Zor yazı [11 Ağustos 2005 Perşembe]



(...ya da “satır araları”)

Bir tren, işte, şu yana gider...
Binsen de, binmesen de; ona akıl versen de vermesen de!..
.....
(Sadece bunu bile; dinlemek de, anlamak da, anlatmak da ve tam kalbinden kabul etmek de zor...
Değil mi?)



Al bakalım, bir mermi sana...
Koy bunu silahına, ve tek tek vur karşındaki ordunun bütün askerlerini, hem de alınlarından!..
.....
(Bu da zor, değil mi;
Ardında kalanlar sağ olsun ve yaptıkları bal olsun diye, kendi canının bağlı olduğu iğneyi tereddüt etmeden kullanan arıları tanımayan kimseler için?..)



Dur, daha bitmedi: Aşkı “cıs” bileceksin! Kendin işte bu cıs ile yanacak ve insanların yüreğini ısıtacak ateşin...
.....
İyi de, bunlar nasıl olacak?
Söylemiştim “zor” diye; anlamak da, anlatmak da!..
Yani... Koca bir ağacın olgun meyvelerinden üç tanesini delseler ve dilinin üstüne her birinden birer damla dokunsa...
BİRİNCİ DAMLA: Konuşup durma; varmak istediğin yere gidenlerin arasına katıl...
İKİNCİ DAMLA: Düşünüp durma; zaman sana gülmüş ve kader Hasan’lardan birine “Ulu bahtlı” olmayı münasip görmüşse; yapman gerekeni yap... Ki, ardından koşanlar da yapmaları gerekeni yapabilsinler!
ÜÇÜNCÜ DAMLA: Aşkı bil ve bildir... Aşkı bilmek; ateşi bulmak gibidir! Altından kömüre, zülfikardan çeşmibülbüle kadar ateşten geçmeden gelen kim?..



Bunların da özeti artık bir babanın, bir öğretmenin, bir patronun kestirme, duygusuz ifadesine benzer ki, şudur: “Sus!.. Yap!.. İste!..”
Veya: “Gönül hoşluğuyla, gitmen gereken tarafa yürü!”
(Aynen böyle deseydim; daha mı iyi olurdu? Acaba kimler rağbet ederdi bu sıradan ifadelere ve şu üç kelimeye kimler, hangi gözle bakardı?)
Doktorun reçete üstüne yazdığı yazıda başlıyor ya çoğu tedavi; onun gibi!..
Önemli olan; inleyen hastanın okumaya çalıştığı yazıyı anlaması değil, ilacın gideceği yeri bilmesi!..



Bir gün;
Sen, okumana bak, demişlerdi bana...
Okuduğun satırları anlamasan bile, anlaman gerekenleri satır araları öğretir sana!..



Stop
Muammer Erkul
11 Ağustos 2005 Perşembe


 

Yorumlar 

 
1 Ziyaretçi 05-12-2008 17:46
İçimden cımbızla seçip alıp tekrar bana sunduğunuz ZOR YAZIYA teşekkür ederim...:-)

ESK. HATİCE
Alıntı
 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval