Bulutlara tutunamazsın [26 Şubat 2010 Cuma]
Bulutların üzerindeki bir uçağın kapılarından itiliveriyor, atılıveriyor insanlar... Fakat hiçbiri bulutlara tutunamıyor!
Şimdi bir süre uçacaksın; korku veya sevinç içinde, ama bolca tedirginlik...
Ne boşluğa atılmak ne de boşlukta kalabilmek elimizde olmasa da; havada özgürüz... Uçuyoruz... Düşüyoruz... Yere doğru hızla yaklaşıyoruz... Mutlaka bitecek olan, havadaki bu yolculuğumuzun hareketler bütününe “ben” diyoruz. Yani sen, “sen” isimli resmi çiziyorsun havaya!



Aşağıda ve yukarıdaki bütün gözler üzerimizde. Alkışlayan, heyecanlanan, üzülen ve sevinenlerimiz var... Bazısı; boşluktaki diğerleriyle eğlenme lüzumsuzluğunda! Acaba kendimiz ne haldeyiz?
Bulutlara tutunmanın imkânsız olduğu boşluktayız. Kulağımızda hocamızın sözleri: Önce istikamet, hedef... Sonra birbirinizi sevmek, yardımlaşmak... Bütün kameralara kaydediliyorsunuz; kendi filminizi izlerken memnun olmalısınız!.. Paraşütünüz sırtınızda, uçmaktan değil tedbirsizlikten korkun! Başka her şeyi unutup işinize bakın; sözümü hatırlayan salimen yere basar!..



Asla bulutlara tutunamayacak olanlar bir gün boşluğa itiliveriyor! Bazısı en güzel şekilleri çizerek, el ele bitiriyor yolculuğunu, bir kuş gibi yere konuyor... Peki ya bazıları? Çığlık atanlar, korkudan moraranlar, sarhoş olan, uyuşturucu alanlar... Yanlış paraşütlere, yanlış iplere, yanlış kılavuzlara sarılanlar, diğerlerinin paraşütü üzerine oturmaya çalışanlar...
Hâlbuki, uçaktan bırakılan bir paraşütçünün mermi gibi toprağa çakılmamasının bir tek yolu var. Nedir o? Söz dinlemek! Yazının (ve hayatın) özeti de işte bu değil mi?
.......
VEHİP SİNAN İÇİN: İBB Kültür AŞ’nin konuğu çizer Vehip Sinan. Ustamız için 27 Şubat C.tesi (yarın) 15.00’te Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek etkinlik Ahmet Ünal’ın belgeseliyle başlıyor. Yavuz Bahadıroğlu’nun yöneteceği açık oturumda eski Kültür Bakanı İsmail Kahraman, Can Alpgüvenç, Adem Güneş, Mehmet Ali Bulut var. Ve ayrıca Mehmed Fırıncı, M. Şevket Eygi, Sefa Saygılı, Gürbüz Azak, Ümit Şimşek, M. Nuri Yardım, Dağıstan Çetinkaya ve Muammer Erkul konuşacak.
Stop
Muammer Erkul
26 Şubat 2010 Cuma
Benzer Yazılar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Saygılar
Hayattan dersler veren bu yazıya, "Yere Çakılmamak" dileğimle, diyorum...
Çok güzel bir yazı olmuş. :))