Terör ve yaptıramayacağı!.. [21 Ekim 2011 Cuma]
Bütün ömrümüz boyunca dinlediğimiz, okuduğumuz, içimizi yakan PKK terör saldırı ve cinayetleri konusunda en korktuğum; şu akan çirkefli suyun yön, yatak, istikamet değiştirmesidir ki; belki birilerinin de en büyük hayali budur veya bu noktaya en çok dikkat edilmelidir!
Ya bir gün...
Hem de millet olarak, böyle öfkemizi yere göğe sığdıramadığımız bir gün...
İçine belki de birkaç kadın ve çocuk da konulmuş birkaç vasıta; camlarından çıkartılmış üç renkli bayraklarını sallayarak, Kürtçe şarkı ve marşlarını son ses çalarak şehrin trafiğine dalarsa...
Ya bir gün...
Yine böyle, örgüte kanmış bazı zavallıların, Türkiye devleti ve milletine eş zamanlı saldırılarda bulunduğu bir gecenin ardından (evlerin ve insanların birbirine karışık olduğu) bazı semt ve mahallelerdeki kimi çatılara, bu terör örgütüne ait bayrakların dikildiği ve bazı evlerin dış duvarlarının sarı-yeşil-kırmızı renklere boyanıverdiği görülürse...
Ya bir gün...
Belki de teröre şehit verdiği evladının askerlik hatırası olan Türk bayrağını, henüz evinin penceresinden indirmeye eli varmamış olan ana-babanın/evin-ocağın tam karşısındaki meydanda havaî fişekler atarak, sarı-yeşil-kırmızı kumaşlar ve üzerinde PKK yazan bayraklar altında davul zurna çalarak ve Kürtçe şarkılar söyleyerek halaylar çekilmeye başlanırsa...
Tarihin görüp kaydettiği en sabırlı... Ve devletine bağlılık, hükümetine inanç, ordusuna güven duyan milletlerin başında Türk milleti gelir...
1933 Almanya’sındaki Nazilerin, bazı kapılara haçlar çizerek başlattıkları Yahudi avı gibi...
1955 Türkiye’sinde bazılarının; “Atamızın Selanik’teki evi bombalandı” yalanlarıyla galeyana getirilenler tarafından, bazı kapılara çarpılar çizilerek İstanbullu Rumlara karşı başlatılan yağma gibi...
Asla... Gelecek zamanlarda “Kürt avı” gibi ifadelerle anılacak bir hadise olmayacak! Çünkü terör, bu topraklardan, istediğini alamayacak!
Her ne yapılacaksa devletimiz ve ordumuz zaten bunu yapıyor ve yapacak!
İşte buna inanıyoruz ve Başbakanın da zaten basın açıklamasında söyledikleri bunlardı.
Muammer Erkul
21 Ekim 2011 Cuma
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
İlirya
Fatma
Fatma
Hicran Seçkin
Türk askeri ve Türk ordusu karşısında durmaya çalışanlar elbette her zaman perişan olacaklar... Vatanımız bölünmeyecek, bayrağımız yere düşmeyecektir. Saygılarımla
Zeynep Didem Gezgin
Uyuyan kim? Şehidine sahip çıkmayan kim var ki bu slogan atılıyor? Bağrımızdan çıkmış evlatlarımızın aziz naaşını istismar ederek milleti tahrik eden KENDİLERİ var sadece! BİZ yani Türkler de değil, Kürt kardeşlerimiz de değl sahip çıkmayan, bizzat kendileri! Bilerek veya bilmeyerek tezgahlanmaya çalışılan kirli oyuna alet olan KİRALIKlar!
LÜTFEN LÜTFEN LÜTFEN, birkaç soğukkanlı insan evladı bu provakatorü ayıklasınlar önce aralarından... Diğer yandan... Yıllarca Kürt kardeşlerimize birkaç (Türk değil) SOYSUZ tarafından reva görülen alçakca muamele henüz son bulmaya başlamışken. O kıymetli insanlar toplum içinde eskiye nazaran daha rahat hareket etmeye başlamışken. Tekrar sinmelerine, Kendi içlerine çekilmelerine sebep olmasın hiçkimse. Bu vebalin altına, bilerek veya bilmyerek de olsa, girilmesin! Yoksa bu vebalin yükünü iki cihanda da çekecek olanların yükünü hafifletir, kendi üzerlerine alırlar!
H.Seçkin
HİCRAN SEÇKİN
esk.ayşe
Murat Ünlü