Sekte-i kalb-i zemân [17 Ağustos 2003 Pazar]



Bir ân'ı; bir anı olarak bıraktık geride!..
Unutmak; yarığı kapanmış bir yara gibi. Veya öksürse, sabah balgamından kurtulacak ciğer gibi; sanki silkelense "bu kara sinek" zihninden uçuverecek!..
.....
Biz,,, nerdeyiz?..
Biz, bir anı bırakmıştık geride... Bir an bırakmıştık, ve 17.127 can bırakmıştık!
Takvimlerin kenarında 8 puntoluk bir cümlede mi kaldı şimdi bunca şey; bunca korku, bunca çığlık, bunca gözyaşı?..



Sorular, soluk borusu idi cevapların;
Bizler "hayatta" iken!..
Halbuki ben bile "yaşadığımı" sanmaktayım!..



Meyhanede sıkışan kalbi, kendine bir miktar daha zaman bıraktığında; "şeyhaneye" koşan beyinsiz size kimleri hatırlatıyor?..
At, çatlamak üzere. Duymadan döşünü delen mahmuz iğnelerini, koşuyor uçuruma doğru dört nala;
Ballı fıstık sürülmüş çelik gem dilinin üstündeyken!..



Bir anda, çatılar uçmuştu üstümüzden ve yer kaymıştı altımızdan...
İlk defa nerede olduğumuzu düşünmüştük, uzuuun zamanın ardından... Bir bakmıştık; karanlığın tam ortasındaydık, ve yönümüz bile belli değildi...
Toplamaya çalıştık sonra etimizi, eteğimizi ağır beton bloklarının altından,,, ama kimimiz kolsuz, kimimiz bacaksız kaldı. Kimimiz ise, umutsuz...
Çoğumuzun gözleri; yere serilmiş tozlu duvarların sıvaları kadar mat baktı boşluğa yıllarca!



Ben, kimim?
Bu soru kendi pençemdeki kendi yakam gibi, kendimi sarsıyor...
Ben, kimim?
Bunu derken, perçemim nasıl kalkar gözümün önünden?



"Anlaşılmaz" denen satırlar, en anlaşılır olan cümlelerdi aslında...
"Ben kimim" sorusu niye tefsir beklesin?..
Bu da zorsa, al sana daha da kolayı:
Sen kimsin?..



Dedik ya; o ân'ı "bir anı" diyerek geride bıraktık.
Unutmak; yarığı kapanmış bir yara gibi. Öyle hafif basıyor ki bu kara sinek zihnimizin üstünde; silkinsek uçuverecek!..
Biz, nerdeydik; o anı, ve 17.127 canı bırakmadan geride,,, şimdi tekrar nerelere yayıldık?..
Takvim kenarlarında 8 puntoluk cümleciklerde mi kaldı bunca şey; bunca korku, bunca çığlık, bunca gözyaşı?..
Farkında değiliz gibi; dört yıl önce mi yaşandı bunlar, dört yüz yıl önce mi?..
Sekte-i kalb-i zemân, ne demek?..



Stop
Muammer Erkul
17 Ağustos 2003 Pazar


 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval