeri olmayan bir ülke hâline geldi. ‘Arap Baharı’nda Erdoğan var ama artık Sarkozy yok...”
AB ekonomik yönden giderek çökerken Türkiye’nin hızla yükselen bir grafik sergilediğini ifade eden Le Monde “Türkiye’yi kaybetmek AB için Fransa için çok pahalıya mal olur... Türkiye Arap ülkeleri için model ülke anlamına geliyor, sadece ekonomisiyle değil siyasetiyle, demokrasisiyle de tam model ülke” diye yazdı...
Le Monde’un geniş yorumunda “Arap Baharının bu seviyelere gelmesinde Türkiye’nin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın etkisi çok büyük. AK Parti modeli bu ülkelerin siyasetçileri tarafından örnek olarak alınıyor. Demokratik yapı tamamen Türkiye’dekine benzer hâle getirilmeye çalışılıyor” denildi
M.Necati Özfatura
...
esk.ayşe
Halil
Onbir senedir elçilerimizi farklı ülkelerden çektik gerisin geriye gönderdik çektiğimize değiyor mu kimsenin de umrunda olmuyor emin olun...
Ülkemde olacaklar ithal edilen malum ülkenin araç gereçleri yakılıp yıkılacak yani paramızla aldığımızı kendimiz yakacağız:(((
Ticaret falan duracak derler :)) yıllardır durmaz orası ayrı bir konu.
Askeri siyasi anlaşmalar askıya falan :))
Ben bu TİYATROYU yıllardır izlemekten bıktım (2001-2012)
Ç O K Ç A L I Ş M A L I
Ü R E T M E L İ
Saygılarımla..
Levent