Seyir Defteri - 28 Ocak 2008 Pazartesi (Çekirge, Bilal, Yeditepe'deki röportaj)
Söylemiştim ya; bu site, Tuzla'nın "Şifa" mahallesinde doğdu. Şifa olur inşallah tüm gönüllere...
Pazar günü gene uğradım bizim çocuklara. Yanımda da eski bir kitap: 1991 yılında basılmış bir Çekirge Çetin... Dediler ki hemen;
"Bunu siteye koyalım?"
"Olur" dedim, "koyalım."
Bilal Öztürk kardeşim almış kitabı eline, bir çırpıda bilgisayar ortamına geçirmiş. Gece yarısıydı, beni büyük Bilal aradı;
"Sana bir sürpriz, dedi. Siteye baksana!.."
İşte, sizin için sabah sürprizi olan "Çetin kitabı" bana da gece yarısı sürprizi oldu...
Ellerine sağlık her iki Bilal'in de...
Günlerdir söyleyeceğim de fırsat olmuyor...
İstanbul'da değildim ya, Çarşamba günü Ünal Bolat aradı. Yazar, araştırmacı, gazeteci filan... Şimdi de epey zamandır Yeditepe için ter döküyor. O görev için doğru adamdır.
Dedi ki;
"Gazetede senin röportajını yayınladık..."
"İyi", dedim ben de, başka ne diyeyim ki?
Cumartesi günü, babamla İstanbul'a döner dönmez ilk iş olarak Maraş Akupunktur'a uğramıştık; doktor İsmail Maraş ile Hakan Bey'in iğneleri beni fazla özlemesinler diye!.. Yeditepe'nin bu haftaki sayısını ilk orda gördüm, ama; o da ne!
Hani, insanın alıştığı şeyler vardır da fazlası tuhafına gider ya, öyle işte...
Gazetenin iki tam sayfası bize ayrılmış; hem de insan eli büyüklüğünde tam beş resmi var fakîrin, hem de hepsi Aşk-ı Mevlâna kitabıyla birlikte...
Baskı şahane, mizanpaj süper. Kağıt mı? O da kuşe, daha ne olsun!..
Aradım hemen; "Ünal abi, bu da ne yahu, dedim... Söylemiştin aslında ama bu kadarını da beklemiyordum yani, teşekkür ederim..."
"Güzel olmuş ama, değil mi" dedi...
İsmail Abi ve Dr. Hakan Bey de, akupunktur ve sağlık ile ilgili yazılar yazdıkları için Yeditepe Gazetesi'nden bir miktar getiriyorlar polikliniğe. Arzu eden hastalar alsınlar diye.
Ben de beş altı tane aldım çıkarken...
Aldım ama, onları da benden babam aldı.
Üstüne üstlük;
"Alırım alırım, sana ne" diyor. "Benim oğlumun resimleri var bunun içinde!.."
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Gazetede (Türkiye Gazetesi) okurdum ve çok gülerdim... Bu zeki ve ele avuca sığmaz afacana. Şimdi yeğenime okuyorum (siteden) o da gülüyor...
MELİKE