Seyir Defteri - 02 Ocak 2009 Cuma (Welcome to Hindi ülkesi (!)

Welcome to
Hindi ülkesi
Yani "Hindi ülkesine hoşgeldiniz!"
Çok iyi İngilizce bildiğimden değil, sırf ACAYİP olsun diyeydi bu başlık!
Fakat bu başlığın acayipliğinden daha acayip olan ne?..
Bu başlığın altında göz önüne serilen konu!
Buyurun bakalım...


Önce 2 Ocak 2009 Cuma günkü Türkiye Gazetesi'ndeki STOP köşemizde yayınlanan yazıyı buraya ekliyorum...
---------------------------------------
| Republic of hindi [02 Ocak 2009 Cuma] |
Ne mi yapmalı?...
Ne mi yapmalı?
Bilmem ki!..
"Bunu on kişiye gönder şu olsun, 20 kişiye gönder bu olsun" benzeri laflar diyen adres avcılarının saçmasapan zincir mailleri milyonlarca kere gönderiliyor da insanlara... Sana (yani Türk milletine) şu yukarıda resmi görülen hayvanın adıyla hitabediliyor da kimsenin kılı kıpırdamıyor, umurunda olmuyor!..
Yazık!..
Bir benim ulaştığım insanlar mı yaşıyor şu ülkede?..
Türklere HİNDİ denmesinden bir ben mi rahatsız oluyorum?
Neler mi yapılmalı?..
Ermenilerin, soykırım yalanları için 500 bin tane internet sitesi kurduklarını ve birbirlerini kaynak gösterdiklerini okumuştum...
Belki örnek/ibret olur adamlar bize!
Adres listesinde 50 kişi olmayan kaç kişi var?..
Şu ülkede 100 tane Türk tanımayan kaç kişi var?..
Türk'lüğü bırak; Türkiye dediğimiz bu canım vatan üstünde nefes alan herkese birden söyleniyor bu hakaret;
..yani (HİNDİ KÜMESİ) der gibi "hindi ülkesi" denince hepimize birden söyleniyor...
YAZIYA İLAVE OLARAK ŞUNU SÖYLEYEYİM:
Neden hindi diyorlar?..
Veya "hindi" kelimesinin karşılığı nedir?..
A) Çirkin
B) Aptal
C) Noel yortusunda kesilip yenir
D) Hepsi birden
Yani hakaret boyutunu da aşıyor iş, bu çirkinlik ibadetlerine de karıştırılmış oluyor...
Yani hindi kesmek Noel yortusunun bir parçasıdır!
Yani Türk kesmek Noel bayramlarının bir parçasıdır!
(Batılılarda Türk ve Osmanlı ve Müslüman kavramı aynı olduğuna göre; yani Türk deyince Müslümanları anladıklarına göre...)
Yani MÜSLÜMAN KESMEK Noelin bir parçasıdır!
Ve zaten YİNE VE YENİDEN gördük;
Noel yortusunda bombalar yağdı Müslümanların üstüne!
Yani Müslümanlar öldürüldü, yani HİNDİLER KESİLDİ!
Bu iş bana biraz da bayıla bayıla, şapır şupur yediğıimiz AY ÇÖREKLERİ'ni hatırlatıyor...
Ne zaman bir ay çöreği konsa önüme içim ürperiyor, midem kalkıyor...
Bilmeyenler varsa aranızda bir gün de AY ÇÖREKLERİNİ anlatırız...
İsteyen ağlar isteyen güler!
----------------------------------------------------------------
TürkMİNestan neresi?
Yukarıda iki satır bahsetmiştik ya;
Yukarıda iki satır bahsetmiştik ya;
(Türkmenistan sitesini de İngilizler mi yaptı?
Site başlığı da yanlış yazılır mı?)
Diye...
Hata yapılır ama, böyle hata olur mu?.. Bunca zamandır farkedilmez mi?.. Görenler umursamaz davranabilir mi? Sorumlular "düzeltmeye, uğraşmaya değmez, olsun, bir şey olmaz", diyebilir mi?..
Yani bu gördüğümüz manzara ya, affedilmez bir yanlışlıktır, hatadır!..
Ya planlı, kasıtlı olarak yapılmıştır da Türkmen kardeşlerimiz henüz farketmemiştir!..
Veya en iyi ihtimalle; bu kelimenin bizim bilmediğimiz-anlamadığmız yöresel bir manası vardır, ki böyle bir şeyin varlığını öğrenirsek hemen size bildiririz...
Soru şu:
"Türkminestan" ne demektir?
Hem de "Türkmenistan" kelimesini ararken bulunan...
www.turkmenistan.com yazınca çıkan sayfanın ana başlığında TÜRKMENİSTAN değil de, TÜRKMİNESTAN yazdığını kimse görmemiş midir?
Konuyu uzatmak istemiyorum, çünkü zülfiyâre dokunur!
Fakat korkum ve endişem;
Türkiye'mize (hindi kümesi der gibi) HİNDİ ÜLKESİ diyenlerin...
..çoğunluğu bizim gibi ehlisünnet itikadında olan ve yine bizim gibi Oğuz Türklerinden gelmiş... Kardeşlerimiz, akrabalarımız olan, Türkmenistan'da yaşayan kardeşlerimizin, amcaoğullarımızın başına bir çorap örülme ihtimalidir!
Aman ha dikkat edin...
Türkiyemize HİNDİ VATANI diyerek bıyık altı gülen şeytanlar, sizlere de bir hinlik, hainlik düşünüyor olmasınlar!
------------------------------------------------------------------------
ÖNEMLİ...
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin 1 Nisan 2009 Çarşamba günü yayınlanan yazısı, yukarıdaki konu ile alakalı olduğu... Hepimize yeni bakış açaları sunduğu için özellikle yayınlıyor... Gazetemizin sitesindeki adresini de veriyoruz:
BİZE TURKEY DEMEYİN!
Prof. Dr. Ekrem Buğra EKİNCİ
DÜNDEN BÜGÜNE (Türkiye Gazetesi)
ekrem.ekin
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Faks: 0212 454 31 80
İngilizlerin, Turkey demesinden bazıları rahatsız oluyor. “Turkey demeyin, Türkiye deyin!” kampanyaları başlatılıyor. Malum, Turkey aynı zamanda hindi demek.
Amerika keşfedildiğinde Hindistan sanıldığı için, ilk defa gördükleri hindiye hind kuşu dediler. Bir rivayete göre İngilizler, başındaki kırmızı ibiğini fese benzeterek turkey demiş. Hatta Atlas Okyanusu’nun en güneyindeki Turk adalarına ilk çıkan İngiliz gemiciler, adada dolaşan kırmızı ibikli hindileri görünce adaya bu ismi vermişler. Portekizliler hindiye anavatanından ilhamla peru adını verir. Bilmem Perulular da bizim kadar rahatsız mı?
Ülke isimlerine hassasiyet göstermek normal bir şey. Afrika’da Cecil Rhodes’in sömürgeleştirdiği Rodezya, istiklâlini kazandıktan sonra ülkelerinin tarihteki orijinal adı Zimbabwe’ye döndü. İngiliz-lerin Burma dedikleri Birmanya sömürgesi de şimdilerde Myan-Mar oldu.
TÜRK DEVLETİ
Coğrafî ad olarak Turchia (Türkiye) tâbiri, VI. asırdaki Bizans kaynaklarında Orta Asya için kullanıldı. IX ve X. asırda Volga’dan Orta Asya’ya kadar olan sahaya denilirdi. Bu da, Doğu ve Batı Türkiye olmak üzere ikiye ayrılı-yordu. Doğu Türkiye Hazarların, Batı Türkiye ise Hun ve Macarların ülkeleriydi. Memlûkler zamanında Mısır’a da ed-Devletü’t-Türkiyye (Türk Devleti) deniliyordu. Çünki Memlûk sultanları Kıpçak Türklerindendi. Buradaki Türkiyye, Türke mensup mânâsına gelen bir sıfattır.
Selçuklular zamanında, XII. asırdan itibaren Anadolu’ya Turchia (Türkiye) denilmeye başlandı. Bu ismi ilk kullananlar İtalyan tacirlerdi. Anadolu (Anatolia), Yunanca güneşin doğduğu yer demektir. Türk kelimesini devletin resmî adında ilk defa kullanan, milâdî 681 ile 745 yılları arasında hüküm süren Göktürk Devletiydi. Osmanlı Devleti’nin resmî adı Devlet-i Aliyye idi ki, “En Büyük Devlet” demektir. Bunda, gerçek mânâda devlet olarak ancak kendisini kabul edip, diğerlerinden ayırdedici bir isim taşımaya gerek görmeyen vakarlı bir edâ sezilir. Benzeri bir tavra XIX. asırda Büyük Britanya İmparatorluğu’nda rastlanır. İngiltere pullarında ülkenin ismi yazmaz. Çünki dünyada posta pulu ilk olarak bu ülkede basılmıştır. Meşhur İngiliz gururu, “Diğerleri kendilerini ayırmak için isimlerini yazsın” dedirtmiştir.
Sultan-ı İklim-i Rûm
Araplar, Acemler ve Türkler, Romalıların (Rumların) ülkesi olduğu için Anadolu’ya Rum dediler. Mevlânâ’nın Rumîliği, Anadolulu olduğunu ifade eder. Anadolu Selçukluları’na Selçukî-yi Rumî denirdi. Osmanlılar Anadolu’ya Diyar-ı Rum derdi. Hatta Arap fetihlerinden sonra Romalılardan ilk fethedilen Sivas, uzun yıllar Rum eyâletinin merkezi oldu. Osmanlı padişahlarının bir unvanı da Sultan-ı İklim-i Rûm (Roma Ülkesi Sultanı) idi. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi’nin fetvâlarında Anadolu ve Rumeli için Diyar-ı Rum tabiri kullanılır. Resmi vesikalarda Osmanlı ülkesi Memâlik-i Mahrûsa (Korunmuş Ülkeler) olarak geçer.
Her devletin yerlisinin ve yabancıların verdiği çeşitli isimleri olabilir. Bizim Fransızcaya göre Almanya dediğimiz ülkeye İngilizler Germany adını verirken, Almanlar kendilerine Deutschland (Deutsch’lar ülkesi) der. İsviçre’nin orijinal ismi Helvetia; Japonya’nın Nippon, Finlandiya’nın Suomi’dir. Yunanistan’a Avrupalılar Greece (Grek ülkesi) derken, kendileri Ellas (Helen ülkesi) diye gururlanır. Arnavutluk, Avrupa’da Albania olarak bilinir. Arnavutlar ise Skiperia adını verir. Amerika ismini kendisini keşfeden Amerigo Vespucci adındaki Cenovalı denizciden almıştır. İsmini halktan alan devletler çoktur. Fransa Franklar, İngiltere Angllar, Almanya Alamanlar, İtalya İtalikler ülkesi demektir. İngiltere’nin resmi adı Birleşik Krallık’tır. İskoçya, Galler, Chanel Adaları ve Kuzey İrlanda ile beraber Büyük Britanya’yı teşkil eder. Britanya, Brötonlar ülkesi demektir. İsmini ülkeden alan devletler az da olsa vardır. Avusturya (Österreich=doğu devleti), Alman imparatorluğunun doğusunu ifade eder. Osmanlıların Felemenk (Flamanlar ülkesi) dediği Holanda, yüksek yer demektir. Fransızlar bunu kendi dillerinde söyler: Pays-Bays. Esmerler ülkesi manasına Hindistan (India) ülkesine Hindliler Bharat derler. Arap devletlerinin isimleri hep coğrafî bölgeden gelir: Irak, Suriye, Mısır gibi.
Ülkemiz: Turquieu
Saltanat yıkıldıktan sonra bizde bir ara aslı İtalyanca Türkiya ismi moda oldu. Jön Türklerin pek sevdiği bu isim, resmî olarak ilk defa 1920’de Ankara’da toplanan Millet Meclisi’nde kullanıldı. Yeni kurulan ulus-devletin milliyetçi vurgularına uygun bir isimdi. Ama Türkçe değildi. Ne var ki kimsenin bununla uğraşacak hâli yoktu. Bugün kullanılan Türkiye adı, Fransızca söylenişe göredir. Türkçe veya Arapça değildir. Türkistan, Türkili, hatta Turan dense, daha doğru olurdu. Öyleyse Turkey yerine Fransızca Türkiye kelimesini koymaya çalışmak ayrı bir ironi. Hazret-i Peygamber’in meşhur hadisinde geçtiğinden ve Osmanlı paralarının üzerinde bereket için böyle yazdığından habersizce, Konstantin’in şehri demek olan Konstantinopolis kelimesine alerji duyup, Rumca “şehire” mânâsına gelen İstanbul kelimesinin savunuculuğunu yapanların durumu da bundan pek farklı değil. Şehirlerimizin isimlerinden Türkçe olanı çok azdır. Komplekssiz bir imparatorluk için bundan tabiî bir şey olamaz.
...
Osmanlı Devleti’nin resmî adı Devlet-i Aliyye idi ki, “En Büyük Devlet” demektir. Bunda, gerçek mânâda devlet olarak ancak kendisini kabul edip, diğerlerinden ayırdedici bir isim taşımaya gerek görmeyen vakarlı bir edâ sezilir. Benzeri bir tavra XIX. asırda Büyük Britanya İmparatorluğu’nda rastlanır. İngiltere pullarında ülkenin ismi yazmaz. Çünki dünyada posta pulu ilk olarak bu ülkede basılmıştır.
----------
Bu yazının gazete sitesindeki bağlantı adresi ise şudur:
http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=404784
Not: Sevgili dostumuz, kıymetli bilim adamı Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'ye konuyu aydınlattığı için ayrıca ve özellikle teşekkür ediyoruz.... M:)
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
ŞAM KEÇİSİ
Çok güzel bir yazıydı... Bilmediğim birçok şeyi öğrenmiş oldum... Bir daha ay çöreği yemem herhalde... Yersem de ne olduğumu kim olduğumu, kimlerin soyundan geldiğimi içime, kanıma ve her zerreme sindirmek için yerim... Onlar şükretmeliler ki Müslümanların inançlarında domuz eti yemenin yeri yoktur... Olsaydı onları temsilen yenilebilecek tek şey olurdu...
Sevgiler...
ZİŞAN
Bir kaç yıl evvel kurban bayramında arkadaşlar ile bayramlaşırken (grup içinde Yahudi bir misafir vardı) herkesle bayramlaştık, ona ayrımcılık yapmış olmamak için; "iyi bayramlar, bayramınız kutlu olsun" dedik... Bize gayet sert bir dille: "O sizin bayramınız benim bayramım değil" dedi!..
Ama biz noelleri sahiplerinden çok sahiplenir olduk!
Bize hindi diyenlere bu cesareti biz mi veriyoruz acaba, ne dersiniz?
EMİNE ÜLKER
Bunların işleri güçleri Türk kanı içmek, Türk eti yemek, Türk'ü ifade eden simgeleri yemek! Gerçeğini yiyemeyince, gıyabında şeklini, rengini benzettiği şeyleri yiyerek, tatmin olmak!
[Vahşi, barbar] yamyam diye bunlara değil de kime denir ki?
KARANFİL
Günlerdir bu sayfalara çok uğruyorum.
Her uğradığımda kanım tutuşuyor.
Çok etkilendiğim konularda yazamıyorum.
Susup içime yazıyorum sözcüklerimi.
Daha sakin bir anımda yazayım bu sayfaya diyorum.
Bu yazılarınızı elimden geldiğimce değerlendireceğ im inşallah.
Dualarımla Muammer Erkul.
SULTAN YÜRÜK
Bu da örneklerden biri.
A.....
"Tarihte batının Osmanlıya karşı hiç de hoşgörülü olduğunu görmüyoruz.
Bunu en basit gündelik yaşamda bile sıklıkla görebiliriz. Örneğin ayçöreği diye yediğimiz croissant denilen yiyeceği düşünün. Belki
croissant yiyen bunun tarihsel yanını bilmez ama, Osmanlı İmparatorluğu Viyana'yı ele geçiremediği zaman, Viyana papazı hilali (croissant = islam) yendiklerini belirtmek için böyle bir çörek
yaptırır. Yani croissant diye yenilen şey, hıristiyanın islamı yenmesi gibi bir anlama geliyor. (Konuyu dil bağlamında düşünürsek,
sözcüklerin tarihsel gelişmi ve kökenbilimsel yaklaşımla ilgili olduğunu görürüz)"
Muammer Ağabey ay çöreği gerçeği bu mudur?
Her zerrelerinde Müslümanlara olan kinleri var bunların.
Allahü Teala kaleminize kuvvet versin. Versin ki; aydınlatın, ayılalım bu sarhoşluktan ve gafletten...
TUFAN BOZDEMİR
Parça bölük bişeyler var zihnimde, toparlayamadım ben de.
Neler yedirilip yutturuluyor bize öğrenelim.
Herşey için teşekkürler...
GÖLÇİÇEĞİ
YAVUZ SELİM
Bu arada bu ay çöreğinin nedir gerçeği merak ettim..
Selam ve dua ile...
GELİNCİK
Çok yapılan, çok yerde karşımıza çıkan bir pasta çeşidi üstelik, bilgi verirsen çok seviniriz abiciğim...
KARANFİL
MUAMMER
Gerçekten de, biz de onları "onlarla tanıdığımız", "onlardan gelen" şeylerin adıyla ansaydık, nasıl isimler çıkardı ortaya acaba?!
Dilleri dönmüyormuş ha! Bugün bütün dünyada insanlar, kendi alfabelerinde olmayıp da İngiliz alfabesinde olan harfleri tam yerinden çıkarıp, ingilizcedeki basit bir kelimeyi bile onlar gibi telaffuz edebilmek için ağızlarını şekilden şekile sokmuyorlar mı?..
Evet, artık bir şeyler yapılmalı! Bu kelime onların ağızlarına tıkılmalı ve ülkemizin ismini düzgün söylemek ve yazmak mecburiyetinde bırakılmalılar!
Bu noktada bizler ne yapmalı, nerelere başvurmalıyız abiciğim? Bu konuda da bilgi verir misin?
KARANFİL
Aslında yarama bastınız desem yalan olmaz. Defalarca bahsettiğim bir meseledir bu öğrencilerime.
Evet tam anlamıyla bir meseledir bu.
Çok güzel ifade etmişsiniz. Tam zamanında üstelik.
MUHTEŞEM!
Ellerinize, aklınıza, gönlünüze sağlık...
ŞAHİKA ATEŞ