Arifin tarifi [13 Kasım 2011 Pazar]


Bilmek, anlayış, tecrübe ve zekâdan ileri gelen zihnî kemâl yani irfân sahibi, gönül ehli ve özellikle mânâ derinliğine vâkıf olan bir zât-ı muhtereme;
“Efendim, şu dünyada en çok kimi seversiniz” diye sormuşlar. O ârif kişi, hiç düşünmeden;
“Terzimi severim” diye cevap vermiş.

Soranlar şaşkınlık içindeler çünkü bunca insan var çevrede, akraba ve yakınları var, öğrencileri var...
“Aman efendim, demişler. Terzi de kim oluyor? Bunca sevginizi nasıl hak ediyor?..”
“Terzimin öyle bir hususiyeti var ki; benim onu çok sevmeme sadece o bile yeter” diyor mübarek...
“Nedir o” diye soruyorlar hemen, şaşkınlık ve gıpta içinde. Cevap şöyle geliyor:
“Evet, ben terzimi çok severim... Çünkü ona ne zaman gitsem, hiç üşenmiyor... Mezurasını çıkarıyor ve ölçümü yeniden alıyor...



Peki diğer insanlar öyle mi?
Sana bir kıyafet biçtiler mi, yandın! Ömrün boyunca uğraş, çıkar becerebilirsen; seni kefene bile onunla sokuyorlar!
Doğru veya yanlış zanla, hakkında karar verdiler mi... Yani bir kere ölçünü aldılar mı, hep aynısını kullanıyorlar... Acaba bu kişi iyi beslenip kilo almış mıdır, fazla kilolarını eritip zayıflamış mıdır, eski tarzı ve zevki değişmiş midir, merak bile etmiyorlar...

İyi ama, herkes bilir ki; bir insan kundak ile kefen arasında çeşit çeşit bezlere sarınır ve bunların pek çoğuyla birilerine görünür...
Şimdi, sen, acaba üzerinde hangi kıyafet varken görmüştün o adamı?
Acaba hangi hareketini, hangi kusurunu, hangi yanlışını alıp da, ona baktığın gözlüğün ortasına yapıştırdın?



Bir hayatı yargılarken; basit bir kıyafet dikecek terzininki kadar hassasiyet gerekmez mi?
Terzi, tek ölçüyle, ömür boyu kıyafet dikemeyeceğini bilirken sana; sen nasıl oluyor da, tek bakışınla bir ömre elbise giydiriyorsun?

Ayrıca, sakın ola; sevsinler, diye terzi gibi davranma.
İnsanlar, doğru ve kendilerine uygun kıyafetlerinin içinde olsunlar diye terzi gibi hassas davran!..


Stop
Muammer Erkul
13 Kasım 2011 Pazar

 

 

Yorumlar 

 
2 Ayşe 13-11-2011 19:19
Daha 'hassas' olucam artık...

ayşe:)
Alıntı
 
 
1 esk. hatice 13-11-2011 11:05
Bugün bir arkadaşımla gereksiz bir konu yüzünden aramız bozuldu. Beni yargılamsıydı neden. Bu yazıyı da tam üzerine okuyor olmak beni şaşırttı. Hemen yazıyı ona da gönderiyorum :) Ellerinize sağlık... Çok beğendim...

ESK.HATİCE
Alıntı
 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval