Gürbüz Azak’a Saygı Günü [02 Aralık 2010 Perşembe]
Çeşmeye benzer bazı insanlar: Etraflarına toplanılmıştır, sularından içilmiştir ve hemen oradaki tabelalara bakılarak devam edilecek yollar tercih edilmiştir...
Yollar, sulardan sulara doğru uzanıyor; insanlar ise insanlardan insanlara doğru...
Ben çok şanslıydım. Çünkü kavuştuğum her çeşmenin suyu bir öncekinden daha güzel, daha lezzetli, daha şifalıydı. Ve üstelik yol ayırımlarında, doğru tabela okuyucularına rastladım: Şu yol çöle uzanır, şu yoldaki çeşmeler kurudu, şu yol uzun, bu yol kestirmeden götürür...



Birçokları gibi benim de yolumda “Gürbüz Azak çeşmesi” vardı. Etrafına toplananlar arasına katıldım, suyundan içip kaplarımı doldurdum. Gözlerime fer, bacaklarıma derman geldi ve suyu gönlüme ümit verdi...
Bugün, pek çok meyve ağacı için “filan bulutun yağmuruyla yetişti” denemese bile; “filan mevsimin yağmurları olmasaydı, bu fidanlar kuruyabilirdi” demek lazımdır! Her bulut, üzerinden geçtiği bölgenin bağını bahçesini suladığı gibi; bazı çeşmeler de çoğu yolcunun yola devam edebilmesini sağlar ve kendi sularından içenlerin beslenip gürbüzleşmesini!



Elbette ki Gürbüz Azak; bu memleketin saygı duyulması gereken kültür ve san’at üstatlarından biridir. Öyle ki, onun yazısını övseniz çizgisinin, çizgisini anlatsanız yazısının hakkı kalır!
Gürbüz abi ile yıllarım geçti: Onunla tanışacağım için heyecanlandığım, odasına çayını taşıdığım, çizdiği sayfalardaki kurşun kalem izlerini sildiğim günler tatlı birer hatıra şimdi... İsmimin, bir mıh gibi çakılıp kaldığı Türkiye Gazetesi’nin kapısından ilk girdiğimde de yine, elimde Deli Balta çizgi romanının o hafta yayınlanacak sayfaları vardı.
.....
NOT: Gazetemizdeki “Dürbün” isimli köşesinde de uzun yıllar yazan; ressam, romancı ve numune sanat adamı Gürbüz Azak’a Saygı Günü’ne katılmaktan lütfen kendinizi mahrum etmeyin! Konuşmacılar arasındayım fakat asıl dinlemek için orada olacağım. (3 Aralık 2010 Cuma, yarın 18.30, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, ESKADER ve Kültür A.Ş. ortaklaşa düzenliyor.)
Stop
Muammer Erkul
02 Aralık 2010 Perşembe
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Yazınızı tebrik ediyorum. Gerçekten de bu yazı şahane olmuş.
Bazı insanlar vardır ki.... Her gelen oradan istifade eder. Zaten böyle insanlara herkes koşarak gider. Her şey böyle mihenk taşlarının etrafında cereyan eder.
Gazeteden ayrılması çok kötü oldu. Bu sebeple 15 yıldır abonesi olduğum gazeteyi de bıraktım. Daha çok yazacağım; ama zaman yok...
Saygı ve sevgiler.
Abdullah Çağrı ELGÜN