Mayın eşeği! [27 Aralık 2009 Pazar]

 

Savaşta erin çavuşuna, çavuşun teğmenine; hiç kimsenin üst’üne, amirine kızma, küsme hakkı yok!.. Cephedeyken kırılmayı bekleyen kalp; mermiyle delinmeye, süngüyle yarılmaya hazır yürek demektir!
Ya savaştasın veya plajda. Mücadeleyle veya tatilde geçireceksin hayatını.
Ama asker olmuşsan, çıtkırıldım olmayacaksın! Çünkü cephe emir almak demektir. Emirler bazen serttir, görevler ağırdır. Kibir, gurur ve benzeri bütün “ben”ler, ancak ayna karşısında birer bendir, tenine yapışık... Cephedeyse bunlar postal çamurundan başka şey değildir, seni aşağı çeken!



Anasınıfında öğrencisi misin, lisede öğretmen mi? Bir kere karar ver!
Öğretmenler, müdürlerinin karşısında minik kuzular gibi muamele görmez! Bebelere “A’nın hangisi olduğu” öğretilmeye çalışılırken, sen hep aynı “A”nın; akrep, aslan, ağıt, açlık, akıl ve benzeri bin kılığa girebildiğini de bilmek zorundasın!
Bunları fark ettin, şimdi korkacak mısın? Küsecek misin? Gidecek misin? Kaçacak mısın? Olmayacak mısın artık senden söz beklenen sınıflarda?
Olmamak için mi varsın şu hayatta?..



Savaşta mayın eşeği, mühimmat katırı olmak; podyum için süslenmiş İngiliz atı olmaktan onurlu iştir!..
Onlar alkışlanırlar; tımarları yapılmış, yeleleri boncuklu, kuyrukları örgülü, koşumları püsküllü, toynakları cilalı... Mayın eşeklerininse çoğu arazide yok olur!
Onlar, seyirci eğlendirmek için mânialardan atlamaya çalışmamıştır estetik adımlar ve ritmik titreyişler içinde!
Onlar, ardındakileri kurtarmak için basmıştır hep toprağa!



Özet: Ne ben İngiliz atıyım, ne sen anasınıfındaki kuzu...
Hiç kimse “eşek ol” demiyor bize; ama yine de biz birer “mayın eşeği gibi” olmalıyız: Her adım tedirgin; ha patladım ha patlayacağım endişesinde!
Dönme hakkımız var ölmeden önce, ama bırakamayız güle oynaya ardımızda yürüyenleri, mayın tarlaları içinde!

Stop
Muammer Erkul
27 Aralık 2009 Pazar



.

 

Yorumlar 

 
1 Ziyaretçi 28-12-2009 15:52
İngilizler için İngiliz atı gibi podyumlarda "kırıtmak" onurlu iştir.
Fakat bizim milletimiz için "mayın eşeği" gibi fedakâr olabilmek onurlu iştir...

Bu vazifeye lâyık görülmek, başlıbaşına onurdur aslında. Bu liyâkate lâyık olabilmekse her kişinin değil, "er" kişinin harcı sanırım...
Alıntı
 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval