Voleybol nasıl oynanır [14 Ekim 2005 Cuma]



(Voleybol sevme işidir..)

Bizler, aslında sisler içindeydik; pek kural bilmiyorduk. Yürüyeceksek çok kestirme yollar, çizeceksek dümdüz çizgiler vardı önümüze... Oyunu da, oyunculuğu da; ne öğrendiysek, ne anladıysak, hep sonradan öğrendik, anlamaya çalıştık!
.....
Her şey gibi, voleybol oynamanın da ilk kuralı neydi, biliyor musunuz?..
Sevmek...
Çünkü sevmeyen, kolay kolay başaramaz! Seven ise başarmanın bir yolunu arar; ta buluncaya kadar. Sabırla...



Size bir sır vereyim: Jetonlar düşecek! O zaman, daha ne kadar çok topun ne kadar güzel olduğu fark edilecek... Her birinin tozu silinecek ve her biri bir eldeen bir ele doğru havalanacak!
Bir sır daha ister misiniz? Buyurun:
Voleybol; top ile, el ile, oyuncu ile değil; kalp ile, gönül ile oynanır...
...ve sevgi ile!



Bildiğiniz şeyler anlatacağım aslında. İşte bu bilinenler içinden “bilmediklerini” fark edecek bazıları.
Fakat bu sözü geçenler, görünmese de; bardağın içindeki şeker gibi, kara çaya tadını onlar verecek!..



Hangi zaman, hangi vakit olduğu önemli değildir...
Çocuklardan biri sokağın başından heyecanla seslenir; kolunun altında bir top vardır!
Fark eden herkes mutlulukla sıçrar yerinden. Ona doğru koşup karşılarlar...
-Kim verdi, nerden aldın, nasıl buldun? Der, sorup öğrenirler önce...
-Çok güzelmiş, diyerek topu överler sonra. Biraz soyulmuş, çizilmiş filan ama, olsun... Çamurunu yıkar, tozunu sileriz şimdi, yırtık ve söküklerini tamire çalışırız, derler...



Voleybol, tek başına oynanmaz...
-At bakayım bana doğru, der biri...
Top avucuna geldiğinde; şöyle bir yoklar, tartar... İçindeki havaya, dışını saran kaplamaya, büyüklüğüne, sertliğine, tahminen kaç yıllık olduğuna bakar çaktırmadan, ve; “al bakalım” diyerek, ta karşı uçtaki arkadaşına doğru fırlatır onu...
Ve top, kendisi için yeni bir sevgili daha bulmuş olur...



Voleybol oynamak için dünyanın en kabiliyetli kişisi olmaya lüzum yoktur. Düşmüş bir topu yerden kaldırmak... Eliyle çamurunu silmek... Sadece oynayanlara uzatmak bile bu oyuna katılmaktır... Hatta alkışlamak, baktıkça-işittikçe sevinmek bile...
Voleybol oynamak; bir topun, geniş bir çember olmuş arkadaşlar arasında, mümkün olduğu kadar canı yanmadan elden ele dolaşmasıdır...
Sürekli oyunda kalmasıdır...
Çamura düşürülmemesi, ve asla çaldırılmamasıdır...



Voleybol, sevgi işidir!
Çocuklar, oynamak ister...
Abilerin bir görevi; voleybol oynamayı kardeşlerine öğretmesidir...



Stop
Muammer Erkul
14 Ekim 2005 Cuma


 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval