Ali A.T.'a bak!.. [27 Ekim 2002 Pazar]



(Yazı bitti aslında...
Yazı, sadece başlıktaydı, başladı ve bitti. Ama bu köşenin de yazı ile dolması lazım ki, maaşı hakedelim!.. E öyleyse sıkın dişinizi birazcık!..)

.....
Son günlerde; “Herkes siyasi yazı yazıyor, sen hariç” diyenler çoğalınca şunu hatırladım: Bizim kapının önünde kavga olmuştu bir gün. Herkes neler olduğunu görmek için oraya, ben ise yukarıya koşmuştum!..
Kimse görememişti neler olduğunu, ben görmüştüm; yukarıdan!.. 



İtişip kakışınca iş yaptığını sanır bazıları!
Ahşap konak tutuşmuş ve bir tarih yok oluyor. İnsanlar itfaiyecilerin üstüne çıkmış, hortumlar ezilmiş, görüş açısı kapanmış, vasıtalar hareketsiz kalmış... İken, bir de yaralılarla uğraşmak zorunda kalmış itfaiyeciler, işi gücü bırakıp... Kurtarılan yaralılar ise kim?.. Bir kaşık su dökmek için koşup gelmiş, ve üstelik yine bir bardak su dökmek için gönüllü olarak koşanlar tarafından ezilmiş!..
Al sana siyaset!..
.....
Senin bulunduğun yerden böyle görünmeyebilir. Ama işte bak, bak; bu pencereden, hadiseye tepeden bakılınca ayynen böyle görülüyor!..
(Bu arada, siyasete karışmamak ile oy kullanmamak arasında fark olduğunu da belirtmek lazım ama...) 



Burdan bakınca bir de ne görünüyor, biliyor musunuz?.. Şu: Benim öğretmenim okuyup yazmayı fişlerden öğrenmiş.
“ALİ ATA BAK... ALİ BAK... ZİL ÇALDI...”
“Ali ata bak” fişinden okuyup yazmayı öğrenen öğretmenimiz, bizim önümüze de yeni fişler koymuştu...
“ALİ ATA BAK... ALİ GEL... AYŞE SEN GİT...”
Bizim sınıflardan da öğretmenler çıktı. Ve onlar da; “ALİ ATA BAK” fişleriyle yeni öğretmenler yetiştirdiler. Maşallahımız vardı ama hepimizin, değil mi?.. Hikmeti bilinmiyor, ama ne Ali’nin adı Ömer, Mehmet filan oldu, ne de Ali AT’a bakmaktan vazgeçti!..
ALİ ATA BAK!..
Ali hep baktı durdu AT’a, baktı durduuu, baktı durdu!.. Kimse ona demedi ki çünkü;
“Hişşt Ali, öyle bakınıp durmasana oğlum aval aval... Alacaklarsa ya adam gibi gir şu A.T. ve A.B.’ye, veya yürü git kendi yoluna... Avanak mısın nesin?..” 



Çocukluğumdan beri merak ettiğim sorular, bu sene bir şeyler üstüste gelince beliriverdi zihnimde... AB, seçim, okul sezonu...
Ve fişler yine önümüzde işte, görmüyor musunuz?..
“Ali AT’a bak... Bülent AB’i bekle... Mesut topu at... Devlet topu tut... Millet ılık süt iç...”
.....
Fişiniz bol olsun!..
İstediğiniz oldu işte, yazdım bir siyasi yazı.
Hadi bana baş baş!..



Stop
Muammer Erkul
27 Ekim 2002 Pazar


Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval