Seyir Defteri - 22 Nisan 2009 (KIRKINCI YILDA, yazıişlerinde kahvaltı)
.
Kırkıncı yılda, hep birlikte...
Akşam üzeri, ansızın karar vermiş Genel Yayın Müdürümüz;
"Yarın sabah, kahvaltıyı birlikte yapalım" demiş...
Sabah 10'da yazıişleri normalden fazla kalabalık; ben bile ordayım, o kadar yani!..
İnsanlar toplanırken ve ortaya masalar hazırlanırken Resul İzmirli geldi. Elinde büyük bir torba var.
Peki içinde ne var?..
İki tane ekmek. Ekmek ama öyle bildiğiniz gibisinden değil; ancak köydeki dedesini, ninesini hatırlayanların bilebileceği cinsten. En geniş tepside yapılmış, belli. Büyüük, yuvarlak, pişkin, kocaman iki somun...
Diyor ki; yedi ayrı bölgeden gelmiş un vardı, karıştırdık ve bunları pişirdik, hadi gaari gelin yiyelim...
Elinde ise kendini kılıç zanneden bir koca bıçak; başladı doğramaya. Bir yandan bana "dağıt" diyor, diğer yandan da;
-Benim babam marangozdu. (Oğlum, ekmeğin dilimi birbuçuk santim olacak) derdi, diyor ve habire doğruyor...
Çok kişi görmüş sanırım televizyonda bunları da ben rastlamadım...








NELER OLUYOR?:
1. görüntü: 10.39...
Servisler gelince yazı işleri dolmaya başlamış...
Ortadaki koridora üç masa yerleştirilmiş ve birazdan yiyecek ve içecekler de getirilecek...
2. görüntü: 10.44...
TGRT Haber televizyonu çekim yapıyor.
Az önce genel yayın müdürümüz Nuh Albayrak bir konuşma yapmış. Şu anda Mustafa Necati Özfatura konuşuyor. Hemen ardından da ilk başyazarımız Mahmut Genç konuşacak...
Eski genel yayın müdürlerimizden Doç. Dr. Resul İzmirli de bir kaç hatırasını anlatıyor...
Masada yakın planda gözüken (alüminyum içindekiler), yedi bölgeden getirttiği unla evde pişirdiği ve dilimleyip dağıttığı ekmek dilimleri...
4. görüntü: 10.58...
Önümüzde baklava börek.
Ortada Nuh Albayrak, sağında Resul İzmirli solunda bendeniz... Benzeri de var ama bu poz hoşuma gitti...
Resul abinin yanında, tatlı adam Bahattin Arvas,
gözünü silen Mahmut Genç, onun yanında oturan M. Necati Özfatura ve arkasında duran Abdülhakim Kökçü...
6. görüntü: 11.11...
"Eyvaahh, basıldık!.." Diyerek elleriyle yüzünü kapatan;
baklavalarla, tatlılarla birlikte görünmekten kurtulmaya çalışan bu kişi de kim?
Yazı işleri müdürümüz Bülend Ayanoğlu... :)
7. görüntü: 11.12...
Mahallemizin üç çiçeği. İzinleri olmadan isimlerini yazmayayım! ;)
Ve borda kazaklı Hasan'ımız...
8. görüntü: 11.15...
Bir yanında Necati amcası bir yanında Mahmut amcasıyla Muammer'cik cik, cik, cik... :) Sevinince uçuşur ya insanın içi, kuş gibi; kanatlarımı da açmışım işte! :)))
9. görüntü: 11.15...
Doç. Dr. Resul İsmirli ile sıcak temas!..
Ünlü adamdır Resul abi, onun için böyle sarılmışım!
İzmir Fuarı, TGRT ve Türkiye Gazetesi müdürlükleri yaptı. İDEM'i kurdu, köşe yazarı ve televizyon programcılığı yapıyor...
Önemli olan da şu: Muammer Erkul'u, yazılarını ve oğlu(!) Çekirge Çetin'i seviyor :)
Sizlerin de kendisini sevdiğinizi biliyor...
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Türkiye; tirajı tavan yapmaya gayet müsait, ismi meçhul kendisi meçhul bir gazetenin kapasitesine denk bir kapasiteye sahip olmasına rağmen, hayati önem taşıyan bazı teknik ve teorik bilgilerin gerekli kademelerce bilinmemesi veya bilindiği halde uygulamaya dökülmemiş olması sebebiyle, tirajı, kalitesine kıyasla yüksek derecede anormal bir seyir izleyen gazetedir aynı zamanda...
Gazetenin 40. yılını kutlar; her kademesindeki çalışanına çalışmalarında başarılar diler, gazetenin her daim aynı çizgide ilerlemesini, ülkemiz ve ülkemiz insanları için hayır ve sevinçlere vesile olmaya devam etmesini dilerim. Herkese, sevgi ve selamlarımla...
KEREM
Nice nice kırk yıllara diyorum.
Çizgisinden ödün vermeyen gazetem ve çalışanlarına hayırlı ve uzun ömürler versin. Hepinizi çok seviyorum, iyi ki varsınız.
Selamün aleyküm.
AHMET FARUK YILMAZ
HİLAL
Sevgiler abim...
HATİCE
Resul İzmirli Abiyle de yaklaşık 10 sene önce(ben 8-9 yaşlarında iken) küçücük bir ilçede karşılaşmışdık...
Hayatımın ilk satışını ona yapmıştım.
O günkü TÜRKİYE GAZETESİ bir de onlu kitap seti.
(Not: Başlığın orjinalinin Kırk bir kere olması gerektiğini biliyorum.)
VELİ
...Bir gazetenin arkasında dev sermaye yoksa...
Kadrosu vatan toprağı kadar temiz, bir avuç Anadolu çocuğundan ibaretse...
Ve bu çocuklar senelerce parası, sıhhati, mesaisi, kalemi ve vücudu ile varolabilme mücadelesi vermişse;
O bir gazete değil bayraktır...
.....
40'ı 400, 400'ü 4000 olsun...
Bayrağımız asırlarca dalgalansın inşallah... :-)
KARANFİL
ŞAHİKA ATEŞ
Televizyonda sizi gördüğümüz zaman iştahla kahvaltı yapıyordunuz. :-) Resul İzmirli Abi'nin getirdiği ekmeğinin tadı ekranlardan bize de ulaştı. :-)
İyi ki Türkiye var, iyi ki siz varsınız ve iyi ki Türkiye'de-siniz/yiz :-)
T.K