Çünkü kitap ışıktır [26 Aralık 2001 Çarşamba]



(Bazı anlar sanki birer şifre gibi... Bazı anahtarlar dönüveriyor sanki eski kilitlerin içinde ve sanki açılıveriyor zihinlerdeki gizli odalar... Değil mi?)
.....
Hepimiz bir yerlerindeyken evin; kalakaldık!.. O an çakmağın ve mumun nerde olduğunu hatırlayıp, seslendim;
-Bi’dakka, bi’dakka... Kimse kıpırdamasın!..
Önce banyonun kapısını, sonra yanında çakmak olan mumu buldum. Yaktım ve salona doğru yürürken, ışığı öne uzatarak;
-Bu, kitap!.. Dedim...



Dedim mi, yoksa “dedem” mi belirdi karanlığın içinden, bilmiyorum...
Ama... Evet, bunlar onun sözleriydi... Ve, karanlığın içinde kalmıştık aniden... Herkes susmuştu... Dedem namazdaydı o sırada, oturmaktaydı... Ben; korkmak ya da korkmamak arasında kararsızdım!.. Kesinlikle hiçbir şey göremezken, (demek ki o sıra selam vermiş olan) dedemin sesini duydum:
-Durun, telaş yapmayın!..
Sonra, (sigara filan içmediği halde) gece gündüz yanında taşıdığı çakmağını çaka çaka muma doğru yürürken; “Allahü teala, hiç birimizi... Kabir karanlığında bırakmasın!.. Ve kibir karanlığında!..” Diye mırıldandı.
.....
Çakmağıyla mumlardan birini yakarken;
-İlim, ışık gibidir, dedi...
Kitaplarsa mum gibidir!..



Sonra mumu (sanki yanacakmış gibi titreyen) elime verirken;
-Al bunu, dedi...
Ve bu ışığı, karanlıktakilerin yanına götür!..
.....
Artık, korkmadan yürüyordum. Karanlık yok olmasa da, iki yana açılıp bana yol veriyordu... “Bu tarafa gel oğlum” diyen ninemin yanına varmak üzereyken yengem geldi, ve benim elimdeki mumun ateşinden, kendi getirdiği mumu tutuşturdu... O zaman, karanlığın içinde yeni bir yol daha açılmaya başladı; karanlık biraz daha aydınlandı...



Ben... Şu anda... Bir başdönmesi gibi ani, ama hissedilir şekilde gidip gelmiştim sanki yıllar öncesine... Baktım ki boyum, dedemin göbeği hizasını çoktan aşmış... Baktım ki dedem filan da yok aslında karanlığın içinde...
Ama baktım ki; elimde bir “mum” var!..
.....
İşte o zaman, (yani dün gece) nasıl da sevindim... Dedim ki:
-Dedem; “İlim, ışık gibidir” demişti.
Ve hemen ardından; “Kitaplar ise mum gibidir” demişti...
İşte size kitap getirdim!..
Çünkü kitap ışıktır!..
.....
Sonra götürdüğüm mumu; babamın elinde olan ve elektrikler kesildiği zaman sehpanın üzerine bıraktığı kitabın yanına koydum


Stop
Muammer Erkul
26 Aralık 2001 Çarşamba


Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval