Dua ederken... [18 Kasım 2010 Perşembe]
Dua etmek, garsona “bir çay daha getir” diye seslenmekten farklı olacak!
Dua etmek; kendi kızından su istemekten, kendi elemanından iş beklemekten farklı olacak!
Dua ederken kalbini dinle...
Dua ederken, en az; bir sokak iti seni köşeye sıkıştırdığı zamanki kadar korkulu musun? Dua ederken, en az; kafesteki kuşunu kaçırdığın zamanki kadar hüzünlü müsün? Dua ederken, en az; bir sal üstünde okyanusta sürüklenen kazazedenin, suda yeşil yapraklı bir dal parçası gördüğü zamanki hali kadar ümitli misin?



Dua etmek; her şeyin sahibi olandan, hiç bir şeyin sahibi olmayan fukaranın bir şeyler istemesi gibidir!
Farkında mıyız; her nefesi Yaradan’dan “borç” alıp, başkasına veriyoruz! Ve her kalp atışını ve her ışığı, her kokuyu, her tadı, her duyguyu, her ânı...
Halbuki... Belki de sadece dua etmesi için verilmiştir insana nefesi. Peki, kaç nefestir bir ömür? Peki, ömrümüzün içinde kaybolmuş olan; “sahibi için harcanmış soluklarımız” acaba kaç tanedir?



Âdet-i ilâhî demek, “İlâh” olanın; vermekteki, yapmaktaki, yaratmaktaki tercih şekli demektir...
O yüceler yücesi, dilerse denizde de ekin bitirir. Ama sen, başak toplamak istiyorsan; tarlanı sürmek ve ekip biçmek zorundasın!.. Allahü Teala balıkları suya salmıştır. Yani sen, tava elinde, ağaç dallarından balık toplamayı bekledikçe aç kalacaksın!
Bazısı havaalanında vapur bekliyor, bazısı da tren yolunda uçak!
Sen, bilen birine sor, söylerler elbet: Bu otobüs nereye gider? Filan yere ulaşmak için hangi araca binmen gerekir?
Beklediğin durak, bindiğin vasıta, yani yapıştığın sebep doğru olmalı.



Duaların “kıvamını” gözyaşı verir!
Tevekkül ise, ulaştığın her sonucu gördüğün an; “aradığım, beklediğim, kavuşmak istediğim işte buydu” diyebilmektir!
Stop
Muammer Erkul
18 Kasım 2010 Perşembe
.
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Süleyman Eldeniz
Kolay gelsin.
Melike
İşte böyle! Her satırında ders aldığım, her satırında heyecan duyduğum, her satırında birşeyler kazandığımı ve beni şekillendirdiği ni hissettiğim bir yazı bu...
Bu yazıyı okurken; meşhûr Mr. KAFKA’nın, “Okuduğumuz bir kitap veya bir yazı, bir yumruk indirir gibi bizi uyandırmıyorsa, onu okuyup ta ne olacak sanki...” ..sözünü hatırladım.
Sevgili Muammer'den her zaman işte böyle yazılar bekliyorum.
Her halde böylesine kabiliyetli ve birikimli bir kardeşimden, bu kadar da TALEBİM OLSUN...
Tekar tebrik ve teşekkür eder, böylesine anlamlı yazılarının devamını beklerim...
A.Raif Öztürk