Canımda acılar [18 Şubat 2010 Perşembe]
Canımda acılar; bozkıra dökülmüş yağmur gibiyim!
Bulutlara tütsem... Veya toprağa emilsem, kim bilecek yalnızlığımı?
Çoook uzaklardaki kimler: “Başıma damlayan bu yaş, kim bilir hangi yalnızlığın buharıdır ki, bana kadar taşınmış” diyecek?



Canımdaki acılar gibi, varsın...
Ama varken var olmadığın günler... Ve varken var olamadığım günler geri nasıl gelecek?
Ben ve sen, yani biz... Ve bize benzeyen bir çook biz’ler; “bir” olmamak için mi birlikteyiz?..
Var olmak, yâr olmaktır bildiğim!..
Peki, yârin var olmaması veya var’ın yâr olmaması; kuşsuz ve bulutsuz ve güneşsiz göklere benzemiyor mu?



Su mu yatağını çizer? Yoksa dere yatağı mı suyu taşır koynunda?
Yoksa, “yeterince ağlasaydım” mı çizilecekti cevaplarım yüzüme!..



Yatağında olmayan sulara “sel” diyorlar!
Ve suyu kurumuş yatakları yeller dolduruyor, yuvarladığı her şeylerle!



Canımda acılar; bozkıra dökülmüş yağmur gibiyim!
Bulutlara tütsem veya toprağa emilsem... Yahut sırtüstü devrilmiş birinin gözündeki yaş gibi göl olsam insansız bir kıtanın ortasında; kim bilecek yalnızlığımı?
Kim merak edecek, başına damlayan yaşın; acaba hangi uzaklardaki hangi yalnızlığın buharı olduğunu ve kendine kadar nasıl taşındığını?
Veya kim görecek, nemini benden alıp başını kaldırabilmiş çiçekleri; bütüün ufukların genişliğindeki yer ve her şeyin üstünü örten gök arasında?..



Bozkırda kaybolmuş yağmur suyu gibiyim; canımda acılar...
..canımda acılar!
Stop
Muammer Erkul
18 Şubat 2010 Perşembe
Benzer Yazılar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Vay be ustaa, yaralarımıza tuz bastığın yetmiyor, bir de kalemini sokup içini kurcalıyorsun!..
İnsan evladıyız kardeşim, bu kadar da oynanmaz ki yüreğimizin kıyıları ile...
Yok yok, bu böyle olmayacak; teklif verelim de yeni yasalar yapılırken "Muammer Erkul insanların canları ile bu kadar oynamasın" maddesi koysunlar kardeşim, yoksa "telef" olacağız buralarda...
Özürlerimle...
Ben ve sen, yani biz... Ve bize benzeyen bir çook biz’ler; “bir” olmamak için mi birlikteyiz?....
Var olmak ve yar olmak arasındaki ilişki bu kadar güzel anlatılır... Bence de var olmak, yar olmaktır.....yüreğinize sağlık.............
Bulutlara tütsem veya toprağa emilsem... Yahut sırtüstü devrilmiş birinin gözündeki yaş gibi göl olsam insansız bir kıtanın ortasında; kim bilecek yalnızlığımı?"
Yalnızlığımı kim bilecek.. Peki ya onun yalnızlığı.
Onun yalnızlığını bilip bundan dolayı canım yanarken; kendi yalnızlığımın acısını umursamamaya çalışıyorum...
Rabbim "biz" olmayı nasib eyle!..(Amin)
Allah kalemine kuvvet versin de sabır da versin yazarımıza...
D. Davut
Sevgiler kere sevgiler.....
Yine derin derim düşündürdünüz kalabalıklar içinde yalnız olanları.
Bazen insanın etrafı birçok bildik bilmedik, aşina yüzlerle veya olmayanlarla dopdolu olur.
Fakat sen yalnızlığınla başbaşa ve içiçe isen yapayalnısın. NEDENDİR BİLEMEM ben yalnızlığımda daha bir hassas ve daha has insan olduğumu hissederim.
Yüreğim durmaz benimle konuşur. Rabbime olan sevgim bir başka çoşar çoşar, sel olur. Ben yol alırım merhamet denizlerine doğru!
Bozkırda kaybolmuş yağmur sularında yıkanır yüreğim ve ben hangi öksüz ya da yetimin başını okşayabilirim arayışına geçerim yalnızlıklarımd a, kimsesizlikleri mde canımda acılar, gözlerim nemli çook uzaklara dalarım.
Sevgileriniz solmasın.
Her zamanki gibi:
"Görmek isteyenler"...
Ama o çiçekler her daim minnettar kalacak sana güzel yağmur...
Bulunduğu gibi bir havalîde filizlenmesinin ancak böyle bir yağmurla mümkün olabileceğinin idrâkinde olarak...
Bozkır çiçeği(nden sadece biri)
Anlatmak istediklerimi öyle güzel ifade ediyorsunuz ki, tam da buydu diyorum...
Yeter ki gönülde yar, gözde yaş olsun.
Yok ise gözünde yaş, sevdam var deme sakın...
Canımızda acılar, kesikler, çatlaklar, sızılar...
Beni vuran cümleyi yazıyorum yazıdaki:
"Yoksa yeterince ağlasaydım mı çizilecekti cevaplarım yüzüme..."
Ah be şeker...
Yine yakmışsın, yıkmışsın alemi...
Gülsüm