Adı ne olsun?.. [03 Aralık 2003 Çarşamba]



Denizin kuytusuna gönüllü düşmüş mehtap, bir balıkçı teknesi üzerinde mıh gibi...
Rüzgâr usanmış, bitap;
Ses veriyor uzaktan, sanki yalvarır gibi...
Aah gibi!...
.....
Gök paylaşır, yüzündeki her yıldızı denizle;
Deniz, sevinçle basar bağrına armağanı...
Yunuslar; sanki bir yıldız daha koparmak için zıplar, kanatlanmak isterce, hevesle...



Her şey mükemmel, harika her şey bi'tamam.
Seyrederim sabaha kadar bıkmam, bıkamam; isterim denizde su, gökyüzünde pus olmak. Ve dolmak ummanlara, dağlara...
Samanyoluna dolmak.
Uzanırım deryaya, fezaya, kaybolmam lakin. Onları içimde kaybederim, durdukça sakin. Bir noktayım belki, yahut yayılan huzme...
Ahh!.. Yoktayım belki, hayat bu; çook,, çok çetin.



Deryada huzuru bulurum.
Bir de, umutsuzluğu...
Eritsem ruhumu; aksam, süzülsem ona doğru. Belki kurtuluştur, sonsuzlukta kayboluş, misal; sırat köprüsünden sonsuzluğa savruluş...



Umutlar büklüm büklüm sinmiş benim içime. Ve ümidim un olup serilmiş bir sicime...
Çoğu zaman dolanır boynuma bu ince sicim. Ama bu ne zor denge;
Nasıl şekil, ne biçim?..



Yalnızlık, bir mükafat zaman zaman insana; yalnızlıkta bir ihsân, bir feraset bulana...
Kabristan bir sonsuzluk, yalnızlıklar ülkesi. Mezarlar sıra sıra, bekliyorlar herkesi.
Sonsuzluğun tılsımı dokuz tahta altında.
Kainatın sınırı toprağın alt katında.
Sonsuzlukta alt yoktur, üst de yoktur bilirim... Bekleyin atalarım;
Bir gün ben de gelirim...
.....
..diyor (yeğenim)Yavuz Aydoğdu.
Sonra soruyor bana "başlığı ne olmalı sence" diye. Ben de tam size soracakken, vazgeçiyorum. Çünkü hatırlıyorum ki; söz/anlam güzel ise başlığın, hatta kelimelerin bile pek önemi olmuyor...
İşte yukarıdaki ifadeler. Yavuz, bunları bana dörtlükler halinde (şiir biçiminde) göndermiş. Ben ise kendisinin bile haberi olmadan, birkaç kelimenin yerini değiştirip (nesir kılığında) köşemizde yayınlanacak hale getirdim... Aynı satırlar, bir başka dile de tercüme edilebilir, veya yeni bir kıyafete de bürünebilir, bu çok önemli değil...
Sen, güzel olanı seçip, onu (insan veya kelime) kalabalığı içinden çekip alabiliyor...
Ve ortaya koyabiliyor musun?..
İşte mühim olan bu!..



Stop
Muammer Erkul
03 Aralık 2003 Çarşamba

 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval