Develer ve eşekler [10 Aralık 2004 Cuma]



Sürüdeki her koyun kendi önündekinin ardından gider. Hem de ne yana yürürse yürüsün, hangi yöne dönerse dönsün...
Sırtlarında değerli eşyalar, hatta altın ve mücevher taşıyan... Üstelik etinden sütüne, derisinden tezeğine kadar her şeyinden faydalanılan koca koca kervan develerini; küçük, çirkin, değersiz eşekler çeker!..



Kuş sürülerindeki liderlerin ve karınca kolonilerindeki kraliçelerin farkı nedir biliyor musunuz diğerlerinden?..
.....
Ama ondan önce şunu sormalı herkes kendine:
Ben “biri” miyim?
Yoksa “diğerlerinden biri” mi?..



Liderlere hangi gözle baktınız şimdiye kadar?..
Neden bir kişi gitmektedir önde ve milyon kişi gelmektedir ardından? Hatta neden bu milyonlarca insan batmaya bile razıdır onunla birlikte, çıkmaya razı oldukları kadar?..
Ne farkı vardır liderlerin ki; gel deyince gelir herkes, kal deyince kalır ve hatta öl dediği gün feda edilir canlar?..



Nasıl olur;
Ağırlığı altın ve mücevher ile ölçülen develeri, kara kuru çirkin bir eşek çeker götürür de, bunca deve umursamaz nereye gittiklerini?..
Nasıl olur; inatçı bir koyun takar peşine bütün sürüyü, atlar ateşe?..



Kapıdan çıktığın, ama nereye gideceğini bilmediğin gün; sadece “hiçbir yere” varacağını herkes biliyor!..
Ama yolda bile kalsan; lastik patlasa, arıza olsa, hatta vasıtan bile devrilse... Fakat sen, İstanbul’a giden otobüste idiysen; yolda kaldığın yer, yine İstanbul yolunun bir yerleridir... Ve üstelik artık çıkılmış, bir kısmı aşılmış, sonuna yaklaşılmış yolun bir yerlerindesindir...
Nereye gittiğini biliyor musun?
Hedefin / planın var mı?..

Avucunda çalkaladığı taşları bir atışta “bina” eden mimar gördünüz mü? Yoksa, avuçtaki taşları sallayıp atmak falcıların işi mi?..
Hedefsiz yürünür; ama hedefsiz varılmaz!
Hedefsiz atılır...
Ama, hedefsiz vurulmaz!



İşte bunun için... Tam da bunun için; ağırlığınca altın eden develer, çalı yiyen eşeklerin peşinden gider!..
Fakat bir lokomotifin kara, kurumlu, yağlı, pis olması vagonların kalite ve konforuna halel getirmez.
Çoğu makine tertemizdir; hiç çalışmadığından!..



Hedefini belirlemiş insanlar; nereye gideceğini bilenlerdir, varmak isteyenlerdir...
Oraya ulaşan diğerleri, onların izinden gelir!



Stop
Muammer Erkul
10 Aralık 2004 Cuma


 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval