Anlamak [15 Aralık 2006 Cuma]



Bu yazıyı okuyunca “anladım” diyeceksin.
Anlamış da olacaksın...
Biliyorum anlamış olacağını; çünkü aynı konuyu daha önce konuşmuştuk. O zaman da anladığını söylemiştin. Anladığın da belli oluyordu gözlerinden...
Yani biz, sonra tekrar konuştuğumuz zaman bu konuyu, sen yine anladım diyeceksin ve anladığın da yine belli olacak. Her defasında!..
Şimdi, buraya kadar anladın mı, yani anlatabildim mi?..
Anladığını biliyordum zaten, doğrusu da buydu... Evet, hiç beklemiyordum ki “anlamadım” cevabını...



Anlamak, uzun bir yoldur belki de...
Duyunca anlarsın, bakınca anlarsın, görünce anlarsın, sorunca anlarsın, dinleyince anlarsın hep ama hep anlarsın...
Sanırsın ki;
Son anladığın zaman ne anlamış isen ilk anladığında da aynısını anlamıştın!



Anlamak; sel gibi gelmez, öyle gelse önünde durulmaz!..
Anlamak; bir kova su gibi de dökülmez insanın üzerine!
Anlamak; ahmakıslatan yağmurundan bile incedir!..
Anlamak, havadaki nem gibidir. Hani insanın derisinden derînine işleyen...
Anlamak; solumak gibidir. Her nefeste içinde yanmasıdır havanın; ama kimseler, hatta sen bile fark etmeden!..



Anlamak, ısı gibidir bir de hani... Anladıkça ürperirsin, anladıkça terlersin, anladıkça üşür, anladıkça titrersin...
Belki de bunun için anladıkça ağlar insan veya ağladıkça anlar!



Anlamak uzuuun bir yoldur, yol... Göz açılıncaya kadar devam eder!
Yol biter, göz açılır. Bir bakarsın her şey meydanda... İşte görmektesin, karşındadır gözden gizlenenler!..
Öyleyse, nedir anlamak;
..eğer yolculuk değilse?..



Ben sana söylemiştim az önce, bu yazıyı okuduğun zaman, anlayacağını. Senin de zaten anladığını söyleyeceğini. Üstelik anladığının gözlerinden bile görüleceğini...
İşte şimdi sen; anladığını anlıyorsun, anladığını söylüyorsun ve anladığın görülüyor...
Hatırla! Aynı konuyu konuşmuştuk. Konuştuğumuz her şeyi anlamıştık ikimiz de... Hatta bir önceki konuştuğumuzda yine anlamıştık, daha öncekinde de, ondan evvelkinde de...
Bu iş, nasıl oluyor?
Daha önce anlamışsak, peki şimdi neyi anladık böyle pırıl pırıl?
Tekrar ve tekrar ve tekrar kereler daha anlayacaksak bu konuyu, acaba şu an ne kadarını anladık?..



Anlamayı anlamak bile anlamayı istemek sayısınca basamak demekse bu merdiven nereye çıkar?
.....
Bir de diğer konular var...
Bizim kendilerini anlamamızı bekleyen ve çıktığımız her basamakta, uzaktan ve bizim adımıza boyun bükerek seyrimize bakan konular...



Anlamak zor iş mi sence? Anlamak için önce anlamayı mı anlamak lazım?..
Peki anladın mı anlamayı?..
Haklısın, ben de anladım!



Stop
Muammer Erkul
15 Aralık 2006 Cuma


Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval