Miyav -2- [21 Aralık 2008 Pazar]
Cam Fabrikası grevdeyken 2, 3 aylıktı ve onu lojmanların kapısındaki gözcüler besliyordu. Grevciler gidince kedi kaldı. Çünkü bizim apartman, nöbet beklenen kapının hemen karşısındaydı… Böylece Minnoş büyüdü, önce anne sonra anneanne ve sonra mahallenin büyük büyük büyük ninesi oldu! Kendi adıyla anılan ve kendi gibi uzun yaşan ilk kızlarından biri, 12 yıl sonra aynı evde tekrar oturduğumuz senelerde mahalledeydi…
Minnoş bizim apartmanın ikinci kedisiydi. İlki, rahmetli Mehmet amcanın kedisiydi ki hayvan, cenazeden sonra günlerce karyola dibinde, sahibinin terliklerini koyduğu yerde aç susuz yatmış… Sonra da evden çıkıp gitmişti. Günler sonra onu eski bir bina oyuğunda görmüştüm, çok zayıf ve kirliydi. Bakışmıştık ama bana cevap bile vermemişti…
Bu vefa ve güçlü bağlılığın örnekleri saymakla bitmez. Önceki sene vefat eden sokağımızın dedelerinden birinin kedisini de (başka mahalledeki) mezarlıkta görmüşlerdi. Nasıl bir histir, bilinmez; zaten sonra kendisi de kayboldu!



Hüzünlü bir “miyav” oldu sanırım bugünkü… Öyleyse önümdeki notlardan bir kaçını aktarayım size: 1950 yılında dağcıları izleyen bir kedi, İsviçre Alplerinin (4.478 metre) zirvesine çıktı… Kediler karanlıkta insanlardan 6 kat daha iyi görürler… Kedilerin bıyıkları son derece duyarlıdır, böylece çevredeki ani hareketleri hemen algılarlar… Dünyada 33 farklı ırktan çoğalan 500 milyondan fazla evcil kedi vardır… İngilizce’de “cat”, Fransızca’da “chat”, Almanca’da “katze”, İspanyolca’da “gato”, İtalyanca’da “gatto”, Japonca’da “neko” kedi için kullanılan kelimedir… Kediler 185 derecelik bir görüş açısına sahiptirler… 1949-64 arasında Britanya Pasaport Dairesi’nde kadrolu çalışan Peter isimli kedinin yılda 6.5 sterling maaşı vardı… Kedilerin köprücük kemiği yoktur ve böylece kafalarının sığabildiği yerden geçebilirler… Bir kediyi okşamanın kan basıncını düşürdüğü bilimsel olarak ispatlanmıştır…
Kediler insan ve köpeklerden daha iyi duyar… Londra’da bir stadyumda “görevli” kedinin 6 yılda 12.500 fare avladığı rapor edilmiştir… Bir yavru kedinin sağlıklı bir yetişkin olabilmesi için en az 3 ay annesiyle bulunması gerekir.
Stop
Muammer Erkul
21 Aralık 2008 Pazar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Şöyle bir düşününce ibret alınacak ne çok hal var. Zaman zaman ademoğlu da mı nankör oluyor ne :-) Hayvanlarla ilgili ilginç bilgiler okudum ama hepsini buraya yazamam bu buyrun arzu eden okusun: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2695
KEBİKEC
YALNIZ KURT VURAL
MELİKE
Dur sana ablamın ilk kedi arkadaşını (kocasını) anlatayım, siteye yayınla:-)
Ablam daha 2-3 yaslarında. Ben yeni doğmuşum... Haliyle ilgi azalmış ya da daha onunla oynayacak yaşa gelmemisim. Yani arkadaşsızlıkta n bir kedi ile arkadaş olmuş ve evcilik oynuyorlar bahçede...
Bahçede evcilik oynarken. Akşam olmuş, yatma saati gelmiş... Kediyi kucakladığı gibi yatağa:-)
Koca kedi nolacak, istediği zaman yatar. Yüzüne bir tırmık atıp kaçmış!..
Yüzü kanlar içinde kalan ablam neden huysuzlandını anlayamamış kedinin tabi!..
Belki de yaptığı yemeği beğenmediğini düşünmüştür:-)
İlk ve son kedi tırmığı (koca tokatı) yemiş:-) Vakitsiz yatalim, dedi diye:-):-) hehe...
Bu kadar güzel anlatılır yani. Ablam bile şaşacak bu hikayeye.
Hep senden bulaşıyor bu güzellikler:-) farkındasın de mi canım?..
MELİKE
(En az tatlı hatıralarımız kadar, acı hatıralarımız da oluyor kedilerle ilgili... İnsanlarla içiçe yaşayan bir mahluk olduğu için belki de...)
Anneannemlerin evinin civarında büyümüş bir kedi ilk defa yavrulamıştı. İki tane çok tatlı yavrusu olmuştu... Ama yavrularını emzirmeyi becerememişti; öyle söylemişlerdi anneannemler, "ilk yavrusu ya" demişlerdi... Yavruların başında dolaşıyordu sık sık, onların açlıktan inlemelerine üzüldüğü de belliydi ama bir türlü emziremiyordu... Süt içirmek için çok uğraşmıştım ama içememişlerdi... Eve getirip biberonla beslemeyi denemek istemiştim, belki içebilirler diye düşünüyordum ama buna da ev halkından izin alamamıştım... Çok üzülmüştüm onlar için hiçbir şey yapamayışıma ve günlerce ağlamıştım... Öylece, açlıktan ölüp gitmişlerdi o yavrular... Bu da benim hâlâ içimi acıtan bir kedi hatıram...
KARANFİL
Bütün sevgi ailesine selamlar...
ZEKİ