Gönlümdekiler [11 Eylül 2001 Salı]



Konular: aşk  sevmek  sevilmek  



Gönlümdekiler


Ey, benim her gizlemediğimi bilen... Benimse, adını bile bilmediğim!.. 



Bir bardak serin su gibi aktığın için içime...
Bir bardak serin su gibi aktığın için kızgın günümün ortasına;
Doymadığım...
Doyamadığım! 



Doymadım, ama doyamadığım; bana yazdığın, iltifata kaçan ifadeler değil; sana aktarmaya çalıştıklarımı farkedişlerin, farketmeye olan gayretlerindi...
Çünkü ben;
Gelmiş geçmiş en etkili hatip olsaydım bir ıssız adada, neye yarar!..
Dünyanın en etkili yazılarını yazsaydım, bilinmeyen bir lisanla!..
Veya; olmasaydı okuyanım!.. 



Sen olmasaydın...
Eğer, sen olmasaydın, ben; “mektup yazılacak” biri mi olurdum?..
.....
Sen olmasaydın...
Sen olmasaydın; kim dinlerdi Üsküdar’ımı... Kim dinlerdi Paşabahçe’liliğimi, veya “susak”larla tanışıyor oluşumu?.. 



Tilki ile leyleğin hikâyesini biliyorsun, değil mi?..
Hani dümdüz tabaktaki davet yemeğini yiyemeyen leyleğin, tilkiye; ağzı dar, sadece kendi uzun gagasının girebileceği bir vazo şeklinde yapılmış kabın dibine koyarak sunduğu yemeği... 



Biz... Yani sen ve ben...
Veya sen gibilerle ben gibiler...
Aynı lezzeti alıyor isek aynı lokmaları çiğnerken...
Ve bakışıyorsak kalp kalbe, sebebi nedir, biliyor musun?..
....
Bak...
Ve gör;
“Biribirinin aynı” olan kaplarla “ikram” ediyoruz birbirimize... 



Gönlüne selâmı var gönlümün.
Ama daha da önemlisi;
Gönlüne selâmı var, “gönlümdekiler”in!..
.....
Ve öyle güzel, öylesine güzel ki gönlümdekiler;
İnanamazsın!..

-----------------------------------------------------

Yalnız adam(!)
Temel, ne zaman Fadime’yi görse, bir fırsatını bulup;
“Evde kimsenun olmadiğu zamani bana söyle da, size gelecağum” diye fısıldıyordu...
Uzun zaman geçti böylece. Bir gün, yine karşılaştılar ve yine aynı şeyi söyledi Temel... Ve Fadime ona “inanamadığı” cevabı verdi:
“Evde kimse olmayacak, bu gece gel!..”
Hava karardı, saatler ilerledi...
Ve Temel, gümbür gümbür kalbinin sesini bastırmaya çalışarak Fadime’lerin bahçesine varıp kuş gibi öttü, kedi gibi miyavladı... Uzaktan pencereye taş attı, sonra ıslık çaldı... Cesaretini toplayıp kapıyı tıklattı, sonra yumrukladı, sonra tekmeledi... Ama sonuç değişmedi;
Evde gerçekten kimseler yoktu!..


Stop
Muammer Erkul
11 Eylül 2001 Salı


Yorumlar 

 
2 Hilale M. 18-10-2011 09:33
Gönlüne selamı var gönlümün...
Ama daha da önemlisi; gönlüne selamı var "Gönlümdekiler"in!..

Hilale M.
Alıntı
 
 
1 doruk 10-10-2011 18:28
Ve bakışıyorsak kalp kalbe
Alıntı
 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval