Güzeelce, ölmek... [11 Aralık 2002 Çarşamba]



Ölümün güzeli, olmaz olur mu?..
Ama, ölümün güzelliğini görmek için de; varlığı, etrafındakilere “kıymet” olan birilerinin güzeel güzel ölmesi gerekiyor... Ki, görebilelim...
...de, ibret alalım “en büyük nasihatçi”den!.. 



Etem babaa!..
Uzaktaydım... Sana selam gönderdim mübarek bir torunla... Aldın, değil mi?..
Tabutunun altına giremedi omuzum... Ama, kuma bassan izi kalmaz sanırdık, yoktu sanki ağırlığın!..
Sanırdık ki, bir kelebek; uçuverecek!.. Hani hep oralarda bir yerlerde, ama hiçbir yer işgal etmeyen!..
Ama, hep; “baharı” müjdeleyen... 



Hayret!..
Kara Harp Okulunu ve ardından Fen Fakültesini bitirmiş Etem Baba. Duymamış mıydık, yoksa unutmuş muyuz, bilmiyorum... Çünkü, merdivenden çıkan hamallar bile, kendilerinden tahsilli sanmazdı onu!..
94 yazıydı, Stop köşesi yeni başlamıştı. Arada bir yazıişlerine geliyordum. Bir gün baktım ki; bizim yazıları (kontrol için) Etem baba okuyor! Tedirginliğe sarılı bir tuhaf duygu yayıldı içime... Alışmışız ya Babıali’nin “her icraatını herkes duyan” tiplerine...
Sonraki yazılardan birinde;
Ethem Kırçın ağabeyin soyadı “Pamuk” olmalıydı, demiştim!.. 



Sen, hayatın boyunca insanları kırmadan yaşayacaksın... Hem de bunu, emekliliğe kadar gazetecilik yaparken başarabileceksin...
Mübarek bir arefe günü... Yüreğinde, o gün biten üç ayların sızısı... Ve eğer akşam olabilse, eminim açmaya kıyamayacağın son orucunla, aşığı olduğun kitapları nasiplilerine ulaştırmaya çalışacaksın...
Ve bu bayramın gecesi; “Ayrılık değil, düğün gecesi” bildiğin, ve de öyle dediğin ölüm gecen olacak!...
Salihler, ve seyyidler kılacak namazını, bayram yerinde; seninle ve biribirleriyle bayramlaşarak...
Hem de “Misafir” ağırlayıcıların en büyüğünün... Kabrinin yerini; Fatih Sultan Mehmed hanın mübarek hocaları Akşemseddin hazretlerinin keşfettiği Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb-i Ensârî radıyallahü anh hazretlerinin misafiri olarak...
Ve kıyamete kadar oruçlu kalmak için; en sevdiklerinin bulunduğu Eyüp Sultan Kabristanı’na defnedileceksin...
Ölümün güzeli olmaz olur mu?.. 



Ethem Kırçın isimli bir faninin, neden “Etem Baba” olduğunu farkettiğim an, fırladım yataktan; buz gibi bir şafak vakti... İyi dinleyin: Biz;
“Etem Baba, gibi bir insan olmak lazım” deyip durduk hep... Ama Ethem Kırçın ağabey, her zaman;
“Etem Baba gibi bir insan OLMAM lazım” dedi... Ve öyle de bitirdi hayatını...
.....
Allah rahmet eylesin, Mevlam umduğunu buldursun, korktuklarından emin eylesin, amiin!..



Stop
Muammer Erkul
11 Aralık 2002 Çarşamba


Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval