Cihad [15 Ekim 2009 Perşembe]
Bazıları “İslam adına” diye başlayan her lafın peşinden koşuyor ki, vah!
“Uçak kaçırıp gökdelene çakalım!”,
“Aykırı yazanları patlatalım!”,
“Her yerde eylem yapalım!"
İslam adına cihat ettiğini söyleyenler; İslam dininin “nasıl cihat edileceğini” bildirmediğini mi sanıyorlar? Hâlbuki devlet emri olmadan tetiği çekilen silahın namlusundan “terör” fırlar!
Ve terör, pazar ortasındaki bir zehirli yılan gibi kargaşa çıkarır ki; uyuyan fitneyi yılan gibi dışarı salmak haramdır!



Eshab-ı kiram arasına bile suikastçılar girmişti, büyük acıdır...
Haşhaşi’ler de “Müslüman” sınıfındaydılar. Ama Hasan Sabbah tarafından afyonlanıp katliama gönderiliyorlardı! Sultan Alparslan’ın veziri (fıkıh ve hadis âlimi olan) Nizam-ül-Mülk’ü bile onlar şehit etmişti. Ki adına “Alamut” denen kaleleriyle üzerinde durduğu dağlar altın olsa, boşluğu kapatılamaz bir devlet adamıydı...
Yani her “İslam adına” diyenin yaptığı iş cihat olmaz ve her “cihat yolcusunun” peşinden gidilmez! Ferdî müdahaleler çapulculuk olur; karışıklık, fitne, fesat olur...
Cihad; küfr ile iman arasına dikilmiş duvarı aşmak için “onu savunanlarla” yapılır!
Aydınlığı kapatan bu duvar ister batıyla doğu arasında, ister şu sayfayla bu sayfa arasında, isterse kendinle nefsin arasında olsun...



Tam 1300 yıl, parlak inancımız ile karanlık arasında duran duvarları yıkmak için cihad ettik: Mekke, Kudüs, İstanbul, Avrupa ve bütün kıtalar...
Kanla, gözyaşıyla, rahmet olan yağmurla, ama her duvar yumuşadı ve eridi. Küfrün kararttığı topraklarda iman nuru parladı; onu görüp tanıyanlardan İslamla şereflenmeyi tercih edenler oldu...
Fakat sonraki asırda...
Bizlerle “diyar-ı küfr” arasındaki her duvarı yıkılanlar, şeytanı bile şaşırtan yeni duvarlar inşa etmeye başladılar:
Bizler ile “inancımız” arasında!
(Devamı yarın.)
Stop
Muammer Erkul
15 Ekim 2009 Perşembe
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Çok teşekkürler...
GÜLCAN
Kaynak olarak gösterilecek ve anlamayanlara okutululacak bir yazı...
Allah Razı olsun abi. Kaleminin murekkebi devamlı ve büyüklerin duası [senin ve hepimizin üzerine] olsun...
ALPER