Kaşıntı [18 Temmuz 2010 Pazar]
Yazacak birçok konu var aklımda, seçmek zor; kaşıntı bastı!.. Elimle kafamı, omzumla boynumu, ayak parmağımla diğer ayak bileğimi kaşırken fark ettim; dün kaşınan yerlerim şişip kızarmış, ama hâlâ kaşınmakta. Sivrisineklerden bazısı ne kadar sıkıntı veriyor...
Bir yandan kaşınıyorum, diğer taraftan da şunu düşünüyorum: Sivrisinek benden besleniyor, bana kaşıntı yapıyor, yakalanırsa ölüyor... Bu sonucu ben de istemiyorum o da istemiyor.
Bazen de tersi oluyor: Bir hayvanın etinden, sütünden, yumurtasından yediğimiz zaman kaşınıyor, kusuyor, istifra ediyor, hatta kurtarılamayabiliyoruz!



Aslında tam da bir tatil yazısı yazmaya niyetlenmiştim; çimenlerde papatyalar, söğütlerde serçeler, gökyüzünde yıldızlar... Elimde hortum, çapa ile açtığım ağaçların dibini su dolduruyorum. Paçalarım dizime kadar kıvrılmış, çıplak ayaklarım bileklerime kadar su içinde... Hüfff, kuşlar da nasıl cıırrr cır ötüyor tepemde, sanki her yaprağın arkasında birkaç minik gaga şakıyor. E susun biraz yahu; bu satırları okuyan veya sesinizi duyan olacak! Hem İstanbul’da nefes bile zor alınıyordur şimdi, uyku uyunamıyordur, nemden yapış yapıştır insanlar; bize imrenmesinler, yazık!..
Burada her ağacı kendim besliyorum, kendim biliyorum tadını, özelliklerini, faydasını. Maşallah, erikler kocaman oldu, vişnelerin suyu alındı, dutlar ve kayısı bitmek üzere, elma, ayva ve muşmulalar olgunlaşmakta...
Ara sıra suyu ayaklarıma tutup tepeme kadar serinliyorum. Zaten gölgeler serin; mazı çeşitleri köknarlar kadar olmuş. Hele sedir fidanlarının arkasındaki iki ceviz ağacının dallarına kurulu hamakta sallanırken üzerine bir şeyler almak lazım...



Kaşıntı yapan; vücuda giren zararlı besinler ve yabancı maddeler yani...
Kaşıntı yapan; beyne giren zararlı fikirler yani!
Ve yani, en mühim şey; kimin, ne ile veya kimden beslendiğidir!
Stop
Muammer Erkul
18 Temmuz 2010 Pazar
Benzer Yazılar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar