Önemli olan... [16 Kasım 2008 Pazar]



Tabu­nun ve ta­as­su­bun çe­şit­li kar­şı­lık­la­rı var­dır, her­ke­sin söz­lü­ğün­de. Ama yi­ne de her­kes ken­di söz­lü­ğü­nün ke­li­me­le­ri­ne ba­kar ve oku­du­ğu her ke­li­me­den yi­ne ken­di­ne gö­re ma­na­lar çı­ka­rır...
Hâl­bu­ki... Ta­bu­lar; ta­but­lar gi­bi­dir, di­mağ­la­rın dı­şın­da...
Dü­şün­ce­ler­se, bu ta­but için­de kal­mış si­nek!
Ha­yal, ta­bu­tun “dı­şı­nı da” me­rak et­mek... Me­rak et­mek­se; kor­ku ile yüz­leş­me­nin ka­yı­ğı!
Ha­yal et... Me­rak et... Ki, kor­ku ile bü­yü­me; çün­kü kor­ku­nun, ece­le fay­da­sı yok!



Ecel; ‘öcü’dür ço­ğu­na gö­re;
Çün­kü “öcü­le­ri öl­dü­ren­ler” için uy­sal­la­şı­yor an­cak, ölüm! 



Bir de­niz fe­ne­ri yi­ne de­niz fe­ne­ri­dir ve bir mey­dan hey­ke­li yi­ne mey­dan hey­ke­li­dir; sis için­de de, gü­neş al­tın­da da!..
Al­tın ise al­tın­dır; bi­lek­ler­de ışıl­dar­ken de, bu­lun­ma­mış de­fi­ne san­dı­ğın­da da... Ya­ni, ger­çek olan, za­ten ger­çek­tir...
Bir ger­çe­ği sak­la­mak, ört­mek, yan­lış an­lat­mak, baş­ka zan­net­tir­mek; onun “ger­çek” olu­şu­nu ve “ger­çek ni­te­li­ği­ni” de­ğiş­tir­mez! Kö­mür de kar­bon­dur, el­mas da... Kö­mür de yer­den çı­kar­tı­lır el­mas da... Fa­kat or­ta­ya çık­tı­ğı za­man; el­mas ger­dan­la­ra ta­kı­lır, kö­mür ise ateş­le­re atı­lır! 



Al­tın ne kay­be­der ça­mu­run için­de?.. Bir ce­set, ne ka­dar sak­la­nır ta­bu­tun­da? Bir ger­çek, ne ka­dar mum­ya­lı ka­lır?.. Ger­çe­ği sak­la­mak; onun “ger­çek” olu­şu­nu de­ğiş­tir­mez! Sak­lan­mış bir ger­çek; sak­lan­ma­mış bir ger­çek­ten ne da­ha az ger­çek­tir, ne de da­ha çok ger­çek!.. 



Bir adım atar­sın... Ve adım at­tı­ğın o aya­ğı, adım at­ma se­vin­ciy­le çi­vi­ler, yo­la ça­kar­sın... Ta­as­su­bun bir ifa­de­si de bu­dur! Ta­bu ise, ta­pu­su gi­bi­dir ta­as­su­bun!
.....
Ta­bu­lar, ta­but­lar gi­bi, di­mağ­la­rın dı­şın­da; ya­ni di­ma­ğın ta­but­la­rı, ta­bu­lar!
Hâl­bu­ki... Bir ta­bu­tun için­de­ki ölü ne da­ha az ölü­dür oda­sı ka­rar­tı­lın­ca, ne da­ha çok ölü­dür!
Dü­şün­ce­nin ta­bu­lar­dan kur­tul­ma­sı, ta­but­lar­dan kur­tul­ma­sı;
..önem­li olan bu­dur!



Stop
Muammer Erkul
16 Kasım 2008 Pazar


Yorumlar 

 
2 Ziyaretçi 15-11-2008 17:49
Tam da BÖYLE bir zamanda yazılan BÖYLE bir yazı, anlayabilen için ne kadar da manidar oldu...
Tekrar tekrar okuyalım lütfen bu yazıyı ve okutalım...

GÜLSÜM
Alıntı
 
 
1 Ziyaretçi 15-11-2008 07:26
Gerçekten sarsıcı, fark ettirici bir bakış açısı... Bu yaştan sonra tabu ve tabut mafhumlarını, manalarını böyle yakın gösterdin bana.
Eline sağlık yavrum, gözlerinden öperim...

AHMET SEZGİN
Alıntı
 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval