Ateşe üflemek(!) [11 Aralık 2009 Cuma]
Fitne, ateştir!
Sarayları küle çeviren yangınlar gibi küçük bir çakmakla, korla değil; dilin damağa sürtünmesiyle başlar,,, ve, gönül saraylarını küle çevirir!



Seyyahın biri, Meriç kıyısında bulmuştu onu...
Küçüktü kız. Biçareydi. Bitliydi hatta ve korku dolu gözlerle bakınıyordu çevresine...
Kıyamadı, bırakamadı orada.
Payitahta giderken götürmek için, yanına aldı...
Yolda ona İstanbul’u anlatıyordu, sultanı anlatıyordu. Babasının gözbebeği olan evladı anlatıyordu. Ve maddi manevi bütün miras, söz ve belgelerle kati olarak kendisine devredilmiş olan halifeyi anlatıyordu. Masal sanılanların aslında gerçek ve gerçek denilenlerin de masaldan farksız olduğunu anlatıyordu...



Bir gün şehre vardılar.
Gül haneye güller yetiştiren; onların çiçeklerini okşayan, dikenlerini temizleyip yapraklarındaki bitlerini ayıklayan gülcü babalardan birine emanet etti kızı seyyah...
Fakat bir zaman sonra geri döndüğünde baktı ki; etrafında bir tuhaf çember var ama gülcü babanın bundan haberi bile yok!..
Ve fısıldaşanlar diyorlar ki:
Hakikatte sultan olan, bizim gülcü babamız!



Seyyah şaşkınlıklar içindeydi!
“Ben seni sultana doğru götürüyordum, sen ise sarayı bile görmedin, dedi kıza...
Has bahçenin dışında kalan bahçenin etrafını saran; sarayın dış bahçesinin surlarının hemen içinde mi bitireceksin yolculuğunu? Ve sultanın sarayına hizmet veren pîr-i fânîlerden birini padişah ilan etmeye çalışan şaşkınlara mı katılacaksın?..”



Meriç kıyısında bulunmuş olan kız, kendisini buraya kadar taşımış olan seyyaha acıyarak baktı...
Bir şu karşısında konuşanın sözlerini düşündü, bir de; “yüz binlerce teb’anın bildiğinden daha iyisini biz biliriz” diye ısrar eden, iki düzine fısıldak kadın ve bir düzine toy oğlanın kendisine anlattıklarını hatırladı!..
Seyyah ise; “kontrolsüz sevgi ateşinin de nasıl yangınlara sebep olabileceğini” düşünüyordu!
...........................
NOT: Devamı da var... Biraz daha geniş halde siteye de ekliyorum (muammererkul.com) adresinde bulabilirsiniz...
Stop
Muammer Erkul
11 Aralık 2009 Cuma
NOT: Okuduğunuz yazının devamı olan "Meyveler(!)" isimli yazıya, aşağıdaki adresten geçebilirsiniz:
http://www.muammererkul.com/index.php?option=com_content&view=article&id=2285:meyveler-13-aralk-2009-pazar&catid=30:2009&Itemid=48
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Elinize, yüreğinize sağlık... Gerçekten de fitne en büyük ateş... Masalımızda geçen Gülcü babayı sultan zannedenlerin yapacağı en doğru ve kolay iş, bunu gülcü babanın kendisine sormalarıydı belki...
A. S. Arvas