Sahaya çık! [02 Eylül 2010 Perşembe]



Konular: teşvik  başarı  kural  fikir  göz  hükümrân  riayet  sevmek  


Küçük çocukların saf/masum ifadelerle verdiği hoş/komik/ilginç cevaplara güler, hatta bunlardan programlar çıkarırız. Bizler şu “farka” şaşırırız aslında: Çocuklar gördükleri şekilde söyler; bizlerse alıştığımız şeyleri yapar ve kendi istediğimiz şekilde görmeye devam ederiz!
Bir çocuğa “Spor nedir ve ne yapılır?” deseler, “Spor gole bakmak ve çerez yemektir” demez mi?.. Spor anlayışımız işte bu hale geldi. Çocuklar sadece iki üç parmağıyla (fare/klavye) antrenman yapıyor; büyükler içinse spor, ekran karşısında atıştırmak demek!



İbrahim Kutluay şahane bir program hazırlamıştı, adı: “Sahaya çık.” Bugünlerde NTV Spor’da tekrarları yayınlanıyor... Millî sporcumuz bir grup çocuğa basketbol öğretirken izleyenler de gösterdiklerini öğrenmeye çalışıyor: Yere nasıl basılır, nasıl dönülür, top nasıl tutulup nasıl çekilir... Profesyonel biri “sahaya çıkmayı” özendiriyor çocuklara, onları enerji atmaya, ter dökmeye teşvik ediyor. Yani diyor ki: Madalya isteyen sahaya çıkar, boş oturana, ter dökmeyene kupa yok!..



Bugünlerde dünyanın gözü ülkemizde; 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası ülkemizde yapılıyor. Çin, Fildişi sahili, Portorico, Rusya ve Yunanistan içinde bulunduğumuz grubun diğer takımları. Bugün 4’te 4 yapma gayretindeyiz ama bundan gençlerimiz bîhaber. Peki vebalin çoğu haberi vermesi gerekenlerde değil mi?
Başımızdaki futbol dayatması kırmızı çizgilerimize dayandı. Üç beş futbol takımından birinin fanatiği obez seyirciler olarak mı yaşayacağız hayatı? Neden (ekran karşısından bakmak değil) sahaya çıkmak özendirilmiyor? Onlarca spor dalını öğreten programlar neden yapılamıyor ve yayınlanmıyor?

“Sahaya Çık” programının tekrarları yayınlanıyor, çünkü benzerleri yok...
Çocukların, gençlerin, yapımcıların ve sponsorların sahaya çıkma zamanı gelmedi mi?


Stop
Muammer Erkul
02 Eylül 2010 Perşembe



 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval