Seyir Defteri - 30 Mart 2010 (Gönül Sultanları)
Çoğunuz biliyorsunuzdur zaten.
Hatta, belki bugün sizlere de gelmiştir aşağıda okuyacağınız satırlar.
Bir kaç konu/olay ile bağlantı kurdum ve bugünkü menkıbe benim çok hoşuma gitti.
O yüzden hem bunu sizlerle paylaşmak ve hem de Gönül Sultanları grubundan (
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
) bahsetmek istiyorum.



Televizyonda ve gazetede onun hazırladığı menkıbelere rastlamamış olduğunuza hiç ihtimal vermiyor, bunu düşünemiyorum...
Çoğunuzun ömrü kadar sene boyunca Abbdüllatif Uyan ağabeyimiz hep evliyaların hayatını inceledi, yazdı, menkıbeler hazırladı...
Yıllardır da her gün kısa bir bölüm seçip, isteyen adreslere gönderiyor.
Bunlardan birini, son gönderdiğini (yani bugün geleni) aşağıya ekliyorum...
Çok beğeneceğinizden eminim...



Şunu tanıyor musun?
Bir gün, hazret-i Ebû Bekr ile hazret-i Alî, “radıyallahü anhümâ” mescid-i şerifte oturuyorlardı ki, o esnâda biri girdi içeri.
Hazret-i Ali'yi “radıyallahü anh” görür görmez rengi kaçtı.
Ve mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa.
Hazret-i Ebû Bekr, hazret-i Ali efendimize dönüp sordu:
- Yâ Alî! Şu kimseyi tanıyor musun?
- Evet yâ Ebâ Bekr, tanıyorum.
- Seni görünce mahcûb oldu. Neden acaba?
Aliyyül Mürtezâ hazretleri;
- Bana borcu var. Belki ondandır, buyurdu.
Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü anh” kalkıp o kişinin yanına gitti.
- Hayırdır, neyin var senin?
- Yok bir şey efendim.
- Var var, Ali’yi görünce mahcup oldun.
- Evet efendim, Ona borcum var, ödiyemedim. İmkânım olsa bir saat geciktirmem.
Hazret-i Ebû Bekir üzülmüştü.
Onu sevindirmek istedi:
- Dinle, sana bir teklifim var.
- Buyurun efendim.
- İstersen, borcunu ben öderim, ama bir şartla.
- Sahi mi, her şarta râzıyım.
- Pekâlâ, Fâtiha sûresinin yarısını oku, sevâbını bana hediye et.
O kişi çok sevindi. Dediğini yapıp, sevâbını bağışladı Ona.
Hazret-i Ebû Bekr, ona “yirmibin akçe” verdi ve tekrar ricâ etti:
- Diğer yarısını da okur musun.
O kimse;
- Hayhay efendim, okurum! deyip, okuyunca, Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü anh” “yirmibin akçe” daha verdi.
O kişi sevinçten uçuyordu.



Çok beğendiniz siz de, değil mi?
Gönül Sultanları grubundan her gün bir tane (yukardakinin benzeri) posta almak isterseniz;
...
"Efendim, benim adresimi de Gönül Sultanları grubuna ilave eder ve bana da her gün bir menkıbe gönderirseniz çok sevinirim..."
Bu veya benzeri bir mektubu;
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
adresine gönderin.
Menkıbeler size de gelecektir...
M:)
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Bahsetmiş olduğunuz menkıbeler, Hadis-i Şerifler sizin tavsiye ve önerileriniz, çabanız sayesinde hergün bir veya iki olmak üzere bana da geliyor.
Çok beğendiklerimi arkadaşlarıma da gönderiyor, onların da nasiplenmelerin i istiyorum.
Rabbim sizlerden razı olsun. Bazen gönlüm çok hassas ise ağlıyorum, yazıların güzelliği, insanların cömertliği, Peygamber efendiğimizin sonsuz affedeciliği, kötülüğe bile iyilikle muamele edişi beni çok mu çok etkiliyor.
Menkıbeyi biraz yarıda mı kestiniz?!
Yoksa özellikle merak uyandırmak maksadıyla mı?
Saygı, sevgi ve sağlıcakla eefendim.
Savaşçı...
Sevgiler kere sevgiler.
:-)
Muammer abi de bizsiz olmaz nasıl olsa...
:)
Cenabı Allah razı olsun Muammer bey kardeşim...
Alahü tealaya emanet olunuz.
Ragıp