Susmak makâmı! [21 Aralık 2002 Cumartesi]



2-
Ben, o zamanlar müziğe çok meraklıydım... Bir ince tele dokunan olsa yanımda, içimdeki bütün teller titrerdi. Martıların teleğinden geçen rüzgârın dahi notasını duymak isterdim...
"Çünkü susmak bir makamdır. Konuşabilememek, maharet ister" diyen adamla konuştuğum günün akşamı, kursa gittiğimde kafam hâlâ karışıktı...
Baktım ki, bütün arkadaşlarım sahnedeydi. Her biri yüksek sesle ayrı bir şarkı söylüyordu; hem de her biri ayrı bir makamdan!..
Hocamız, bir kenara çektiği sandalyesinin üzerine oturmuş, sessizce bu gürültüyü dinliyordu!..
Yanına yaklaştım.
Dokunacağım kadar önümdeydi... Kulağına eğilerek, işitebileceği bir sesle:
"-Hocam, dedim... Bizim değil de, sizin söylemeniz, sizin öğretmeniz gerekmiyor muydu?..
"-Ben?.. Ben, söylüyorum zaten, dedi...
Sessizlik makamından!.."

3-
Sahneye ışıklar dökülürken, anons edilen konuşmacı dosdoğru ortaya yürüdü...
Sabah tıraşını olurken kaç kılının kesilmeden kaldığını, yakasındaki bir ipliğin dikiş yerinden çıktığını, inatçı bir kaç saçın nasıl ters dikildiğini göremiyorlardı; isteseler bile kendisine dokunamayacakları mesafeye oturtulan insanlar.
Ve böylece, zihinleri de dağılmıyordu!..
.....
Salonun, bedelleri ödenmiş olan bütün koltuklar doluydu. Hiç, ama hiç kimseden ses çıkmıyordu... 



Sahne ışıklar altındaydı...
Bütüün kulaklar açıktı şu an; öğrenmek için...
Sanki herkes nefesini bile tutuyordu.
Ve nihayet... En sonunda, mikrofonu ağzına yaklaştıran konuşmacı dedi ki:
"-Konuşan, dinleyemez!.."

4-
Çıkışta, herkesin eline birer kâğıt verdiler. Onda ise şöyle yazıyordu...
"İçeri girmek için ödediğiniz para, aldığınızın... Yani, asıl ödemeniz gerekenin sadece onda biriydi... Bugün ödediğiniz miktarın 9 katını, konuşmayı anladığınız zaman ödemenizi bekliyoruz, aşağıdaki hesaba...

5-
Aradan tam 9 sene geçmiş... İken, birdenbire anladım; çünkü eksik parçalar yerine oturdu, devreler tamamlandı...
Anladım;
Konuşan kişinin dinleyemeyeceğini!..
Anladım;
Dinlemeyenin anlayamayacağını!..
.....
Aradım ama, bir daha da bulamadım o hesap numarasını;
Bana öğretenlere borçlu kaldım!..



Stop
Muammer Erkul
21 Aralık 2002 Cumartesi


Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval