Pansuman! [07 Mart 2008 Cuma]
Kelimeler, göze değer.
Ama içindeki manalar; en gizli, en ince, en ulaşılmaz yerine tesir eder insanın...
En dokunulmazına ulaşmış biri, işte bu yüzden sanki en yakının olur, onu hiç görmesen bile... Onu, bunun için seversin...
Yine bunun için, söyleyen de sever; sözünü verdiği, yani kendinden manalar akıttığı kişiyi... Sanki bir annenin, sütünü verdiği yavrusu gibi! Fakat diliyle değil, kalbinden söyleyen...



İşte sen, böyle bir özel’sin benim için...
Biliyorum senin için özel de olduğumu ve zaten sözüme bunun için kulağını açtığını biliyorum...
Sen de artık; yarının daha güzel olacağını, biliyorsun... Seni affedeceğim hiçbir şey olmadığını; çünkü bana karşı yapabileceğin her şeyi, henüz sen yapmadan affetmiş olduğumu biliyorsun! Öylesine, rahatsın...
Ve zaten rahat ol; çünkü dün nasılsam sana, yarın da aynı olurum... On sene evvel ne kadar yakınsam, on sene sonra da aynı mesafede dururum...



Geçecek bütün sıkıntılar, buna çok inan... Canımsın... Üzülmeni istemiyorum. Ama her şey tecrübe; demek ki lazımmış bu sıkıntılar: Dişler birleşip kederle kenetlenince; eller birleşip parmaklar kenetleniyor... Nihayeti güzel olsun inşallah...
Son söz, mü?
Her zaman, u-m-u-r-u-m-d-a-s-ı-n...
Çünkü sen, çok kıymetlisin! :)



Bir de şunu bil ki benim güzel bebeğim;
Bebekler ne verirsen onu alır, onu emer, onu yutar ve onunla doyar... Bedenleri senin seçtiğin gıdalarla beslenir ve ruhları, bedenlerinin beslendiği gıdaların seçimine göre inkişaf eder... Anne melek, bebek melek, erkek melek olmaz, öyle denmez; çünkü meleklerin cinsiyeti olmaz!..
Bebeklere, günah işlemedikleri için; iyilik yapanlara, işlerinde hayır olduğu için; söz dinleyenlere, itiraza tevessül etmedikleri için “meleğim” denir...



Bitkilerin öz suyu vardır;
Kurtlar, böcekler kökünü yer, arılar balını alır, ayılar ise basıp çiğner!
Sen tatlısın, ballısın;
Ağlasan şerbet sızar!
Onun için sakın başkasına ağlama; bana söyle, bana anlat, bana dinlet, bana ağla!
Çünkü benim canımsın...
Stop
Muammer Erkul
07 Mart 2008 Cuma
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Rânâ Altay
Son söz, mü?
Her zaman, u-m-u-r-u-m-d-a-s-ı-n...
Çünkü sen, çok kıymetlisin! :)"
Pansuman o kadar iyi geldi ki Muammer abim. Size çoook teşekkür ederim. Mutluyum, umutluyum :)))))
Halâ kanamaya devam etseler de inanın bu yazı
çok iyi geldi ilaç gibi.
Umurumdasın ve ihtiyacım olan cümleler
yazılarında mevcut. Bütün sevgi ailesinin de
aynı hissedip düşündüklerine inanıyorum.
Soruyorum kendi kendime neden biz insanoğlu
bu kadar "sevgiye aç ve muhtacız" diye ...
Gülen yüzün solmasın, yazan elin durmasın.
Savaşçı... :-))
Taşa sarıp kelimeleri, kırılacak yeri kalmamış gönüle fırlatmak mı artık sevgi?
Bal sızdı...
Şerbet sızdı...
NEŞE K.
Peki, "can" bildiğin canan, "can" olmak istemez ise artık; "can"ını alarak..?
Olsun..!
Sen yine benim canımsın...
MEHMET
Çok mudur "dün nasılsam sana, yarın da aynı olurum...
Geçecek bütün sıkıntılar, buna çok inan...
Üzülmeni istemiyorum." demek ve bunu hissettirmek?
Ağlasan şerbet sızar; ağlasam şerbet sızar mı?
Sızan şerbet bir "tatlı"ya tat olur mu?
Son söz, mü?
Her zaman, u-m-u-r-u-m-d-a-s-ı-n...
Çünkü benim CANIMSIN...
SIRT ÇANTASI
YARALI
Bu yazınızın yeri bende bambaşkadır. Önceleri ne yalan söyleyeyim yazılarınızı zor okurdum, bitse de gazetenin sayfasını çevireyim derdim. Meğersem düşmek gerekliymiş eşekten aynı şiddette...
Şimdi her yazınızı büyük bir merakla bekliyorum. "Beni yazmış yine" diyorum hatta çoğunda da :-)
Şimdi durum nasıl biliyor musun Muammer abi?..
Bir elimde "Pansuman" aletleri, bir elimde "harab olmuş gönlüm"...
Ne yapayım?
Tamir mi edeyim tamir mi edileyim? :sad:
NEŞE KARHAN
[Birileri rastladıkça, ilgili yazıların altındaki yorum kutularına atıyor, siz de yapabilirsiniz, çok iyi olur... SİTE]
SULTAN GÜL
Bitkilerin öz suyu vardır;
Kurtlar, böcekler kökünü yer, arılar balını alır, ayılar ise basıp çiğner!
Sen tatlısın, ballısın;
Ağlasan şerbet sızar!
Onun için sakın başkasına ağlama; bana söyle, bana anlat, bana dinlet, bana ağla!
Çünkü benim canımsın...
:-)
Sızıntı...mart/08
Sevgi dolu yürekler, hep sevgiyi yazarmış,
Her kabdan dışarıya, içindeki sızarmış...
CAM PARÇASI
Yahu... Bazen tek başıma dolaşıyorum sitede... Nerelere gitmiş bu Sevgi Ailesi diyorum... Pikniğe mi yoksa yaralarını "pansuman" ettirmeye mi? Bu gün Pazar ya, ya pikniğe, ya da acile.. :-)
KADİR ÇETİN
Muammer abi,
Bu sabah, "Kıymetli organlar" isimli yazınızı okuduktan sonra, beni aldı bir gülmek ki sormayın. Eşim, neye gülüyorsun bu kadar, deyince yazınızı gösterdim. Okudu ve; gayet ciddi bir yazı ne var bu kadar gülecek, dedi.
Sonra ona, önceki "Pansuman" isimli yazınızı gösterdim onu da okudu ve yine gayet düşündürücü bir yazı, sinirlerin mi bozuk senin dedi. Ve daha sonra ona, ondan da bir önceki (Çaylı) yazınızı hatırlattım. Muammar abi dedim, Çaydanlık mevzusundan sonra "Pansuman"ı yazınca, ben de acaba darbeyi nereye aldı diyordum, meğer karaciğerineymi ş dedim:-))
Sevgili Muammer ağabey, yazılarınızın hepsini elbette aynı ciddiyetle okumaktayım fakat mazur görün çünkü siz beni/bizi düşündürmeyi seviyorsunuz, ben de sizi güldürmeyi:-))
Saygı ve selam ile...
Muammer Erkul'un yorumu:
Bak şimdi ben senin beyini senden daha çok sevdim... Çünkü sen canının istediği gibi anlıyorsun, o ise anlamaya çalışıyor. Erkek adamın hali başka, diyeceğiiim, olmayacak!
:-)
SULTAN
Pansumanın halinden pansumanlı anlar demek geldi içimden...
ŞULE
Nihayet kavuştum, şükür (Net gittiydi de).
Abim yüreğine sağlık, döktürmüşüz yine:-) İyi "pansuman" oldu hani:-)
Senin yazıların niye bu kadar etkiliyor acep beni:-)
Muammer Erkul'un yorumu:
Hepimiz bir yerlerden etkileneceğiz tabii ki.
Mıknatıslanma olacak ki; çekileceğiz bir yerlere doğru, değil mi?..
Önemli olan "kimin" etkilediği değil; "ne yana" doğru çekildiğin; yani eğriye mii doğruya mı!..
Sevgiler:-)
HÜSEYİN
"Pansuman"ı sevmeyen var mı ki?.. Herkes gibi ben de hoşlandım çünkü yaram vardı... Pansumanı yapan el de Muammer abinin eli olunca doyumsuz bir haz yaşadım doğrusu:-)
Birkaç gündür sitemize girememiştim, özlemişim. Herkese selamlar, sevgiler...
Muammer Erkul'un yorumu:
:-)
KARANFİL
Herkese cici akşamlar:-) son eklenen yazıları okudum da annem çay hikayenize bayıldı:-) Ben en çok "pansuman"ı beğendim.
Kaleminiz dert görmesin, ne diyeyim:-))
KÜBRA
Kıymetlisin, tatlısın, şekersin, vazgeçilmezsin, ballısın, meleksin, cansın, sen herşeysin...
Seni Seviyorummm...
Muammer Erkul'un yorumu:
Haaydaaaa!..
Fesubhanallah... Ne okudun da böyle coştun birden bire?..
"Pansuman" mı iyi geldi sana da?
:-)))
ŞİFA
Oy Muammer abi, oy..
Ne güzel yazmışsın yine; "pansuman"
İyi ki varsın...
Muammer Erkul'un yorumu:
Ben kendi yaralarıma pansuman yapıyorum, fakat sen şifa bulduğunu söylüyorsun Kezban...
Demek ki insanlar çok, ama yaralar belli!
Değil mi?
:-)))
KEZBAN