Çarpılmak [08 Aralık 2005 Perşembe]



Damarları titreyen bir ihtiyar teyzeciğin, yorgun ve hassas kalbinin ritmini ölçen cihazlar elektrikle çalışır...
Doğum yorgunu minicik bebeklerin konduğu kuvözlerin ısısı da elektrikle ayarlanır...
Mayına basmış askerin saatler süren ameliyatı bol ışık altında yapılır, her sinir doğru yerine dikilebilsin diye...
Ve yavukludan gelen mektup, yirmibeşinci defa okunur: Küçük bir odada... Gecenin en geç saatinde... Her okuyuştan önce öpülerek, koklanarak... Ama parmaklar da lambanın düğmesinde, ve kulaklar bir tavşan gibi dikilmiş olarak;
...duyulacak ilk kıpırtıda elektriği kapatmak için!..



Bazı kaideler değişmez:
Elektriğin suçu değildir, priz deliğine sokulan parmağı çarpmak!
Çarpılacağını bilen de çarpılır, bilmeyen de... Fakat bunu bilen/düşünen/anlayan, enerjiyi/voltu/akımı indirecek/azaltacak/süzecek yalıtkanlar/aracılar/vasıtalar kullanır...
Bilmeyen/umursamayan/hafife alan?
Kömüre döner!..



Değişmez bazı kaideler...
Eğer verdiği rahatsızlık dayanılamayacak kadar çok değilse, değişmemesi de lazımdır!..
.....
Bir antrenörün en fazla bağırdığı; en çok gol/sonuç beklediği oyuncusu/elemanıdır...
En tecrübeli/usta boksör; en fazla yumruk yiyen boksördür...
Kaç kere düştüğünün artık hatırlanmadığı gündür; bir bebeğin yürümeye başladığı gün!..
Kurmalı arabaların gideceği mesafenin uzunluğu; içlerindeki zembereğin sıkıldığı kadardır...



Ne yapmak istiyorsun?..
Bu arzuya ne kadar kuvvetle bağlısın?..
Biliyor musun ki, aşkının büyüklüğü;
...seni yaktığı kadardır!..



Hekimin başarısı, ne kadar çok ilaç yazdığıyla değil;
Verdiği ilacın, derde ne kadar çare olacağı ile ölçülür!..
.....
Frenleri, bir arabayı; “durması gerektiği zaman” durduruyorsa frendir!
Hatta, vasıta;
...durması gerektiği an durabiliyor; yürümesi lazım olunca yürüyebiliyor; hızlanması gerektiğinde hızlanabiliyorsa vasıtadır!..



Kaidelerin değişmediğini öğrenmek; onların değişip değişmemelerine tesir etmez... Bizim rahat etmemize yarar!
Elektriğin suçu değildir ki priz deliğine sokulan parmağı çarpmak!
Çıplak tele dokununca çarpılacağını bilen de çarpılır, bilmeyen de...
Tedbir almak;
...çarpan için değil, çarpılabilecek olan için lüzumludur!



Stop
Muammer Erkul
08 Aralık 2005 Perşembe


 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval