Fırsat, önünde! [21 Ekim 2010 Perşembe]
(ÇağlarNetwork 2. Kariyer ve Ödül günü için...
23 Ekim C.tesi sabahı 10.45’te İhlas Koleji’nde buluşuyoruz.)
Zamanın birinde denir ki insanlara: “Şu an geçtiğimiz yerdeki kayalardan taşıyabileceğiniz kadarını alın!..”
Bir tavsiyede bulunulmuştur kendilerine. Fakat gecediiir, karanlıktııır, herkes yolcudur, yorgundur... Hiç duymamış gibi yapamazlar: Bazısı birkaç çakıl taşını avuçlar ama az sonra atmak niyetiyle. Bazısı ceplerine de koyar çok azını... Birkaç kişiyse; “vardır bir hikmeti” der. Yerdeki taşlardan alır, heybesine koyar...
Sonra ne olur?.. Yolun sonunda, birisi elini cebine bir atar ki, o da ne?.. Tam fırlatacakken görür altın olduğunu. İşte o zaman, öyle feryat eder kiii... Onu işitenler uyanır artık ama nafile! Ahlar vahlar arasında; cebimizde kalan olmuş mu, diye aranırlar!
Peki, karanlıkken ve yorgunken işittikleri o söze inananlar, sözü söyleyene güvenenler, boş muhakemelerle vakti kaçırmayanlar?.. Onlar, külçe külçe altınlarla dolu heybelerini başlarının altına koyarlar, fakat yine de şöyle derler:
“Keşke daha fazlasını alsaydık!..”



Şimdi... Fırsat treni, şehrinin istasyonunda durmuş. Diyorsun ki: “Bakalım binen olacak mı?” Diyorsun ki: “Ya bindiğimi gören olur da bir şey söylerse.” Diyorsun ki: “Bu kadar yolcuyu taşıyabilecek mi?” Diyorsun ki: “Çok yavaş gidiyor, hızlanabilecek mi?” Diyorsun ki: “Koşsam üç adımda yetişirim zaten!..” Diyorsun ki: “Tren yolu tepenin ardından dönüyor, ben de orada atlarım!..”
Sonra ne diyeceksiniz? Yani tren gittikten sonra:
“Bu tren, varamaz!..”



Şu an hava biraz karanlık olabilir. Yorgun olabilirsiniz. Yere eğilip eğilmediğiniz fark edilmiyor olabilir. Fakat sözüne güvenilir birileri, size: “Şu an geçtiğimiz yerdeki taşlardan alabildiğiniz kadarını toplayın” diyor...
Daha ne desinler?
Stop
Muammer Erkul
21 Ekim 2010 Perşembe
Benzer Yazılar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Sevda Kara
Bilmiyorum!...