İçindeki hekim [23 Ekim 2008 Perşembe]



Han­gi has­ta­ne­ye git­sen de bi­lir­sin ki; has­ta­sın! Ken­di­ne ya­pış­tır­dı­ğın “has­ta” eti­ke­tiy­le gö­rüp, gös­te­rir­sin bu­nu. Ait ol­du­ğun şeh­rin sim­ge­si­ni ta­şı­yan bir pla­ka gi­bi­dir ki bu “has­ta”lık; çu­va­la sığ­ma­yan mız­rak gi­bi sa­na da, et­ra­fı­na da ba­tar!
Bu­gün, aku­punk­tur­dan bah­se­de­ce­ğim. Çün­kü aku­punk­tur; bir ağa­cın sa­de­ce has­ta da­lı­na ilaç sık­mak ye­ri­ne, kö­kün­den ener­ji­yi ver­mek, de­mek­tir! Za­yıf­la­yıp kı­rı­lan dal; vi­ta­min­li ça­mur sa­rı­la­rak ona­rıl­sa bi­le bu­nun di­ğer dal­la­ra fay­da­sı yok­tur. Hat­ta bir ta­raf te­da­vi edi­lir­ken bel­ki de has­ta­lık di­ğer böl­ge­ler­de ge­li­şir. Ça­re­nin yo­lu ise “ağa­cın bir bü­tün ol­du­ğu­nu” dü­şün­mek­ten ge­çer!



Tıb­ba bü­yük say­gım var. Türk tıb­bı­nın beş yıl­da ulaş­tı­ğı se­vi­ye­yi ise on yıl ön­ce ha­yal bi­le ede­mez­dim. Fa­kat “tıb­bın; be­yin cer­ra­hi­sin­den ıh­la­mur ça­yı­na ka­dar bir bü­tün ol­du­ğu­nu” an­la­mak la­zım! Mi­sal; tü­mör te­da­vi­sin­de yol alı­nı­yor di­ye ko­ru­yu­cu he­kim­li­ği unut­ma­mak la­zım! Uçan ku­şu mu ge­tir­mek ko­lay, yok­sa ka­çan sağ­lı­ğı mı; iyi dü­şün­mek la­zım!..



Ço­cuk­lu­ğum­dan be­ri me­rak et­ti­ğim ger­çek aku­punk­tur­la be­ni Dok­tor İs­ma­il Ma­raş ta­nış­tır­dı. Onun ara­la­dı­ğı ka­pı­dan gör­me­ye ça­lış­tım şu in­ce­cik gü­müş iğ­ne­le­rin sır­rı­nı! Bu, bu bir giz­li âlem ki; gök­le­rin­de pı­rıl pı­rıl yıl­dız­lar var ve ya­zar­ken bi­le içim­de pır pır uçu­şu­yor kuş ka­nat­la­rı!.. Türk­ler­den Çin­li­le­rin al­dı­ğı, on­lar­dan da dün­ya­nın işit­ti­ği aku­punk­tu­run tek­rar ha­ya­tı­mı­za dâ­hil ol­ma­sı için sa­nı­rım on se­ne ka­dar za­ma­na ih­ti­yaç var.



Bu sa­bah zih­nim­de par­la­yan iş­te buy­du: “Has­ta” pla­ka­sı­nı ken­di­ne vi­da­la­mış ola­rak, “aku­punk­tur” ya­zan ka­pı­dan gi­ren bi­ri; “hoş gel­din sağ­lı­ğı se­çen ki­şi” me­sa­jıy­la kar­şı­la­şır ya; iş­te sa­de­ce bu bi­le in­sa­nın sağ­lı­ğa yü­rü­me­si için ko­ca­man bir adım­dır... Eğ­ri büğ­rü gi­ri­len ka­pı­dan dim­dik ayak­ta çık­mak ha­ya­li­dir... “Öl­mez­sen de­ğiş­ti­ri­le­cek” ilaç­la­ra mah­kûm kal­mak ye­ri­ne; Çin’de de­ğil, için­de; ken­di için­de, se­ni bek­le­yen...
Ve se­ni ger­çek­ten se­ven bir he­kim ol­du­ğu­nu keş­fet­mek, bul­mak ümi­di­dir!..



Stop
Muammer Erkul
23 Ekim 2008 Perşembe


Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval