Domuzlar ve garipler -2- [29 Ekim 2009 Perşembe]



Deli dana hastalığına yakalananımız olup olmadığı ise açıklanmadı, zaten bunu kimse beklemiyordu...
Ardından kuş gribi patladı. Hem de öyle bir patlayışla sarsıldık ki; güvercinleri var diye camilerin önünden geçmez, kuşlar tünemiştir diye ağaçların altında oturmaz olduk! Martılara düşman, kümes hayvanlarına katil gözüyle bakmaya başladık... Ekranlarda, sümükleri akan, gagası yere değen birkaç hasta tavuk görüntüsü dönüp durdu aylarca. İnsanlar yumurta yemez oldu. Sonunda, zorlamalara dayanamayan köylüler; yemleneceğini sanıp sevinerek yanlarına gelen gül ibikli horozlarını, çilli tavuklarını yakaladılar, canlı canlı kireç kuyularına doldurdular veya üzerlerine benzin dökerek yaktılar ve kıydıkları can başına üç beş lira para aldılar!..



Çoluk çocuk bu “vahşet” görüntüleriyle yattı kalktı da; 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 ve 2008 yılları arasında, kuş gribinden toplam kaç can kaybetmişiz hiç soranınız, bileniniz var mı?..
Dört!.. Evet 4... D, ö, r, t... Onların da gerçekten kuş gribi mi yoksa insanların kendi pis’liğinden, dikkatsizliğinden mi kaynaklandığı tartışıldı durdu.
Halbuki geçenlerde, içinde dört kişi olan bir otomobilin üzerine geyik (bildiğin geyik) düştü, ama bir daha hiçbir arabanın üzerine geyik düşmesin diye tedbir alınmadı. Son 6-7 yılda kuş gribi için harcanan zaman, emek ve paranın trilyonda biri bile harcanmadı... Geyikler, kuşlar bir yana; düğünlerde eğlenen magandalarımızın avladığı, balkonlardan bakan çocuk sayısı bile her yıl başına 4’ten fazlaydı...



Ne magandaların parmaklarına iğne batırıldı, ne de düğün seyreden çocuklara çelik yelek ve miğfer giydirildi!
Halbuki bizim evin balkonunda (muhtemelen çaylak yavrusuydu) bulmuştuk, yemek verip su içirerek birkaç gün yaşatmaya çalışmıştık. Sonunda öldü hayvan. Ama bunu duyan doktorumuz; “riske giremem” diyerek, kuşu elleyen herkese bir hafta boyunca (çok da pahalı) bir ilaç kullandırtmıştı...

Bu konu bitmez, yarın yine devam...



Stop
Muammer Erkul
29 Ekim 2009 Perşembe


Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval