Tek el çok ayak [11 Kasım 2005 Cuma]



Dizginleri-iplerin ucunu tutması gerekenlerden bazıları; basit urgan ve kalın halatları bile kendi tek elleriyle tutmaya çalışırsa ne olur, diyerek açmıştık ya konuyu... Hadi devam edelim:
.....
Biliyor musunuz; herkes, kendi tepesindeki kimsenin tavrına bakıyor ve gelecek işte buna göre şekilleniyor!



Masalar hayal edin şimdi; kurulmuş işyeri/işler yerine...
.....
Bacaklar üzerinde yükselmiş olan bazı masa tahtaları;
...her bacağın tepesine çiviler sokup...
“...bunlardan her birini, kendisinin ayakta tuttuğunu” söyleyip duruyor...
.....
Haklıdır, ya da haksızdır... Ama, (ben olmasam sen olmazdın, edasında) bu fikrin sıkça söylenmesiyle çürüyen her bir bacak, günü geldikçe terk ediyor masayı ve kooskocaman masa tahtası çamuru boyluyor... cilası bozuluyor... ıslanıp kabarıyor... ve, yok oluyor!..



Bazen de ayaklar görüyorsunuz...
Her birinin üzerinde; bütün ayakları tutan bir tahta olduğu halde...
Ayrıca...
Her bir ayağın altına da; (kendisi tek başına kalsa bile, ayakta kalıp devrilmeyeceği şekilde tahtalar, plakalar monte edilmiş...
.....
Güzelliğe bakar mısınız?..
Güvene, saygınlığa bakar mısınız?..
Ve hatta bunlar (tabanlara çakılmış olan tahtalar) da yine/yeni çok ayaklarla... Hem de yine altlarına zeminler raptedilmiş yeni ayaklarla desteklenmiş...



Yarınlar; tahta bacağının üstünde sallanarak durmaya çalışan korsanların değil;
...kendi ayakları üzerinde bile müstakil durabilen bacaklar tarafından ayakta tutulan masaların üzerinde serilecek insanların önüne;
Birer ziyafet sofrası olarak!..



Şu konu çok mühim:
Kendi ikinci eline bile güvenmemeyi âdet edinmiş adamların; alt alta ayakta durabilen bacaklar halinde sistem/işlerlik kazandırılmamış işleri/iş yerleri (en iyi ihtimalle, kendi hayatlarının sonuna kadar devam ettikten sonra) ölümlerinin ardından bozulacak/dağılacak...
Ve pek çok dedenin birer ömür verdiği çoğu işi/iş yerini, kendi torunları bile göremeyecek!



Bu elbette temenni değil...
Bu tespit; ülkemizin karın ağrısı!



Stop
Muammer Erkul
11 Kasım 2005 Cuma


 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval