İstanbul’un simgesi, ne? [02 Nisan 2010 Cuma]
Kaplan, kartal, fil, ayı; çoğu şehrin simgeleri var. Bunlar birer amblem halinde çeşitli hatıraları yaşatırlar... İstanbul’umuzu da hatırlarız; tarihî ada üzerindeki güneşi, Kızkulesi, Ayasofya, Sultanahmet, uçuşan martılarıyla filan... Ama İstanbul “İstanbul” olurken öyle bir hayvan cinsine minnetimiz var ki; maalesef onu neredeyse tamamen unutmuşuz!
Fethin başrol oyuncularından biri olan “manda”lardan bahsediyorum.



Manda nedir hiç bilmeyenler var. Bu hayvan ılıman iklim ve su kenarlarını sever. 20 yıldan fazla yaşar, siyah derisinde seyrek kıllar vardır ve öküzden kuvvetlidir. Geviş getirir, başı aşağı doğru düşüktür, böğürtü şeklinde ses çıkarır. Dünyanın çok yerinde yaşar. Hindistan yabani mandası bir tondan ağır, iki metreden yüksek, boynuz uzunluğu 1.5 m civarındadır. Erkeği, bir fili haklayacak kadar cesur ve kuvvetli, avlanması kaplan kadar tehlikelidir. Yavaş yürür, yavaş ürer, ancak dört yılda ergenleşirler. Derisi kalın, sütü yağlıdır. Anadolu’da “camız/dombay” denen mandanın yavrusuna da “balak/malak” denir.



Mehmed Han, ismine “şahi” dediği toplar döktürdü. Bunlar emsalsiz silahlardı. İki yandan yüzlerce asker kaymasına engel olurken, her topu ellişer çift, yüzer manda çekebiliyordu... Yolculuk böylece ağır ağır ta Edirne’den İstanbul’a kadar sürdü.
İstanbul “İstanbul” olurken mandaların vazifesi bu kadarla bitmedi. Dağı aşacak gemiler Tophane önündeki sahilden karaya çıktı. Şimdiki Löbon Pastanesi, Perapalas hizasından tepeyi aştı ve Kasımpaşa’dan Haliç’e indi. Üç mil mesafelik bu inanılmaz tırmanış ve iniş görevinde de bol levent ve eldeki bütün mandalar kullanıldı...



İşte ben yıllardır, ince bir vefa beklerim mandalara karşı.
Herkesin heykeli konur da mandalar hatırlanmaz. Hâlbuki Tophane Parkında üç beş iri manda beslense; fethin hikâyesinin bütün çocuklar tarafından kolayca ezberlenmesine sebep olurdu!
Stop
Muammer Erkul
02 Nisan 2010 Cuma
Benzer Yazılar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Ama, vefânın "v"sinden haberi olmayan, bir kısım zevâtın aklına yatabilir bu fikir!
O kısım zevat şöyle diyebilir şimdi:
"-Biz de yıllardır kafa patlatıyorduk, 'zevk-ü sefadan başını kaldıramamış(!) olan bu Osmanlı Sultanları nasıl olmuş da böylesine büyük fetihler başarmışlar?' diye! Bakın, gördünüz mü; İstanbul'u da Fatih değil, MANDALAR almış işte!"
Çocuklarımıza (güya) tarih öğretilen ders kitaplarında bu örneği aratmayacak garabetler çok çünkü...
Hicran Seçkin
Yoğurdunun kesip yendiğini biliyorum. Bir de çook güçlü insanlara kömüş gibi güçlüsün dendiğini :))
Bizim memlekette hâlâ var camış, manda ya da diğer adı ile kömüş. Benim Annem abimle kavga eder sattırmaz. Aslı hanım size katılıyorum ve eğer görmek isterseniz sizi bizim memlekete davet ediyorum (Muammer bey sizi de tabi ki) bizim hâl var çünkü. Tabi ben hâlâ kaç tane olduğunu bilmesem ve görünce de tanımasam da :) O sütün ve yoğurdun tadını hiç birşey tutamaz. Sütü kar beyazıdır, yoğurdu peynir gibi katı, hele ki o kayamağı yok mu :)
Biliyorum yemek tarifi gibi oldu ama gerçekler bunlar ve bu hayvanlar da nesli tükenenlerden, kesinlikle bu hayvanları da koruma altına almalılar.
Manda sütünün sarılık tedavisinde muhteşem bir ilaç olduğunu biliyor muydunuz?
NOT: Manda görmek isteyen ve onun bütün nimetlerinden yararlanmak isteyenleri festivalimize ve yaylalarımızın muhteşem yeşilliğini görmeye davet ediyorum. Gelen misafirlere kömüş ürünleri, fazla pahalı değil, sadece iki katı fiyatına çıkar, promosyon yaparım belki :) Muammer bey hariç tabi ki :)
--------------------------
Muammer ERKUL Kardeş,
"İstanbul'un simgesi ne?" başlığıyla yazdığınız yazıyı dikkatlice okudum.
İstanbul'umuzu manda ile özdeşleştirmeni z ve bunun tescilini düşünmeniz harika.
Gerçekten de bütün Avrupa ülkeleri önemli şehirlerini markalaştırmışl ar
ve sembolleştirmiş ler. Hatta ve hatta sembolleri hediyelik eşyalarına taşımışlar.
Merşandızing adını verdikleri bir hediyelik eşya sektörü oluşmuş.
Ne yazık ki ülkemizde henüz merşandızing yerli yerine oturmamış.
İstanbul'un fethi sırasında mandaların kullanılmış olması ve harikalar
yapması tarihin bir gerçeği zaten. Manda heykeli fikri de muhteşem.
Sizi yürekten kutluyorum. Ve de İstanbul Ticaret Odasında meclis
görüşmelerinde bu konuyu dile getireceğimi belirtiyorum.
Bir şeylerin farkına hep birlikte yeni yeni varıyoruz. Sağlıcakla kal.
NOT: Mandayı Anadolu insanı camız ve dambayın dışında camuş ve
kömüş olarakta isimlendiriliyo r. Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak
kardeşime benden bahsedip selam ve muhabbetlerimi iletiniz.
Hüseyin AKARÇEŞME
İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi
İTO Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı Denetim Kurulu Üyesi
BJK Kongre Üyesi ve İTO BJK Gönül Gurubu Üyesi
T. Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi
Gezginler Kulübü Yöneticisi
05.. ... ..
Teşekkürler bir kez daha, değindiğiniz konu gerçekten çok güzel.
Öyle ya o koca topları bu hayvanlarla çektik denebilmesi için hayvanat bahçesinin bir köşesine neden konmasın?..
Orijinal bir fikir. Ben tuttum...
Hayırlısı... Yetkililere ve etkililere duyurulur...
Muhabbetlerimle cumanızı tebrik ederim.
Ragıp