Seyir Defteri - 18 Kasım 2011 (TRT Belgesel, CanlıYayınlarOdası-İzmir)
İzmir'den yayın yapan TRT Belgesel kanalında her gün yayınlanan bir program var.
İsmi Canlı Yayınlar Odası...
Bir buçuk saat sürüyor yayın ve sunucusu Hakan Urgancı.
Kültür Sanat konularının yönetmeni ise Mehmet Nuri Parmaksız ve Cuma günleri programı birlikte götürüyorlar.
İşte bu programın 18 Kasım 2011 Cuma sabahı konuğu bizdik ve yani Muammer Erkul isimli şair, yazar, çizer ve benzeri sıfatlarla anılan kimseyi üçümüz birlikte konuştuk!
İzleyenler en az benim, en çok ise M. Nuri Parmaksız hocanın konuştuğunu söylediler... :)
Canlı Yayınlar Odası aslında gayet canlı geçti ve (her canlı yayın veya benzeri programlarda olduğu gibi) benim çenem geç açıldı. Program kapanırken hala konuşuyordum...
Önce "konuş" diyenler sonradan "sus artık" demeye başladılar!
İzleyenlerden bir kısmı galiba beni anlamak istemediler.
"Neden kendini anlatmıyorsun", filan diyerek sitem ettiler...
E iyi de, hazır beni anlatmaya çalışan birileri varken, neden ben kendimi anlatmaya çaba göstereyim ki!..
Öyle değil mi?
Ben anlatsam bir kişi olarak anlatacaktım ama ben anlatmayınca iki kişi birden Muammer Erkul'u anlatmaya çalıştı.. Bu bir artı puanıdır programın bence ;)
Şaka bir yana; Mehmet Nuri Parmaksız hoca zaten İLESAM Genel başkanıdır ve hazır benim hakkımda konuşurken konuşmama hiç gerek yoktur...
Hakan Urgancı ise Eurovision finallerini bile sunmuş bir profesyoneldir ki, ekranda her ikisinin arasında oturmak başlı başına bir keyifli tecrübedir...
Sağolun dostlar...
Şu arkada gözüken fotoğraf evde, sabahın köründe, kırmızı, kapşonlu vazgeçilmezimle çekilmişti ve bir çok görüntümün arasında duruyordu. "Bula bula bunu mu bulmuşlar duvar boyunca televizyonda yayınlamak için", diyenler için söylüyorum...
Bu görüntü için "Çok samimi ve sıcak, dediler... Doğal" dediler...
Aslında çok daha doğal görüntülerim de var benim ama, bunları ben seçmedim.
TRT'nin gayet profesyonel bir ekibi var, onlar seçiyor. Hatta ben yayından sonra gördüm bunları...
Neden kırmızı?..
Bu da sonradan sorulan ilginç sorulardan biriydi...
Şunun için kırmızı:
Bir kalabalık fotoğrafa baktığım zaman, nerede olduğumu hemen bulabileyim diye kırmızı!.. :)
Canlı programların sonunda herkes birbirine; "geçmiş olsun, geçmiş olsun" der ya...
Ben de onlara: "Benden kurtuluyorsunuz diye mi böyle söylüyorsunuz? Manevi varlığımı hep burada hissedeceksiniz" dedim...
Kocamaan bir radyo yapmışlar, üzerinde ise "Radyo Günleri - İzmir" yazıyor.
Tarihe yolculuk gibi...
İşte onun önünde bir poz...
Ellerini bağlamış duran Özlem hanım da, beyaz kıyafetli olan Bercis Akgönenç; hani uzun yıllar TRT'de izlediğiniz Müzik Mozaik isimli proğramı hazırlayıp sunardı, hatırlayanlar çoktur eminim...
Yakında programı sitemizde de yayınlayacağız...
Sabah 10'da izleyemeyip kaçıranlar... Ve sonraki sabahın 05'inde (bir zamanlar Muhammed Ali'nin boks maçlarına kalkar gibi) kalkıp, program tekrarını da izleyemeyenler izlesin diye...
Sürçü lisan ettiysek affola...
Destek verenler ve uzaktan bakanların herbirine teşekkürler, gönlünüze sağlık.



---------------------------
20.11.2011 Pazar günü, gazetedeki köşemde çıkan yazının altındaki not ise şöyleydi:
NOT :)
Geçtiğimiz Cuma günü, İzmir’deydim. TRT Belgesel kanalının “Canlı Yayınlar Odası” programının yayın konuğu olarak davet edilmiştim. Programda Hakan Urgancı ve Mehmet Nuri Parmaksız ile birlikteydik. Kameranın arkasında ise Ayşegül Aran, Sevim Dalgıç, Bercis Akgönenç, Zübeyde Aktaş, Berkant Dağtekin, Özlem hanım ve (mazur görsünler) ismini hatırlamadığım diğer (gayet candan, sıcak) arkadaşlar vardı.
Canlı yayın hazırlamak pek kolay iş değildir, tecrübe ister, profesyonellik ister. Hepsinin emeğine, ellerine sağlık…
Bizim bölüm de beğenilmiş, yayın sonrası arayanlardan öyle işittim.
Fakat şu an her nerede isek; oraya birlikte geldik.
Gelen tebrik ve teşekkürler hepimize!
.
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Muhabirin ve programın doğallığına bayıldım.
Sanki 4'ümüz oturmuş masa başına sohbet ediyor gibiydik.
Teşekkür ederiz Muammer Erkul, ekranımıza konuk olduğunuz için.
Tılsım
Programda senin adına konuşulması seni orada yeni tanıyanlara "sanki senin hiç konuşacak bir şeylerin yokmuş" gibi bir his uyandırmıştır, diye geldi bana.
Makbule
Ayşe
E. Sabah
Bilal
H. Şenpazar
Reha Kaleli
M.Topçu
istnblien
:)fatma
Habibe
İbrahim Arslan