Dünyanın tam ortası [14 Eylül 2008 Pazar]



Türkiye’nin ortasındaki Akşehir’in ortasındaki mezarlığın ortasındaki meydanın ortasındayım... İşte burası, dünyanın tam ortası! “İnanmayan varsa ölçsün de görsün!” demiş bir zamanlar Hoca’mız...
Nasreddin Hoca bu sözüyle insandaki benliğe dikkat çekmiştir belki ince dersler vererek. Hem zaten biliyorsunuz; o bir müderristi. Yani medresede eğitim veriyordu, derin ilim sahibiydi. Üstelik velî bir zattı. Şehir halkı da, talebeleri de kendisini çok seviyordu. Nükteli sözleri, ince mizah tarzında öğütleri vardı. Ders saati bittiğinde bile öğrencileri peşini bırakmaz, biraz daha öğrenmek için ardı sıra yürürlerdi. O ise öğrencilerine sırtını dönmemek için, bineğine ters oturur; böylece evine varıncaya kadar ders devam ederdi...



Mezartaşı “tersten” okunduğu zaman vefat tarihi bulunan Hoca’mızın “duvarsız” türbesinin kapısında koca bir kilit!.. Bu da ince derslere, ibretlere bir başka örnek...
Akşehir, Nasreddin Hoca ile bütünleşmiş. Otobüs terminali bile yerküre şeklinde tasarlanmış ve tam tepesinde eşeğine ters oturmuş Hoca var... Size bir sır fısıldamamı istersiniz değil mi? Ömrünüzün sonuna kadar, her ne zaman Nasreddin Hoca’nın eşeği üzerinde ters otururken resmini görseniz; onun, ilme ne kadar önem verdiğini ve ayrıca boş zamanlarını değerlendirmekte nasıl titiz davrandığını, hatırlayın!..
Belli ki bu samimiyeti yüzünden sanki talebeleri gibi ondan dersler almaya devam ediyoruz hâlâ...



Bir yanda “doğuran kazan”, bir yanda “göle maya”, diğer yanda başka fıkralar. Akşehir’in pek çok yerinde onun nüktelerini anlatan heykelleri var. Akşehir sokaklarında gölgelerimiz karışıyor, onunkilerle sarmaş dolaş oluyor... Bakıyorum ki ağaç dalının üzerinde bindiği dalı kesiyor. “Hocam, düşeceksin” diye sesleniyorum!.. Fıkra, onun; “düşeceğimi bildin, öleceğimi de bil” demesiyle devam eder, ama...
Yok Hocam, sen ölecek olsaydın şimdiye kadar çoktaan ölürdün. Senin sözlerinde başka türlü bir tesir var!
.......
(Bu konu daha geniş ve resimli olarak Türkiye Çocuk Dergisi’nin bu ayki sayısında var. Yakında www.muammererkul.com adresinde de yayınlayacağız.)



Stop
Muammer Erkul
14 Eylül 2008 Pazar


Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval