İşaret kınaları [07 Aralık 2008 Pazar]
Bayram yaklaşınca sürüler görülür olmuştu. Kurbanlık seçmek isteyenlerse mezarlık yanındaki düzlükte çobanlarla konuşup mal sahipleriyle el sıkışıyordu.
Koyunlar ürkmesin diye arabasından uzakta indi adam. Üç beş müşteriyle birkaç çocuk vardı sürünün başında. Boynuzlarından tutulmuş koçlar hakkında konuşuyorlardı.
Başka bir koçu çeken çobana selam verdi adam:
-Hangileri kurbanlık? Biraz dolaşacağım aralarında…
-Dolaş ağabey. Kurbanlıklar işaretlidir; bak, ensesi kınalı olanlar!.."



Yavrular, anneler, damızlıklar filan işaretsizdi. Ayrılanlarsa işte belliydi; boynuzlarının hemen arkası, enseleri kınalanmıştı. Kurban için verilecekti onlar… Girdi aralarına. İnsana yaklaşmayanlar da cana yakın olanlar da vardı. Elini uzatınca, koçlardan biri geldi; avucunda yalanacak tuz var mı diye kokladı. Adamın avuç içi, koçun buharlı soluğundan nemlendi…
Çöktü adam. Koçun çenesini kaşıdı, kınasını okşadı. Bu kınalılar koca sürü içinde besbelliydi.
-Kendi enselerindeki işaretleri görmüyorlar! Bilseler, acaba ne yaparlardı, diye mırıldandı… Evet, onlara daha çok sevgi, ilgi, şefkat göstermek lazım…
Sonra derin bir soluk alarak, kendisine bakan koçun kara gözlerine döndü;
-Benim gördüğümü görseydin… Yani “kurbanlık” diye işaretlendiğini, yani bu sene öleceğini bilseydin acaba ne yapardın, dedi… Tam o sırada;
-İnsanlar, sadece koyunların enselerindeki işaretleri görüyorlar, dedi koç!.. Hâlbuki insanlardan da her sene ölecek olanlar işaretleniyor… İster misin, kimlerin işaretli olduğunu öğrenmek?.. Söyleyeyim mi hangilerinizin bu yıl içinde öleceğini?..



-Rahatsızlandınız mı, dedi çoban… Çökmüşsünüz. Biraz da renginiz solmuş. Su filan ister miydiniz?..
-İstemem, dedi adam!
.....
NOT: Bayramınızı tebrik ederim… M.E. :)
Stop
Muammer Erkul
07 Aralık 2008 Pazar
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
(www.dinimizislam.comdetay.asp?Aid=3532)
Hadis-i şerifte, (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) buyurulmuş... Bu yazı ile gerçek bir kere daha "dank" etti, ama malesef acizlik böyle bir şey olsa gerek bu hakikati kurban olacağı için üzüldüğüm koç kadar anlayamıyorum... Anlasan bile
Bir de emredildiği için kurban olmanın tadı da başkadır...
Hürmetler :-)
KEBİKEC
MELİKE
İYİ Bayramlar...
İZMİR'DEN SEDAT ABİ
Okuyan herkesin de renginin solacağı bir yazı bu... Allah ölüme hazırlıklı olmayı nasip etsin inşallah...
NURSAL
Bayramın bayram ve mübarek olsun abim...
Babaya ve tüm aileye sevgiler...
HATİCE E