Simidin yarısı [18 Temmuz 2003 Cuma]



Saçın gibi savrulurken dumanı, içini çekti vapur; istim düdüğü ile...
Güverteye atlayan son yolcu bendim; çözülen halatın üzerinden...
Bir elimde, okuduğum yerde işaret parmağım kalmış kitabım, diğer elimde çantam ve bileğimde çıtır susamlı simit...
.....
Ben büyüdüm, simitler küçüldü!..



Zaman, pastırma bıçağı gibi!..
Bastırıp bastırıp doğruyor insanları tezgahtaki kurbanlık koyunlar gibi!.. Bizler bu yüzden meleşiyoruz; zamanın sağanak sağanak döküldüğü mekânlarda...
Ama Kızılırmak sığmıyoor, dibinde canımız yatan cam bardağımıza!..
.....
Bir martı; “şapt” diye atıyor kendini suyun yüzüne, yutkunarak havalanıyor tekrar...



Üst kattayım.
Korkuluklara yaslanmış diğerlerinin arasında...
Çığlık çığlığa onlar, benim;
İçim çığlık çığlığa!..
Çantam ayaklarımın, kitabım bacaklarımın arasında şimdi, ve simidim parmaklarımın arasında.
Can simidinin üstünden, simit atıyorum martılara, canım yanarken!..



Herkes çığlık çığlığa, çığlık atan martılara yediriyorken simitlerinin yarısını, parça parça; ben de, parça parça yüreğimle yediriyorum simidimin yarısını martılara, içim çığlık çığlığa!..
Sen varken, bu martılar yok muydu?..
.....
Ben, o zaman da sadece yarısını yerdim bileğimdeki simidin...
Ve yarısını, sana yedirdim!..



Fakat bugün, yarım simit bile yiyesim yok. Kaldırıp atıyorum bütününü denize, ve bir çok martı atılıyor üstüne...
Bugün, kitabı ve çantayı bile kaldırıp atasım var, bilsem yiyeceğini martıların!..



Saçın gibi savurup dumanını, içini çekti gene vapur; istim düdüğü ile...
İskeleye atlayan son yolcu bendim; halatların üstünden...
Sanmıştım ki uzun zaman; ben büyüdükçe simitler küçüldü!..
Yoo, simitler küçülmedi aslında.
Aslında ben de büyümedim!..
.....
Fakat, bunu ben biliyorum;
Simitler bilmiyor!..



Stop
Muammer Erkul
18 Temmuz 2003 Cuma

 
 

Yorumlar 

 
2 Ziyaretçi 26-04-2009 01:58
İnsan yalnız kaldığını hissettiğinde aynen bu duyguları yaşıyor. Yine ERKUL'un kaleminden çok daha güzel anlatılmış:-) Kalemine, yüreğine sağlık.

MELİKE
Alıntı
 
 
1 Ziyaretçi 21-04-2009 19:02
Bu yazıyı ilk kez okuyorum sanki. Hayret!.. Bu kadar şahane bir yazı nasıl hatırlanmaz?..

ŞAHİKA ATEŞ
Alıntı
 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval