Seyir Defteri - Nisan 2011 (Karga fotoromanı...)


Bir gerçek belgesel, bir canlı fotoroman...
Nasıl başladığını biliyorum çünkü bu görüntülerle yaşıyorum ama nasıl biteceğini bilemiyorum...

Şimdilik takip ediyorum.
Sizler için ve benim için ve özellikle de "Seyir Defteri"miz için belge niteliğinde bir dizi görüntü. Hatta tarihi, saati üzerinde... Yani günün birinde size soran olursa bu konuyu; "elbette biliyorum çünkü kare kare izledim", dersiniz...
Yaklaşık üç haftadır takip etmeye çalışıyorum kargamızı.
Yeni görüntüleri de alıp buraya eklemek istiyorum.





30 MART 2011 ÇARŞAMBA


30 Mart 2011 Çarşamba günü, saat tam 16.00 idi bu fotoğrafı çektiğimde.
Hava güneşli. Pencereden dışarı bakarken aşağıdaki çam ağaçlarından birinin üzerinde farkettim; yuva var...
Ya ben hiç dikkat etmemişim bu günlerde veya bunu yapan kuş çok hızlı davranmış. Acaba ne yuvası, dedim.
Fotoğraf makinesini aldım, yaklaştırdım görüntüyü. İçinde tüyler filan da var; acaba yavrular çıktı da uçtu mu dedim yuvadan...
Görüntü ilginçti ama sonradan kendi işlerime daldım.




3 NİSAN 2011 PAZAR

Ben önceki görüntüyü çektiğimi, ancak onu orada otururken gördüğümde hatırladım.
3 Nisan Pazar günü saat 11.35...
Açık bir hava, pencere önünde bakınırken, aşağıdaki çam ağacı üzerindeki yuvayı ve içinde oturan kuşu gördüm. 
Bu bir karga. Demek ki yuvayı yapan bu kuş imiş.
O gün kargalardan konuştuk hep, 140 yaşına gelirler mi, yoksa 8-10 sene mi yaşarlar... Google'a sordum ilginç bilgiler edindim kargalar hakkında.
Hatta sitenin "Şu Anda" kısmına (twitter) koydum bazı satırları...



Emin olduğum bir şey var ki; benim onu gördüğümü biliyor ve o da beni izliyor...



.....

Aklım orda kalıyor. Birazdan tekrar geliyorum ki, kuş yuvada değil, ve ilk defa yumurtalarını görüyorum...
İki tane yumurta, yeşile çalan rengi var. Tavuk yumurtası kadar yok ama çok da küçük değil yumurtalar.
İki tane, kara kara karga yavrumuz olacak, diyorum... :)))
Fotoğrafın saati: Saat 13.58






4 NİSAN 2011 PAZARTESİ

4 Nisan 2011 Pazartesi günü saat 12.00, yağmur yağdığını farkedince karga geliyor aklıma.
Hemen fotoğraf makinemi kapıp pencereye koşuyorum ve bakıyorum ki orada...
Yuvasının üzerinde yatıyor hayvan, ama sırılsıklam.  





Üzerinde yağmur damlaları, yuvasındaki yumurtalarının üzerinde büyük bir sadakat ile yatıyor.




6 NİSAN 2011 ÇARŞAMBA

Aradan iki gün geçiyor. Yani 6 Nisan 2011 günü saat 12.29'da kargamızı ayağa kalkmış halde görebiliyorum. Yuvasındaki yumurtalar 4 tane olmuş! :)))
Yanılmıyorsam iki günde bir yumurta yapıyor.





O sıra göz göze geliyoruz. Pek de dostça bakmıyor bana, hiç kıpırdamıyorum.
Yakında alışacağız birbirimize, diyorum. İnsanlara alışan kargaların hikayeleri geliyor aklıma. Acaba yavrulardan bazıları alınıp beslense balkona gelmeye alışır mı. Kargalar bir tarafa, ben alışıyorum onlara bakmaya...
Karga, çok fazla tehlike sezmemiş ki benden, bir tur atmak için yuvasını terk ediyor.



...
Bir kaç saat sonra; "gaaa, gaaa, gaaa" diye feryat eden bir karganın sesi ortalıkta yankılanıyor.
Başına bir hal mi geldi, veya saldırıya mı uğradı acaba?..
Vay hergele!..
İkisi de yuvada.
Eşi imiş gelen ve bu büyük gürültünün sebebini anlayın (!) eğer duyarsanız Nisan aylarında!..
Görüntünün saati 16:22






7 NİSAN 2011 PERŞEMBE

Sabah saat 05 47. Güneş 6 buçukta doğacak. Bakıyorum ki yuvada beş tane yumurta var.





Saat 09:22'de tekrar ve aydınlıkta da yuvayı görebiliyorum, işte yumurtalar 5 tane...




8 NİSAN 2011 CUMA

Sabahtan itibaren ciddi bir lodos var. Pencerenin altındaki fıstık çamı savruluyor. Karga ise hiç kıpırdamadan yuvasında yatıyor.
 




Saat 10:53...




Saat 15:45... Bu kargaşa arasında, altı yumurta görüntüsü de alabiliyorum...




Saat :17:43... Bütün gün, sabit bir görüntü bile alamayacak kadar rüzgar vardı, hava da gayet soğuktu fakat karga hep yuvasında, vazifesinin başındaydı...




10 NİSAN 2011 PAZAR

Toplantılara, seminerlere gidiyorum. Evden çıkmadan veya eve gelince hemen cama sokuluyorum, elimde fotoğraf makinesiyle.
Acaba karga da bana bakıp:
"Yahu bu insanın hiç işi yok mudur? Gidip yuvasında otursa ya, Nisan ayı yumurta yapmadan geçirilir mi!.."
Diye düşünüyor mu acaba?.. :)))
...
Saat 09.35, kahvaltı yaptım, elimde çay bardağı ve az sonra çıkacağım...








12 NİSAN 2011 SALI

Salı günü, saat 12.52...
Pencerelerin hizasından geçerken tanıyorum ve yuvada olmadığını anlıyorum karganın. Çünkü yumurtladığı dönemde tüyleri filan bir acayip oldu, hatta ishal gibiydi... Basket sahasının telleri üstüne konduğunda farkettim bu durumu...
Şimdi, baktım ki evet yuva açık, yumurtalar ise orada...
Ve tam 7 tane olmuşlar.
Maaşallaaah...
Kocaman ve yeşil yeşil yumurtalar...
Kargaların bu kadar iri ve bu kadar çok yumurta yapacakları aklıma hiç gelmezdi. Ve hatta bir karga yuvasını bu kadar detaylı olarak takip edeceğim de hiç aklıma gelmezdi! Fakat işte bu karga yuvası günlük işlerimin arasına girdi...







Yedi tane yumurta bir yuvada öyle uzun süre başıboş bırakılmaz. Onun için dişi karga hiç ihmal etmiyor, bir kaç tur atıp hemen geliyor yuvaya...




14 NİSAN 2011 PERŞEMBE

Yağmur, rüzgar, güneş, sıcak, soğuk, kargaların hiç umurunda değil...
Onlar öyle bir odaklanmışlar ki yumurtalarına.
Ben de nereye gitsem kargalara takılıyor gözüm. Otobanda seyahat ediyorum, yolun kenarında sürekli kargalar görüyorum. Ve bütün kargaların çift dolaştıklarını/eş olduklarını görüyorum...
Bu güne kadar dikkat etmemişim buna, siz de dikkat edin, farkedeceksiniz. Tek dolaşan karga göremeyeceksiniz. Eşi ya hemen yanındadır karganın veya onu gören bir başka yakın yerdedir...







Bu görüntülerin saati de 15.05...
Yuva, pencerenin hemen altında. Karga ailesiyle alıştık artık birbirimize...






18 NİSAN 2011 PAZARTESİ

Bir kaç gün sonra. Günlerden pazartesi. Gene yağmur yağıyor.
Ne yağmurlar yağdı şu hayvanın başına, üstünden ne rüzgarlar geçti. O sanki hiç bir şey yokmuş gibi sabırla oturmaya devam etti yuvasında. Gene yağmur yağıyor, vadinin dibindeki inşaatın temelleri su dolmuş, bütün dallar yapraklar ve karga sırılsıklam...




18 Nisan 2011 13.31


18 Nisan 2011, saat 14.40


18 Nisan 2011, saat 15.44








18 Nisan 2011, saat 15.53
...




19 NİSAN 2011 SALI

Yarın oldu... Hava kurumuş. Kuşlar hareketli....
Saat 11.13. Makine pencerenin hemen yakınında duruyor, seri görüntüler almak mümkün böylece...












20 NİSAN 2011 ÇARŞAMBA

Karga her zaman oturuyor yuvasında ama ben yumurtaların görüntülerini almaya çalışıyorum.
Ve merak; acaba kaç günde çıkacak bu yavrular?..


saat: 12.54


20 Nisan 2011 saat: 16.29




22 NİSAN 2011 CUMA 

B
...


22 Nisan 2011, saat 11.13
...


22 Nisan 2011, 15.43
...



22 Nisan 2011

...


22 Nisan 2011, saat: 16.40
...



24 NİSAN 2011 PAZAR

Bu gün gene yuvasının üzerinde yatarken kafasını yumurtaların arasına sokup onları karıştıran kuşa bakarken bir tuhaflık hissettim. Ağzında beyaz bir şey vardı acaba yem mi diye düşünürken bunun yumurta kabuğu olduğunu anladım. Hemen fotoğraf makinesini almaya gittim ve pencerede kıpırdamadan bekledim.
Birazdan karga ayağa kalktı ve ilk "turunculu" görüntüleri aldım!..
:) Yavuralar yumurtalarından çıkmaya başlamışlardı.
Belki de dün çıkmıştı ilk yavru, yani 23 Nisan olabilirdi ilk yavrunun doğum günü...


24 Nisan 2011 14.15


24 Nisan 2011, 14.16


24 Nisan 2011, 14.18


24 Nisan 2011, 14.38

24 Nisan 2011, 14.38
...



24 Nisan 2011
, 17.54




25 NİSAN 2011 PAZARTESİ 

...



25 Nisan 2011
...



25 Nisan 2011
...



25 Nisan 2011
...



25 Nisan 2011
...



25 Nisan 2011

...



25 Nisan 2011
...



25 Nisan 2011
...



25 Nisan 2011
...



27 Nisan 2011
...



27 Nisan 2011
...



27 Nisan 2011

....


Yorumlar 

 
7 Ayşe 28-04-2011 22:17
Pembeler siziii :))
Hoşgeldiniz...Günlerdir gözümüz yuvanızda sizi bekliyoruz yahuu.
Hadi şimdik de büyüyün bakalım. Görün sonra da dünya kaç bucak:))
Yeşil yumurtalarınız da az güzel değildi hani. Dönüp dönüp tekrar bakıyorum.
Ananızın babanızın sözünden çıkmayın e mi.
İyi haberlerinizi bekliyoruz ona göre ;)))
Alıntı
 
 
6 Hicran Seçkin 28-04-2011 14:42
Ayyy biraz çirkin gibiler, ama yine de güzeller :)))
O anne babadan o renk yavru nasıl doğmuş diyesi geliyor insanın :))

Hmmm, şöyle bir hesaplayınca, 21 günde falan çıkmaya başlamış demek ki bu yavrular :)
Yani civciv gibi nerdeyse, değil mi?
Her kuşun yavrusu da böyle mi, yoksa bu biraz "iri" kuş olduğundan mı böyle acaba?
Neyse, epey uğraştılar ama değdi doğrusu. Hele bir de şöyle tüyleri çıkıp güzelleşsin yavrular... Bir de müsait yaşa(!) gelince uçsunlar yuvadan... İşte o zaman tam değecek emeklerine :)

Hicran Seçkin
Alıntı
 
 
5 Muammer Erkul 25-04-2011 11:43
Oka mı koptun:)))
Sana başka deliller/bulgular söyleyeyim sayın dedektif: Pencere önündeki mor sümbül bir ay kadar önce Çorlu pazarından iki liraya alınmış olabilir, pembe kumlu kum saati iki üç yıl önce Rizeli Gülsüm tarafından hediye edilmişe benziyor. Onun yanındaki küçük taş ise sabittir/bellidir: Armutlu'da babam ile sahildeki çakıllar üzerinde otururken bulmuştum, midye gibi yarıkları var bu taşın ve içinde bir şeyler parlıyor ıslandığında...
Bir gün iyi para ederse belki karga çiftliği filan kurarım ;)
Alıntı
 
 
4 Rânâ Altay 24-04-2011 21:41
Ok işaretine koptum :) Olay mahalli, zanlı vs... :)

Rânâ Altay
Alıntı
 
 
3 Mustafa BAYRAM 21-04-2011 09:51
Devamını şimdiden merak ediyorum.

Mustafa BAYRAM
Alıntı
 
 
2 ayşe 19-04-2011 19:15
Yeşil yumurtalar :)
Bi de nasıl kocaman kocamanlar maşallah...
Yavrularımızı ne zaman göreceğiz? Ne zamaaann :)

Ayşe
Alıntı
 
 
1 Hicran Seçkin 19-04-2011 14:24
Onlar ne güzel yumurtalar öylee :))
Ve o ne fedakâr bir anne...
Adı üstünde gerçi 'anne'. Yani fedakâr olmaya, yağmura kara aldırış etmemeye mecbur bir bakıma aslında.
...
Yumurtalar daha çoğalacak mı onu merak ettim bir de :)
Ayrıca, karganın kendi de çok güzelmiş. Ben daha, çirkin demeyeyim de, güzel olmayan bir kuş bekliyordum. Karga deyip geçmemek lazım :)

Hicran Seçkin
Alıntı
 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval