Sana mektup... [28 Ağustos 2011 Pazar]
Birçok hayır ve ibadetin sevabı az önce “sana da” gitti, biliyor musun? Hatm-i şerîf dahî vardı aralarında.
Sevgi bağımız olan güzel insanlar okuyup göndermişler, bir nevi emanet olarak. Hani; sen al da istediğin kişilere gönder, diye.
Onları dağıttım Kadir Gecesi, kollarım yoruluncaya kadar...



Bilsen de bilmesen de, senin “derûnunda” güzel bir şeyler var...
Hem de çok kıymetli, belli ki zamanımızda az bulunur bir cevher. Bu, senin “nasiplenme” şeklinden belli oluyor...
Kimler, neler yapıyor da ulaşamıyor bazı şeylere, ama sen kendiliğinden kavuşuyorsun. Çoğunun farkına bile varmadan, bazen uyurken, bazen oruçluyken, bazen yanlış bir yolda yürürken, bazen gözlerini silerken, bazen kahkahayla gülerken...
Bunun izahı ve açık bir ifadesi de yok ki, kelimelere dökebileyim...



Yani yağmur gibi bir şey bu:
Hava sıcak ve kurak ve herkesin ihtiyacı var iken bir yurdum suya. Bulut geliyor ve “senin bahçene” döküyor içindeki rahmeti!
Bunun karşılığı ödenilemez... Bunun niçin ve nasılı idrak bile edilemez...
Sadece “elhamdülillah” denir, hamd edilir, o rahmetin hakikî sahibi olan Yüceler Yücesi’ne, Öteler ötesi’ne...
Ya Rabbi, beni ve onu ve bütün sevdiklerimizi razı olduklarından eyle...
Ya Rabbi, bu hizmetlere iştirak edenleri ve içinde o cevherin zerresi bulunanları ihsanlarına gark eyle...
Ya Rabbi, bizleri kendi kayıklarımızda kendi halimize bırakma. Bizleri kurtuluş gemisine kavuşanlardan eyle. Amin...



Az önce, haberin yokken ve benden çok uzaktayken, belki de uyuyorken; senin için ettiğim bütün duaların kabul olmasını ümit ederim.
Ve hatta o en uzun günde elini uzatıp, beni de kendi bulunduğun yükseklere çekmeni ümit ederim...
Vazifemizi biliyorsun değil mi?
Birbirimizi seveceğiz ve birbirimiz için dualar edeceğiz...
Geriye ne kaldı ki başka? Zaten hepsi bu, öyle değil mi?
Muammer Erkul
28 Ağustos 2011 Pazar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
NESRİN
Bu yazıda;
..kendileri için, iyi dileklerde bulunulan kişilerden biri de ben’imdir, inşallah!
Zehra Öner
Kadir Gecesi (27.gece) vefat etmiş ama bütün işlerini bitirmiş, çevresini ölümüne hazırlamış, hatta mahalle camisinin imamını bile kendi cenazesi için hazırlamış.
Allahü teala rahmet eylesin sevgili Tahir, mekanın cennet olsun, vefat ettiğin mübarek zamanlar hürmetine...
M.
ELİF-İstanbul
GÜL
Emine Papatya
Dualarınız olmasa, fakîr ne yapsın!
muammey'cik :)
Rabbim hepinizden razı olsun.
Birsen