İnsanları okumak! [26 Kasım 2003 Çarşamba]
Bugün gibi, dün ve her gün birer “harf”ti üstümde...
Bir avuç gün bir hafta;
Ve her o kadar harf ise, birer “kelime” idi...

Beyazdı zemin...
Tenim, bembeyazdı...

Gün gün diziliyordu harfler yan yana...
Haftalar kelimelerde beliriyor;
Ve cümleler aylardan süzülüyordu...
.....
Bir adım geriye çekildiğinde; yılları görüyordun her paragrafta!..

Beyazdı çoğunun rengi, ama taş veya mermer, yahut beton zeminler yükselmişti zamanın içinde...
En ilginç olan ise;
Yarım kalmıştı her biri, tam da cümlenin orta yerinde. Ve...
Kaldığı yere, öylece çakılmıştı!..

Beyazdı zemin...
Ve tenim, bembeyazdı!..

Her gün bir harf belirip üstümde; dün’ün yanına diziliyordu...
Bugün, ve dün, ve düne benzeyen günler; kelimeler, ve cümleler oluyordu!

İşte böyle... Aynen, bir beliğ mektup gibi... Bu kadar açık ve net yazılmış ne var şu dünyanın üstünde; ve çakılmış olan, zamanın koptuğu noktaya?..
.....
Beyazdı zeminim, ve çakılmıştım toprağın karasına!

Ben...
Mezar taşımım!
.....
Ve her insan...
Bir mezar taşından başka ne ki;
Yani her insan; kendi mezar taşından başka?..
...........
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN.
Ve, üzerinize yazılmış her bir harf; yine sizin için, birer bayram müjdesi olsun!..
Stop
Muammer Erkul
26 Kasım 2003 Çarşamba
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)