Ebeveynler hakkında; Bir sıcak mektup [18 Kasım 2011 Cuma]
Bazen kendimi; annemin-babamın ebeveyni gibi hissediyorum. Sanki onlar küçücükler de ben, kocamanım! Hiçbir şey yapmasam bile; babamın sırtındaki teri önemsediğimi fark ediyorum. Bir yere gidecek olsalar bir sürü tembih sıralamak geliyor içimden...
Ama bir gerçek var ki; onlar ebeveyn ve ben onların çocuğuyum! Ne olursa olsun, sonsuza kadar bu gerçek değişmeyecek! Annem ve babamla bir yere giderken, kendimi minik bir çocuk gibi hissediyorum; sanırım onlar da bana, öyleymişim gibi davranıyorlar.
Mesela babam “Ne istersin, yolda yemek için?” der. Bilirim ki samimidir. Bir şey istemiş olmasam da içi dolu bir poşeti yanıma bırakır... Seyir halindeyken “susadım” desem ve yanımızda su yoksa hemencecik bir çeşme yanında duruverir babam! “Yola çıkarken neden almadın?” demez. O çeşmeleri nereden bilir, nasıl bulur, anlamış değilim!



Bir de; şu ebeveynler hiç yorulmazlar mı?
Sabahın köründe kalkıp 300 km yol gidiyoruz. Orada bir-iki saat kaldıktan sonra geri dönüyoruz! Ben arka koltukta, sadece oturmaktan yorulup sıkılıyorum; babamdaysa çıt yok! Virajlardaki merkezkaç/merkezçek kuvvetlerini hisseden arka koltuktur, ama arabayı süren kişi olmak çok mu kolay!
Trafikte, arabanda taşıdığın insanların can güvenliği için azami dikkat göstermek gerektiği bilinciyle; diğer arabalara göre, yayalara göre, arabana göre konumlan... Karanlıksa; arkandaki anlayışsız sürücünün uzun farlarının, tüm aynalardaki yansımasına katlan... Anlamsız ve ısrarlı kornaları duymamaya çalış... Ve tüm bu fiziksel zorlamaların baskısı altındayken; arabadakilerin soru ve sıkıntılarına da katlan!
Sonra da buna “gezmek-dinlenmek” desinler!..



İnsan; ebeveyn olunca, sinir sistemi farklılaşıyor mu ne? Yoksa, benim babam ve de annem birer kahraman mı?!..
Kocaman birer MAŞALLAH bütün ebeveynlere ve böyle olan herkese... :))
Muammer Erkul
18 Kasım 2011 Cuma
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Tuğba
"Baba, fâni hayatın, terbiye vereni ise, ebedî hayatın sebebidir."
Canım annem babam sizi çok seviyorum Allah başımızdan eksik etmesin sizi.
Tuğba Selçuk
Ömür