Seyir Defteri - 15 Ekim 2010 (Metin Aydınoğlu'ndan futbolumuz üstüne)


İzmir bölgesi eski millî hakemlerimizden Metin Aydınoğlu arkadaşımdır. Yazılarımızı göndeririz birbirimize, gerektiği zaman bunların üzerinde konuşuruz.
Bugün, onun son gönderdiği yazısını hem sitemize ekliyorum ve hem de mail grubumuza gönderiyorum.
Futbolumuzun içinde bulunduğu durumu ne kadar açık ve net olarak anlatmış.
.....
Tebrik ediyorum dostum, yüreğin dert görmesin...
Ve aynen yayınlıyorum satırlarını:




Kapansın el kapıları



İki yenilgi aldık diye yazmıyoruz, Milli Takımımıza ısrarla Türk hoca istedik, ama olmadı, yapmadılar. Mal ortada işte, önümüz karanlık, peki en büyük başarılara imza atanlar hangi millettendi?

İrili, ufaklı galibiyetleri.
Tek maçlık zaferleri saymazsak.
Hepi topu üç tanecik başarımız var, ülke futbolunda.

* * *
Biri Göztepe’nin Avrupa destanı malumunuz.
Başında kim vardı, Türk hoca Adnan Süvari.

* * *
Diğeri Galatasaray’ın UEFA Şampiyonluğu.
Yine bizden biriydi hoca, teknik direktör Fatih Terim.

* * *
Yıllar sonra Dünya Kupası’na gidebildik.
Yola çıkarken de, Dünya 3.’sü olurken de.
Yine hocamız Türk’tü, Şenol Güneş.

 * * *
Üç büyükleri de şampiyonluğa ulaştıran yine bizimkiler.
Trabzonspor’u 4.büyük yapan.
Ahmet Suat Özyazıcı ile Özkan Sümer harbi Türk.

* * *
5.büyük olan, şampiyonluğu İstanbul’dan kapan.
Bursaspor’un başında kim var, Ertuğrul Sağlam.
Bakar mısınız bir zahmet, o da Türk.
Ne tesadüf değil mi ?.

* * *
Yurtseveriz, yerli malından yanayız.
Aşırı milliyetçi, ırkçı, kafatasçı değiliz.

* * *
O kadar ismin arasında, sadece iki yabancı hocanın futbolumuza katkısı büyük oldu.
Biri aramızdan ayrılan Derwall, diğeri de Piontek.

* * *
Diğerleri bavullarını parayla doldurmaktan başka ne işe yaradılar ki.
Bu nedenden ötürü, Hiddink geldiğinden beri.
Milli takımı tutmuyorum.
İçimden gelmiyor.

* * *
Bizimkilerin suyu mu çıktı ?.
Kedinin balıkçı tezgahına bakması gibi öylece kalakaldılar.
Neyi eksik bizimkilerin ?.

* * *
Olmaz, olmadı, olmayacak.
Tutmaz bu aşı.
Şu saatten sonra yabancı hocanın bize hiçbir faydası yok.
Onlardan öğreneceğimiz şey de kalmadı.

* * *
Ne güzel de yazmış şair Nazım Hikmet;
‘Kapansın el kapıları bir daha açılmasın’.
Evet, evet.
Bizi ilerletmeyen, geri bırakan, yerinde saydıran.
Her türlü, yabancı kaynaklı şeylere karşıyım.
Bize, bizden başkasından fayda yok.
Biz kendi insanımıza niye güvenmiyoruz ?.
Bu aşağılık kompleksimiz neden ?.
Yabancı hayranlığımız neden ?.
Kendimize yabancıyız da ondan.

METİN AYDINOĞLU / www.haberhurriyeti.com

Yorumlar 

 
2 METİN AYDINOĞLU 16-10-2010 20:26
Sevgili Muammer ağabeyciğim;

'Vazgeçtim, yazmıyorum' demedim, çok kolay öğrendim, işte yazıyorum. Yazmak kadar güzel birşey var mı?..

Aslında bu basit dilbilgisi kurallarını herkesin bilmesi gerek.
11 yıl oku, bunları eksiksiz öğrenemeden mezun ol, bu hepimizin ayıbı.

Siz en iyisi bu maddeleri, öncelikle gazetelerin, televizyonların kapılarına, duvarlarına da astırın bir zahmet, çünkü özellikle oralarda daha çok gerekli.
Sevgi ve saygılarımla.
Çalışmalarınızd a zihin açıklığı dilerim.

Metin AYDINOĞLU / İzmir Futbol Hakemi Lisans No; 7987
Eski Hürriyetçi, Yeni Asırcı, Ege Telgrafçı, gazeteci.

aydinoglumetin@ hotmail.com
www.haberhurriyeti.com
Alıntı
 
 
1 Muammer Erkul 15-10-2010 18:07
Aynı fikirdeyim...
Yaklaşık iki aydır, neden HİÇ televizyon seyretmediğimin sebeplerinden biri de işte budur...
Geçen hafta sonu, Cuma gününün akşamı babamlarda iken (hadi milli maçtır, Almanya maçıdır, filan diyerek) oturdum ekranın karşısına. İyi ki ikinci yarının hemen başında 40 dakika süren bir telefon geldi!..
Son iki maçı izleyenler ne kazandı bilmiyorum, ama ben birşey kazanmadığımı keşfettim!
Sanıyorum yalnız değilim bu konuda da.
Ve yalnız bırakmamanızı sizlere tavsiye ederim...
M.E.
Alıntı
 

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval