Elimizde karneler... [20 Haziran 2010 Pazar]
(Bizim siteyi takip edenler tahmin edebilirdi aslında, bu sene karne gününde nerede olacağımı...)
.....
Hadi, gözlerinizi kapatın, arkanıza yaslanın da size bir masal anlatayım: Bir varmııış, bir yokmuş... Orda, bir köy varmış uzakta, taa dağların ardında... Gitmesek de, görmesek de, o köy bizim köyümüzmüş!..
Ama gördük bir kere! Çünkü, Osmaniyeli Kezban’ımız öğretmen olmuştu ve 2008 senesinde Dedeler Köyü’ne tayini çıkmıştı... Adapazarı’ndan Mudurnu’ya giden yoldaydık işte cuma sabahı. Art arda iki araba, Dokurcun’a varmadan sola saptık. Köyün tenha meydanından ve yağmur vurdukça altından sel suyu geçen köprüden ve ağaçların arasından döne kıvrıla okula giden traktör yolundan geçip okulun bahçesine vardık: Kırmızı bir bayrak altındaki kırmızı çatı altında sadece iki sınıf var ve bu köyün çocukları bu okulda sadece 3’e kadar okuyabiliyorlar.
O güzel bakışlarla tanışmamız; iki kış önce, onların kitap raflarını doldurmaya çalışırken olmuştu. İşte bugün de onları yalnız bırakmayalım, yine el ele olalım istedik...



Bir minik el, senin elinden tutmuşsa; bir daha onu bırakmaya hakkın olmuyor!
Para değil kastettiğim; insanın gönlünden bir küçük pencere açılıyor da sanki onun/onların her adım basacağı zemini süpürmek istiyorsun, ayağına bir şey batmasın, diye!
Eminim ki bu duyguyu bilen/tanıyan çok kimse vardır...



Sonunda başarı belgelerini ve karnelerini aldı çocuklar. Bu arada bana da “karne” hazırlanmış okulda : ) Bu “Onur Belgesi”nin üzerinde ise şöyle yazıyor: “Sevgili abimiz Muammer Erkul, 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı II. Dönem karne törenimizde aramızda bulunarak bizi çok mutlu ettiniz...” İmza ve mühür... Arkasına da bütün çocuklar kendi elleriyle isimlerini yazmışlar... :) Hep birlikte kaldırıp karnelerimizi fotoğraflar da çektirdik.
(Benim için kıymetlidir, karnemi/belgemi duvarıma asarım ilk fırsatta. Görüntü ve isimleri de sitemizde yayınlayacağım inşallah.)
Stop
Muammer Erkul
20 Haziran 2010 Pazar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Sokağın taa girişinden başlardım seslenmeye; ablaaa baak, yine Muammer Erkul'un yazısı vaaar, diye. (O tesadüf sanırdı ama aslında bilerek alırdım o sayfayı.)
Tanışıklığımız böyle olmuştu siz farkında olmasanız da...
Günler geliiip geçti, büyüdüm:)
İnşallah benim okuluma da bir gün karne vermeye gelirsiniz.