İki böcek [04 Haziran 2010 Cuma]
İkisi de böcekti... Ama, kendisi karanlıklar içindeyken bile; ateş böceğinin yüzüne bakan arkadaşlarının yüzleri aydınlanıyor, içleri açılıyor, mutlu oluyorlar ve işler kolaylıkla halloluyordu...
Diğer böceğin ise kim gelse yanına, onun ‘ters’ini görüyordu... Çünkü onun burnu hep pisliğin içindeydi ve geride bırakılmış dışkıları kemirip durmakla meşguldü... Yüzünden fayda göremeyenler, tersinden fayda göremeyeceğine göre; çekip gidiyorlardı... O ise, yani kendi zavallılığını idrakten yoksun olan mahluk; alışkanlıkla ve hırsla yuvarlayıp duruyordu “titizlikle ürettiği” küçük toplarını!..
İkisi de böcekti... Ama sadece birinin elinden ve yüzünden ışık akıyordu karanlığın içine... İkisi de böcekti... Ama, sadece biri ışıktan izler bırakıyordu ardında...



Bu sabah fark ettim ki; çevremdeki insanlara kızmaya başladığımda, esasında “bana” bir şeyler oluyor!.. Bunu bir “keşif” olarak yazıyorum kenara: Etrafımdakilerin yüzü kararmaya başladığında, aslında ışığı kesilen ben’im!.. Her ne kadar, bağırıp dursam ve sorsam da; herkese böyle neler olduğunu!..
Dostlar!.. Yanlış anlaşılmasın; nasihat edecek hâl yok bende. Kendi kendime konuştuklarımı duyuyorsunuz bir şekilde. Ve birkaç kişi hoşlandığı için de, herkes okuyabiliyor bunları... Fakat düşünüyorum şimdi, neden düşünemediğini bazılarının: Bir sene önce yanlarında kimler vardı? Üç sene, ve beş sene, ve on sene önce yanlarında kimler vardı? Ve şimdi kaç kişi var?..



Deliler; kendilerinin akıl hastası olduklarını bilmiyor, farkında mısınız?..
Kendi gördüklerini herkesin gördüğünü, kendi hissettiklerini herkesin hissettiğini, kendi düşündüklerini herkesin düşündüğünü zannediyorlar...
Yani bir hasta için “hekiminin yaptığı” delilik oluyor çoğu zaman!..
Soru net, ve tek bugün:
Neden ateş böceğinin bütün arkadaşlarının yüzleri ışık içinde?..
Muammer Erkul
04 Haziran 2010 Cuma
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Rabbim sizi ve de sizler gibi apaydınlık olan, aydınlıkları
bizlere ulaştıranlar insanları daima eksik etmesin. AMİNNN.
Sevgiler kere kere sevgiler,
Sağlıcakla. Savaşçı.