Başarmama tercihi! [14 Ekim 2010 Perşembe]
Herhangi bir başarının üstesinden gelmiş herhangi birini gördüğünüz zaman, bilmeniz gereken şey şudur ki; o işi başaramamış milyonlarca kişi var!.. Rahat olun yani diğer rahat olanlar gibi, umursamazlar, yarınlarla hiiiç derdi olmayanlar gibi! Yani aynen de kardan adamlar gibi eriyip gideceksiniz günün birinde!
Şimdi, kulağını getir de sana bir küpe fısıldayayım: Başarısızlık, bir tercihtir!
Fakat sen, bu kibar sözümü şöyle anla: Başarmamak senin tercihindir!
(Yolda ölen karınca, başarısız değildi. Hatta senden de başarılıydı, benden de. Hikâyesi hâlâ anlatılmakta işte...)



Hadi artık düzünden bakalım konuya, yüzünden görülen ne:
Vazgeçenlerin bin tane sebebi vardır. Bunlardan doksandokuzu sendedir! Ve tespih gibi çekersin günde beş kere: “Filan şehirde doğdum, çevrem iyi değildi, ailem kültürlü değildi, ailem çok eğitimli olduğu için beklentileri yüksekti, çok fakirdik, zengin olduğumuz için çalışmayı öğrenmedim, annem öldü, babam baskı yapardı, artık yaşım geçti, çok toyum önce tecrübe kazanmam lazım” veee saire...
Bunlar ne işe yarar? Bu mazeretlerden herhangi birinin bir işe yaradığı görülmüş şey mi bu güne kadar? Elbette hayır!
Mazeret sakızı şişirildikçe patlar!



Şimdi bir de diğerlerine bakalım: Her birinin, mazeret olarak gösterilebilecek bin engeli vardı... Ama onlar; kendilerini başarı yolunda kamçılayacak en az bir tane sebep bulup, yürüdüler!
Herhangi bir mazeret çalısının arkasına kendisini saklamaya çalışan filler gördüğünüz zaman şunu unutmayın siz de: Aynen buna benzer mazeretleri olduğu halde, hem de aynen bu problemin üstesinden gelmiş başarılı çoook kimseler var!
Şu söz yeni değil ve sadece tembelleri rahatsız eder:
Başarmak bir karardır!
Ve buna “sen” karar vereceksin...
Stop
Muammer Erkul
14 Ekim 2010 Perşembe
Benzer Yazılar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Bu gün şehrin gündemi belediyenin yeni mezar yeri bulması. Bulunan yer toprak özelliği nedeniyle cenazeyi çürütmedi, bu nedenle pek tercih edilmedi.
Gerçekten insan kardan adam gibi eriyip gidiyor. Toprak herkesi kucaklayacak, koynuna alacak.
İnsanlarsa hiç başına gelmeyecekmiş gibi, devekuşu gibi kendilerini gündelik teleşlara vermişler, gaflet uykusundalar.
'İyilik, güzellik, yardımlaşma ve ve arınmış mutmaine ermiş temiz, ibadetlerle dolu bir ruhtan başka ne götüreceğiz oraya' diye soran yok. Varsa yoksa nefs ve dünyalık işleri.
Selamlar.
Kemal Kurşun / Çorum
Ya bu yazı güzel de, benim hayatımda şöyle bir şey var: Başarılı olmak, bir şeyler sahibi olmak istiyorum fakat hep karşı çıkanlar (engel olanlar) oluyor, o zaman ne yapalım.